Sevgili Günlük !!

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
Araba ile ilişkiye girmek için açık davet yapan birine ben olsam al ag al anahtarı buyur yap hadi derdim,:)
Bu bakış açısı da güzel ancak, bu tür insanlarla muhatap oldukça, seviye düşer, sinir katsayısı artar, ne halt edeceğini kestiremezsin, işin tehlikeli boyutu orada zaten... :)
 
Bugün %90 engelli raporu ile araç alma ile ilgili hayalimiz sağolsun çankırı devlet hastanesi sağlık kurulunun komik, anlamsız, saçma değerlendirmesiyle %89 alınarak hüsranla sonuçlanarak bitti. Kalp yetmezliği ve kalp piline%70, koah hastalığına%20, şeker tansiyon kolesterole %40, bir gözümüz protez hiç yok diğer göz az görüyor%25 (ancak verebildi hekime hanım hangi gözüyle neye göre baktı da verdiyse artık.) fizik tedavi%8 değerler alarak bugün bir umutla %90 üzeri rapor alırız diye kurula girdik ve sonuç yukarıda açıkladığım gibi %89 değer verdiler. Raporu alacağım kişi kayinpederim.kontrollere ve hastaneye gitmek için sürekli başkasından araç isteyerek hastanelere gidiyoruz bizde imkanları kullanarak ötv'siz araç alalım dedik.1 haftadır hastane ev iş arası git gel maalesef hasta adamın da benim de canım çıktı ama ne yazık ki boşa uğraşmış oldum. Neyse herşey de vardır bir hayır dedik ama zorumuza giden %90 için uğraşıp %89 raporu eline vermeleri hayır veriyorsun ya bir 1 puan daha ver vermeyeceksen 89 verme 80 felan ver zorumuza gitmesin. Ama resmen hasta insanlarla dalga geçmektir bu Biz Allah'a havale ediyoruz artık ama hakkımızı da helal etmiyoruz. bi de kurul ücreti adı altında 200TL ödedik bu da cabası yani.Allahım bizi senden başkasına muhtaç etme yarabbim yoksa böyle vurdum duymaz insanların eline düşürüp ihtiyaç sahibi insanları umursamadan görevini layıkıyla yapmayanların eline düşürme.
 
Konum
İzmir
Araç Markası
2011-Mazda 3 İmpresive
Araç Renk ve Tip
Gri-Hb
Bugün %90 engelli raporu ile araç alma ile ilgili hayalimiz sağolsun çankırı devlet hastanesi sağlık kurulunun komik, anlamsız, saçma değerlendirmesiyle %89 alınarak hüsranla sonuçlanarak bitti. Kalp yetmezliği ve kalp piline%70, koah hastalığına%20, şeker tansiyon kolesterole %40, bir gözümüz protez hiç yok diğer göz az görüyor%25 (ancak verebildi hekime hanım hangi gözüyle neye göre baktı da verdiyse artık.) fizik tedavi%8 değerler alarak bugün bir umutla %90 üzeri rapor alırız diye kurula girdik ve sonuç yukarıda açıkladığım gibi %89 değer verdiler. Raporu alacağım kişi kayinpederim.kontrollere ve hastaneye gitmek için sürekli başkasından araç isteyerek hastanelere gidiyoruz bizde imkanları kullanarak ötv'siz araç alalım dedik.1 haftadır hastane ev iş arası git gel maalesef hasta adamın da benim de canım çıktı ama ne yazık ki boşa uğraşmış oldum. Neyse herşey de vardır bir hayır dedik ama zorumuza giden %90 için uğraşıp %89 raporu eline vermeleri hayır veriyorsun ya bir 1 puan daha ver vermeyeceksen 89 verme 80 felan ver zorumuza gitmesin. Ama resmen hasta insanlarla dalga geçmektir bu Biz Allah'a havale ediyoruz artık ama hakkımızı da helal etmiyoruz. bi de kurul ücreti adı altında 200TL ödedik bu da cabası yani.Allahım bizi senden başkasına muhtaç etme yarabbim yoksa böyle vurdum duymaz insanların eline düşürüp ihtiyaç sahibi insanları umursamadan görevini layıkıyla yapmayanların eline düşürme.
Raporu alsaydiniz ekstradan belediyeden hasta bakim parasi icin muracat edebilirsiniz Ekstradan aylik 1100 tl gibi devlet maas bagliyor hastaya. Ekstradan toplu tasimalar ücretsiz olmasi icin rapor fotokopisiyle basvuruyorsunuz.
Arac alimlari zorlasti artik eskisi gibi degil artik. Bi de araci aldiniz satarken 5 yil sonra vasiy muhabbeti var Hasta rapor sahibi satisi yapcagi icin akil sagligi yerinde olduguna dair belge istiyor
Ayrica 5 yil mtv yok ve son duzenlemeyle 2.0 motor 200 bin tl yi gecmicek sekilde arac sahibi de olabiliyoruz diye duydum 1.6 kisitlamasi kalkti galiba
 
