Sevgili Günlük !!

Konum
Bolu Merkez
Araç Markası
2006 Mazda 3 Dynamic
Araç Renk ve Tip
Gri-Sedan
Oluyor böyle şeyler @mustafayk Allah kimseyi elden ayaktan düşürmesin.

Madem darülacezeye geldin bi haber edeydin, bana 100 metre orası. Abartmıyorum bildiğin 100 metre :)
amin abi amin.valla murat abi çok isterdm kadirn yanına bile uğrayamadm düşün.hemen geri dönüp işe yetişmem gerekiyor abi.
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
Sevgili Günlük!
2.5 aylık bir iş maratonunu dün gece 12 'de geride bırakmış bulunmaktayım. :) ( İş nedeniyle Yapılan km'de aşağı yukarı 17,739) Uzun zamandır ortalıklarda yoktum, :D Merhaba, Hoş Geldim, : :cool::cool:
Sağlıcakla bu maratonu bitirmiş olman en güzeli... Geçmiş olsun, hoş geldin. :)
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
Sevgili Günlük !!

"Erken seçim bu ülkeye ihanettir, erken seçim isteyenler hainlik peşindedir" açıklamasını yıllar evvel onlarca kez duyduktan sonra iki ay önce erken seçim kararı alındğında çok fazla bir şey düşünmemiştim... Çünki, rüştünü ispat etmekle meşgul olanlara şahsen karışmam, Allah'a havale ederim...

Neyse, yazacaklarım da zaten seçimle ilgili değil !! Kendi halindeki bir esnafın yaşadıkları, gördükleri, duyduklarıdır... ;)

Sevgili Günlük; Yazdığım şeyleri bi düşünür müsün? Sadece düşünmen için yazıyorum... :) Sonrasında o güzel vicdanın devreye girecektir zaten.

Yıllar öncesinde, diyelim ki 15-16 yıl öncesinde sen bir esnafsın ve iyi kötü işlerini ve aileni idare ediyorsun, zorlanıyorsun, zorluklar var belli ama özgürsün, düşünce hürriyetin yerli yerinde, iyi kötü bir parlamenter sistemin var, arada saçmalasa da hukuk var ve insanlar güvenebiliyor, asker var güçlü, polis var adil... Sonra senin dükkanının karşısındaki geniş ve kirası pahalı olan dükkanın camında yazılı olan "kiralık" levhasını kendinden emin bir şekilde uzun boylu iri cüsseli bir adam yanında badem bıyıklı bir kaç kişi ile indiriyor, anlıyorsun ki senin hayallerini süsleyen imkanını bulsan kiralalıp işini büyütmek için kiralamak istediğin dükkan tutulmuş...

Uzun boylu bu insan ile yanındaki zevat kiraladıkları dükkanı çok güzel tefriş ediyorlar, kapının önüne çıkıp çok güzel şeyler anlatıyorlar, mallarının nasıl dayanıklı, nasıl uygun fiyatlı olduğunu ballandıra ballandıra anlatarak kısa zamanda çok çok güzel iş yapmaya başlıyorlar, senin işlerin akmasa da damlıyor, karnın doyuyor, kiranı ödüyorsun, çocuklarına mahcup olmadan, kimseye muhtaç olmadan okutuyorsun... Zaman hızla akıp giderken, bu zevat kiraladıkları dükkanın olduğu binayı komple almak istiyorlar diye dedikodular çıkıyor, hatta tam bu esnada belediye ve bakanlık yetkilileri gelerek dükkanı hatta binayı komple imara aykırı diyerek mühürlemek istiyorlar. Bu zevatın anlattıklarına inanan, uygun fiyata güzel mallarından alanların büyük bir desteği ile bina mühürlenmekten bu zevat da işlerini kaybetmekten kurtuluyorlar...

Uzun insan ile yanındaki yılışık zevatın bu hengameyi atlatmaları onlar için hayır gibi görünse de, aslında şer'di, fakat bunlardan haberi olan sadece sen ve senin gibi temiz dürüst ve içinde Allah korkusu taşıyan ya da vicdanının sesini dinleyenlerdi belki...

İlerleyen zamanda, komple bina satın alındı, işleri büyüdükçe büyüdü, herkes onları tanıyor ve mallarından almak için yarışıyordu artık, neredeyse bütün cihan bu ikiliden bahseder olmuştu ama sen aynı yerinde devam ediyordun... Çünki, kanunsuz, haksız, hukuksuz hiç bir işe bulaşmamıştın, Allah bereket versin fazlada gözüm yok diyerek çalışmaya devam ediyordun.

Bir gün geldi, bu yılışık zevat, uzun insana dedi ki; "şöyle bir oluşum var, bizim şirketin faaliyet alanını baltalayacakmış, bizi bu piyasadan sileceklermiş sağlam duyumlarımız hatta delillerimiz var" Uzun insan tırstı ama yılışık zat tezgahı kurmuştu bir kere... "merak etme bizim yüksek makamlarda mevkilerde adamlarımız var bu işi sen bize bırak tereyağdan kıl çeker gibi hallederiz" Uzun insan bütün işini gücünü kaybetme korkusu ile bu öneriyi kabul etti ve yüzbinlerce insan mağdur edildi... Sen bu duruma üzüldün ama yapacak bir şeyin yoktu çünkü bu yılışık zevatın bir gün gelir senin ekmek teknene de çamur bulaştırmasından endişe ettin, sırf çocuklarını düşünerek bu duruma cılız bir kaç kelamdan başka bir şey diyemedin, desende dinleyen olmayacaktı zaten...

Bu yılışık zevat ile uzun insanın içten içe çekişmesi devam ediyordu, dükkanı tuttukları ilk günden beri bir birlerine güvenmiyorlardı, birlikte mahvettiklerini sandıkları oluşum ile mücadele bittiğinde, yılışık zevat şirketteki hemen hemen bütün önemli makamları kendi elinde tuttuğunu düşünüyordu, kendi adamları üst yönetimde ya da üst yönetimi yönlendiren insanlardandı... Özellikle güvenlik alanındaki tüm adamları kendilerinin yetiştirmiş olduğu adamlardı veya onlar öyle zannediyordu... Bu yılışık zat bir kaç olumsuz şeyi bahane ederek, yüksek mevkideki adamlarına da güvenerek ilk atağını yaptı ama karşılığında kendilerinin tekelinde olan sektöre uzun insanın hiç beklemedikleri bir karşı hamlesi ile karşılaştılar hatta güç kaybı yaşadılar... Artık araya soğukluk ve sinsi planlar girmişti, hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı... Bir gün uzun insana bu güruh dedi ki, yeter artık çekil ve bizim istediğimiz birisi şirketin Ceo'su olsun... Hayır dedi uzun insan, bunu kabul etmedi ve soğuk savaş alevlenmeye başladı.

İşleri mecburen ayırdılar, uzun insan bunları kovmaktan beter etti ve kendi işlerinin başına dönmek zorunda kaldılar ama yenilen pehlivan güreşe doymaz düsturu ile karşı atağa geçtiler, uzun insanı ve ekibini kendileri ile ortaklık döneminden hırsızlık, yolsuzluk yaptığını ortaya döktüler. Uzun insan şaşırmıştı ama tedbirini de almıştı kendince, hatta ve hatta "lan ben bunlara ne istedilerse verdim, bu husumet niye?" şeklinde düşündü, müşterilerine bu durumu anlatmaya çalıştı... Zaten, müşterilerinin büyük bir çoğunluğu uzun insana çok güveniyordu, hileli mal satmayacağını, müşterilerinin kötülüğünü istemeyeceğinden emindiler.

Soğuk savaş yılları çabuk gerike kaldı ve bu yavşak zevat, kendilerince bir plan yaparak bu sefer uzun insan ve avanesine hiç kimsenin tahmin emeyeceği şekilde saldırma cüretinde bulundu, bir çok can yitirildi, bir çok mazlum insan haksızlığa uğradı, şirket neredeyse iflasın eşiğine geldi fakat uzun insanın ikili ilişkileri ile bir nebze durum kotarıldı... Artık düşmanlık had safhadaydı, dün pişkin pişkin sırıtarak birlikte kiraladıkları dükkanda kurdukları saltanat, yara alsa da uzun insanın elindeydi...

* * *

Detay çok fazla ama sadede gelelim günlük !! Şimdi uzun insan ile yavşak/yılışık zevatın tutuştuğu kavgada karşı dükkan esnafının suçu nedir? Onların kavgası bu esnafı ne kadar ilgilendirir? Onların kanki olduğu dönemde de, düşman olduğu dönemde de neden hep bu esnaf zarar görmüştür? Baştan beri ne isteniliyorsa alındığında belli olan bu kirli birliktelikte neden bu masum esnaf taraf olmayınca her iki cenah tarafından suçlanır? Ocu bucu şucu olmakla itham edilir?