Raporu alsaydiniz ekstradan belediyeden hasta bakim parasi icin muracat edebilirsiniz Ekstradan aylik 1100 tl gibi devlet maas bagliyor hastaya. Ekstradan toplu tasimalar ücretsiz olmasi icin rapor fotokopisiyle basvuruyorsunuz.
Arac alimlari zorlasti artik eskisi gibi degil artik. Bi de araci aldiniz satarken 5 yil sonra vasiy muhabbeti var Hasta rapor sahibi satisi yapcagi icin akil sagligi yerinde olduguna dair belge istiyor
Maalesef özgür bey tam 1 yıl önce rahmetli dedem icinde evde bakım maaşı için uğraşmıştım ama 110 yaşındaki adama da yatalak olması gerek diye 87 vermişlerdi de il aile sosyal politikalara gidip söylemiştim durumu adamlarda maalesef hastane herkese böyle yapıyorlar doğru dürüst rapor vermiyorlar biz bu adamlar ihtiyaç sahibi verin diye aradigimizda bile umursamıyorlar demişti.Yabancı uyruklulara gelince güzel ülkemin tüm nimetleri seriliyor kendi vatandaşına gelince süründür de süründür. Rapor vermedikleri adam 15 gün sonra rahmetli oldu.
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
Bugün %90 engelli raporu ile araç alma ile ilgili hayalimiz sağolsun çankırı devlet hastanesi sağlık kurulunun komik, anlamsız, saçma değerlendirmesiyle %89 alınarak hüsranla sonuçlanarak bitti. Kalp yetmezliği ve kalp piline%70, koah hastalığına%20, şeker tansiyon kolesterole %40, bir gözümüz protez hiç yok diğer göz az görüyor%25 (ancak verebildi hekime hanım hangi gözüyle neye göre baktı da verdiyse artık.) fizik tedavi%8 değerler alarak bugün bir umutla %90 üzeri rapor alırız diye kurula girdik ve sonuç yukarıda açıkladığım gibi %89 değer verdiler. Raporu alacağım kişi kayinpederim.kontrollere ve hastaneye gitmek için sürekli başkasından araç isteyerek hastanelere gidiyoruz bizde imkanları kullanarak ötv'siz araç alalım dedik.1 haftadır hastane ev iş arası git gel maalesef hasta adamın da benim de canım çıktı ama ne yazık ki boşa uğraşmış oldum. Neyse herşey de vardır bir hayır dedik ama zorumuza giden %90 için uğraşıp %89 raporu eline vermeleri hayır veriyorsun ya bir 1 puan daha ver vermeyeceksen 89 verme 80 felan ver zorumuza gitmesin. Ama resmen hasta insanlarla dalga geçmektir bu Biz Allah'a havale ediyoruz artık ama hakkımızı da helal etmiyoruz. bi de kurul ücreti adı altında 200TL ödedik bu da cabası yani.Allahım bizi senden başkasına muhtaç etme yarabbim yoksa böyle vurdum duymaz insanların eline düşürüp ihtiyaç sahibi insanları umursamadan görevini layıkıyla yapmayanların eline düşürme.
Çok şey yazacam olmayacak yazmayınca içim rahat etmez... Muhakkak vardır bir hayır diyerek Allah'a havale ediyoruz artık... :(
 