* * *

Vakit ayırıp okuyanlara, böyle tuhaf bir hikayenin içinde olmayıp, dışında kalıp prim vermeyen güzel insanlara teşekkürler... Olay tamamen kurgudur, gerçek kişi ve kurumlarla ilgisi yoktur... (Yersenkirschen)

:D :D
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
Yaşanmış roman gibi olmuş abi, eline sağlık
Romanın, can alıcı bir çok ayrıntısı var ama uzun olmaması adına özet geçtim... Dün ne yediğini bilmeyen toplum için fasa fiso bir roman ama, eminim ki; Allah'ın yüce adaletinde herkesin hak ettiği değeri bulacağı bir roman...
 
Konum
İstanbul
Araç Markası
Mazda 3 A/T İmp. 2012
Araç Renk ve Tip
Karamio-Sedan
Sevgili günlük

Sabah kalktım
Kahvaltımı yaptım
Oyumuzu kullandık
Göztepe acile gidip çocukları muayene ettirdik öksürük ve balgam vardı.
Eczaneden ilaçları aldık.
Bime gidip birşeyler aldık
Eve geldik
Hanım mutfakda
Çocuklar çizgi flim izliyor.
Ben salonda bu satırları yazıyorum
Ve aklımdaki en büyük soru ben ne zaman emekli olacam , sabah kim gidecek işee

Ufffff
(Ergen mod aktif)
 
Konum
İstanbul
Araç Markası
Mazda 3 A/T İmp. 2012
Araç Renk ve Tip
Karamio-Sedan
Sevgili günlük...

Aksiyon dolu son saatler...

Sanırım ilk 2 cümleyi okudugunuzda direk olarak şöyle bi tepki verdiniz

Laaa bi susun kadirin başına bişey gelmiş yine :)

Dün gece saatlerinde hanım ve çocuklar ile bizim meşhur kedi sütünden yapılan dondurmacımızdan geliyoruz...

Soyakdan aşagı tatlı tatlı sallanıyorum....

Gözüme bi ateş ilişti plastik çöp kovası altda yanıyor hanıma dedimki itfaiyeyi ara...

Cevap numarası kaçtıki :):) tabiki heyecandan refleks cevap verdi..

Hemen bi U dönüşüp alıp aracı park ettim bagajdan yangın tüpü çıkardım hiç kullanmak nasip olmamıştı...

Hanım ve çocuklara yangın tüpü hakkında kısa bi eğitim verdim...

Çöp kovasının yanına gittim verdim küsküyü altdan üsten tüp bol olunca poku çıkardım tabi göz gözü görmedi...

Araça döndüm yılın en iyi babası olmuştum :):)


Aksiyon bitmedi...

Akşam oldu yattık sabah oldu kalktık işleri hallettik balkonda keyif yapıyorum telefonla konuşuyorum...

Biii acı fren sesi sonrası küttttt ardına çığlık...

Ne oluyoruz aksjjdjsjs diyerek kalktım ben seni arıyacam diyip telefonu kapattım fırladım dışarı...

Bisiklete binen çocuga transport çarpmış agızı burnu kolları kan içinde çocuk kendinde değil nevrim döndü...

Ambulansı arayan varmı diye bagırdım biri şuanda konuşuyorum dedim...

Biri ambulansı beklemeyelim götürelim diyor ben bekleyin kemiklerinde sıkıntı olabilir sedye lazım kuçaklayamayız diyorumda kime diyorum ajsjsjd...

Çocugu kuçakladılar çarpan araca koydular , çocugun yanına arkadaşıda bindi araç sahibi götürecek hastaneye...

Dık diye bi ses geldi...

La bu adam ya çocuklara bişey yaparsa...

Koştum peşine yaralı çocugun arkadaşından anne yada babanın numarasını ver dedim...

Telefon açtım sakın güzel tatlı bi ses tonu ile durumu açıklamaya çalışıyorum ama bu annesi nem aldı bir kere ne desem artık o saatden sonra boş anlatamıyorum ve oldukları yerde çok uzakmış...

Komşu yanıma geldi atletle dolaşma ortalıkda çık yukarı...

Eve çıktımm

Dıkk diye 2.ses geldi...

Çocuklar küçük , yanlarında anne ve babaları yok , ve en önemlisi yabancı bi adam var...

İçim cızladı... Gözlerim doldu...

Aldım anahtarı doğru hastaneye gittim...

Acilde çocukları buldum aile ile devamlı telefon görüşmesi vs...

Araç sahibi şok içinde ve iyi biri içim biraz rahatladı...

Çocuk kendine gelmiş tomografi sırası bekliyorlar...

Çocuğun dişi kırılmış dudak patlamış inceden bi sesle sayıklıyor...

Babam çok kızacak babam çok kızacak...

Dedim kendi kendime inş insan evladıdır baba...

Aile geldi... Sitres başladı...

Hemen girişe gidip anneyi gördüm zaten gözlerindeki korku ve heyecanı kendini ele vermişti yanındaki odunda babası idi belli koluna girdim...

Olay yerinden biriyim adım kadir sizle konuşan benim...

Araç sahibi burda ve iyi birine benziyor kamera kayıtları sıkıntı yapmayın...

Çocuk sizden çok korkuyor babam kızacak vs diye sayıklıyor sert çıkmayın dedim ama ha oduna demişim ha buna fark eden bişey olmadı...

Çocugun yanına gitti ve

Artık sana bisiklet yok...
Ben size ne dedim...

Çocuk kafasını az eğdi babasının vuracağını düşünüyor büyük ihtimal...

Neyse araya girdim tekrar geçmiş olsun siz geldiğinize göre ben gidebilirim sıkıntı olursa numaram sizde var arayın kamera kayıtlarını veririm dedim..

Odun aynı odun...

Anne anne işte bir dualar bir dualar...
 

ezmocesteri

Seçkin Üye
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Ankara
Araç Markası
2013 - Mazda 3 Dizel
Araç Renk ve Tip
Beyaz Sedan İmp.
Tebrikler Kadir, herkes bu kadar duyarlı değil. Çocuğa bir şeyin var mı diyeceğine ilk söz sana bisiklet yok, odun benim Kadir bu bildiğin kütük :D
 
Konum
İstanbul
Araç Markası
Mazda 3 A/T İmp. 2012
Araç Renk ve Tip
Karamio-Sedan
Maşallah @kadir Bey haftasonunuz bayağı bir aksiyonlu ve yardımseverlikle gecmis Allah her mahalleye sizin gibi komşular nasip etsin inşallah.
Vallahi bazen tırsıyorum ne zaman dayak yiyecem diye:oops::rolleyes:

En azından yüzüme vurmasalar bari :p
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
Sevgili Günlük !!

Bu gün ülke gündeminin bir çoğunu "idam gelsin" muhabbeti işgal ediyor, sanki ilk defa minik bir bedene, suçsuz günahsız bir cana kıyılmış gibi... Bu istekler bana çok sahte geliyor, göz boyama, hatta ve hatta anlık tepkinin linç kültürüne dönüşmesi gibi duruyor.

Hiç kimse demiyor ki; bu gafili asarsak, o masum canlar geri gelir mi? Ailesi ve sevenlerinin içi soğur mu? Burada sorgulanacak şey, idam cezasını kaldıranların yerine ikame edeceği başka bir argümanı neden ülke hizmetine sunmadığıdır... Nedir o argümanlar? Toplumu, çekirdekten eğitmek, gerektiği şekilde caydırıcı cezaların olabileceğini, toplumun beynine vaktinde nakış nakış işlemektir. Çünkü; ağaç yaşken eğilir. Eğer ağacı yaşken eğemiyorsak, sonrasında toplumun kırılgan olaylara sahne olması kaçınılmazdır maalesef.

Cinsel açlığı, cahilliği, körlüğü, kültürsüzlüğü nasıl önleriz, karanlığı nasıl aydınlığa çeviririz diye düşünmek yerine idam istemek en kolayı, en politiği veya en basite kaçmak değilmidir? Yurtlarda meydana gelen istismarları görmezden gelerek, sorumlularını milletvekili yaparak sonrasında çıkıp toplum önünde idam yaygarası yapmak bana çok sahte, çok irrite geliyor. Midem bulanıyor... :(

Hülâsa; bataklığı nasıl kuruturuz diye düşünmek gerekirken sivrisinek avlamaya çıkmanın hiç kimseye faydası yoktur...
 
Üst Alt