Konum
İzmir
Araç Markası
2011-Mazda 3 İmpresive
Araç Renk ve Tip
Gri-Hb
Maalesef özgür bey tam 1 yıl önce rahmetli dedem icinde evde bakım maaşı için uğraşmıştım ama 110 yaşındaki adama da yatalak olması gerek diye 87 vermişlerdi de il aile sosyal politikalara gidip söylemiştim durumu adamlarda maalesef hastane herkese böyle yapıyorlar doğru dürüst rapor vermiyorlar biz bu adamlar ihtiyaç sahibi verin diye aradigimizda bile umursamıyorlar demişti.Yabancı uyruklulara gelince güzel ülkemin tüm nimetleri seriliyor kendi vatandaşına gelince süründür de süründür. Rapor vermedikleri adam 15 gün sonra rahmetli oldu.
Valla hocam annemin yuzde 40 var hadi onu gectim de anneannemin yuzde 96 raporu oldugu halde 2 senedir bi araba alamadik hakim vermiyor Vasif muhabbeti bilmem nesi bu isler rüsvet olmus olmus hakkimizi bile alamiyoruz şuan.
 
Konum
İstanbul
Araç Markası
Mazda 3 A/T İmp. 2012
Araç Renk ve Tip
Karamio-Sedan

Bayraktar

ve Cemşid...
Yönetici
Moderatör
Konum
İzmir
Araç Markası
626 GE / 1997
Araç Renk ve Tip
Beyaz / Sedan
Bir kaç saat önce LPG sistemini alıcıya göndermek için otogara gittim. 50 dakikaya kadar ücretsiz yere sarı çizgilere dikkat ederek guzuyu park ettim. Yaklaşık 35-40 dakika sonra aracın başına gittim ki arkasında bir tane daçya araç durmakta. Bir kaç kornaya bastıktan sonra baktım gelen giden yok. Fazla da basıp etrafı rahatsız etmeyeyim dedim ve oturdum araca açtım klimayı 5 dakika daha bekleyeyim dedim ama havanın da sıcaklığıyla içimdeki şeytan hafiften yoklamaya başladı tabi. Neyse bir kaç dakika daha bekleyeyim derken bir yandan da ne yapayım diye düşünüyorum tabi. Diğer yandan da acaba istsem gider mi diye düşünürken geri geri tamponu dayadım arkadaki araca ve başladım gaz vermeye belki arkaya doğru iterim diye. Baktım çatırtılar geliyor durdum. Çok pişman oldum o sırada altımda 4x4 bir araç olmadığı için. Şeytan iyice gözlerimde görünmeye başladı tabi benim.

Sonra otopark bileti gözüme ilişti. Otopark biletinde de otomasyon şirketinin numarası yazıyor, girişteki görevlilere ait bir numara da yok. Girilen yer de yukarı kısımda ve sıcakta yürünmeyecek kadar uzak. Zaten gitsem de girerken telefon numarası almadıkları için nereden bilecekler falan derken otogar içindeki varsa görevlilerden yardım isteyeyim diye önce küçük tek cümlelik küfürler eşliğinde sonrasında sıralı bağlı cümlelerle ve hem de epey yüksek sesle söve söve giderken ve tüm vatandaşların gözü benim üzerimdeyken daha önce köyde çok başımıza gelen hanzoluk örneğini hatırladım. Kayınpeder, garaj kapısı önüne (2 tane tabela yaptırmama rağmen) park eden hayvanoğlu hayvancıkların arabalarını çektirmeleri için 155'i arıyordu.

Ben de arayayım dedim, neyse görevli bir memure çıktı. Tabi ben de acemiyim, "araç çektirmek için sizi mi arıyorduk yoksa trafiği mi" dedim. :p "Siz durumu söyleyin ben yardımcı olayım" dedi sağ olsun. "Otopark içinde kural dışı araç park edilmiş, çıkamıyorum" falan dedikten sonra başladım plakayı kodlamaya. Son kısma geldiğimde baktım koştura koştura bir hatun kişi geliyor. Evet, araç sahibi ablamız; yanında da iki tane çocuk ile "otobüse birini yetiştirdim" gibilerinden açıklama ve bir yandan özür cümleleri sarf ederek geldi. Ben de telefonumu uzattım ablaya: "Buyurun, telefondaki polis ablamız plakanı istiyor" dedim. :koptum: O sırada "tamam geldim, çıkıyorum, teşekkürler, kusura bakmayın" gibi ortaya karışık bir şeyler dedi memureye ve telefonu kapattı haliyle. :komik: O sırada karşımdakinin cinsiyeti ve yanındaki çocukların hatırına her ne kadar kendimi tutmak istesem de yine bir kaç (hakaret veya kötü söz içermeyen, normal uyarı cümlesi ve onun keyfi için şimdi para ödeyeceğimi anlatan bir kaç serzeniş) cümle kurdum ve ön lastiklerin dişlerini yiye yiye otoparktan çıktım. Turnikelerde ödeme yaparken baktım arkamdan o da aracıyla geliyor. Araçtan inip ödeme makbuzunu ablaya verecektim ki "boş ver" dedim. Hep boş vermedik mi zaten bu hayatta, bir kere daha boş verelim... :cool:

Sonuç olarak; olan benim ağzı yamulmuş arka tamponuma ve zamanında çıkmadığım için ödediğim otopark parasına oldu. Bir yandan da yapısı bozulan nöronlarım ve saçlarıma eklenen beyazlarım da var tabi. ;) İnsanlarla yaşamanın zorluğunu bugün de gördük çok şükür. :) Allah hepisilerinden razı olsun. :p Yolda gelirken de düşündüm iyi ki de kadın sürücü çıkmış karşıma diye. O sırada kesin bir kavga ortamı olurdu ki; ya hastahaneden ya da karakoldan bu satırları yazıyor olurdum. :p Belki de şu an profil fotoğrafımda siyah bir kurdele bile olabilirdi? :oops:

Not: "Klasik kadın sürücü işte" gibisinden bir mesaj verilmemiştir.
 

ezmocesteri

Kıdemli Üye
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Ankara
Araç Markası
2013 - Mazda 3 Dizel
Araç Renk ve Tip
Beyaz Sedan İmp.
Bunlar bitmiyor Hamdi, sonu yok yani, o bakımdan mümkün mertebe sinir yapmamaya çalışmak lazım
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
Bir kaç saat önce LPG sistemini alıcıya göndermek için otogara gittim. 50 dakikaya kadar ücretsiz yere sarı çizgilere dikkat ederek guzuyu park ettim. Yaklaşık 35-40 dakika sonra aracın başına gittim ki arkasında bir tane daçya araç durmakta. Bir kaç kornaya bastıktan sonra baktım gelen giden yok. Fazla da basıp etrafı rahatsız etmeyeyim dedim ve oturdum araca açtım klimayı 5 dakika daha bekleyeyim dedim ama havanın da sıcaklığıyla içimdeki şeytan hafiften yoklamaya başladı tabi. Neyse bir kaç dakika daha bekleyeyim derken bir yandan da ne yapayım diye düşünüyorum tabi. Diğer yandan da acaba istsem gider mi diye düşünürken geri geri tamponu dayadım arkadaki araca ve başladım gaz vermeye belki arkaya doğru iterim diye. Baktım çatırtılar geliyor durdum. Çok pişman oldum o sırada altımda 4x4 bir araç olmadığı için. Şeytan iyice gözlerimde görünmeye başladı tabi benim.

Sonra otopark bileti gözüme ilişti. Otopark biletinde de otomasyon şirketinin numarası yazıyor, girişteki görevlilere ait bir numara da yok. Girilen yer de yukarı kısımda ve sıcakta yürünmeyecek kadar uzak. Zaten gitsem de girerken telefon numarası almadıkları için nereden bilecekler falan derken otogar içindeki varsa görevlilerden yardım isteyeyim diye önce küçük tek cümlelik küfürler eşliğinde sonrasında sıralı bağlı cümlelerle ve hem de epey yüksek sesle söve söve giderken ve tüm vatandaşların gözü benim üzerimdeyken daha önce köyde çok başımıza gelen hanzoluk örneğini hatırladım. Kayınpeder, garaj kapısı önüne (2 tane tabela yaptırmama rağmen) park eden hayvanoğlu hayvancıkların arabalarını çektirmeleri için 155'i arıyordu.

Ben de arayayım dedim, neyse görevli bir memure çıktı. Tabi ben de acemiyim, "araç çektirmek için sizi mi arıyorduk yoksa trafiği mi" dedim. :p "Siz durumu söyleyin ben yardımcı olayım" dedi sağ olsun. "Otopark içinde kural dışı araç park edilmiş, çıkamıyorum" falan dedikten sonra başladım plakayı kodlamaya. Son kısma geldiğimde baktım koştura koştura bir hatun kişi geliyor. Evet, araç sahibi ablamız; yanında da iki tane çocuk ile "otobüse birini yetiştirdim" gibilerinden açıklama ve bir yandan özür cümleleri sarf ederek geldi. Ben de telefonumu uzattım ablaya: "Buyurun, telefondaki polis ablamız plakanı istiyor" dedim. :koptum: O sırada "tamam geldim, çıkıyorum, teşekkürler, kusura bakmayın" gibi ortaya karışık bir şeyler dedi memureye ve telefonu kapattı haliyle. :komik: O sırada karşımdakinin cinsiyeti ve yanındaki çocukların hatırına her ne kadar kendimi tutmak istesem de yine bir kaç (hakaret veya kötü söz içermeyen, normal uyarı cümlesi ve onun keyfi için şimdi para ödeyeceğimi anlatan bir kaç serzeniş) cümle kurdum ve ön lastiklerin dişlerini yiye yiye otoparktan çıktım. Turnikelerde ödeme yaparken baktım arkamdan o da aracıyla geliyor. Araçtan inip ödeme makbuzunu ablaya verecektim ki "boş ver" dedim. Hep boş vermedik mi zaten bu hayatta, bir kere daha boş verelim... :cool:

Sonuç olarak; olan benim ağzı yamulmuş arka tamponuma ve zamanında çıkmadığım için ödediğim otopark parasına oldu. ;) İnsanlarla yaşamanın zorluğunu bugün de gördük çok şükür. :) Allah hepisilerinden razı olsun. :p Yolda gelirken de düşündüm iyi ki de kadın sürücü çıkmış karşıma diye. O sırada kesin bir kavga ortamı olurdu ki; ya hastahaneden ya da karakoldan bu satırları yazıyor olurdum. :p Belki de şu an profil fotoğrafımda siyah bir kurdele bile olabilirdi? :oops:

Not: "Klasik kadın sürücü işte" gibisinden bir mesaj verilmemiştir.
Kocaeli'deyken bu gibi durumlarla iki kez karşılaştım... Yerden küçük taş taneleri aldım ve uygunsuz park ederek trafiğin ırzına geçen aracın her iki lastiğinin sibop kapaklarını açarak bu taşlardan koydum ve sıkıştırdım kapattım, araç sürücüsü hanzo (afedersiniz) aracının yanına gelene kadar her iki lastik de yerle bir olmuş oluyor... :( Çok acımasız gibi görünse de, yanlış parklanma yaparak nelere sebep olduğunu düşünmek bile istemiyorum bu yüzden acımıyorum, bende aynı şekilde parklanma yaparsam, bırakın lastiğimi indirmeyi, lastikleri doğrasınlar...

Biraz insaflı davranmak istiyorsanız, tek lastiğini yapabilirsiniz, en azından stepne ile değiştirebilir, ama kökten hücum etmek istiyorsanız her iki lastiği yerle bir yapın ki; park yapılmaması gereken yere aracını bırakıp gitmenin zahmetini biraz fazla çeksinler.

Hamdi'nin durumunu düşününce, bundan sonra 4 lastiğin havasını indirmeyi bile düşündüm... ;)
 
Konum
Karabük
Araç Markası
2010 Mazda3 125000km
Araç Renk ve Tip
Granit Gri - Sedan
Bir kaç saat önce LPG sistemini alıcıya göndermek için otogara gittim. 50 dakikaya kadar ücretsiz yere sarı çizgilere dikkat ederek guzuyu park ettim. Yaklaşık 35-40 dakika sonra aracın başına gittim ki arkasında bir tane daçya araç durmakta. Bir kaç kornaya bastıktan sonra baktım gelen giden yok. Fazla da basıp etrafı rahatsız etmeyeyim dedim ve oturdum araca açtım klimayı 5 dakika daha bekleyeyim dedim ama havanın da sıcaklığıyla içimdeki şeytan hafiften yoklamaya başladı tabi. Neyse bir kaç dakika daha bekleyeyim derken bir yandan da ne yapayım diye düşünüyorum tabi. Diğer yandan da acaba istsem gider mi diye düşünürken geri geri tamponu dayadım arkadaki araca ve başladım gaz vermeye belki arkaya doğru iterim diye. Baktım çatırtılar geliyor durdum. Çok pişman oldum o sırada altımda 4x4 bir araç olmadığı için. Şeytan iyice gözlerimde görünmeye başladı tabi benim.

Sonra otopark bileti gözüme ilişti. Otopark biletinde de otomasyon şirketinin numarası yazıyor, girişteki görevlilere ait bir numara da yok. Girilen yer de yukarı kısımda ve sıcakta yürünmeyecek kadar uzak. Zaten gitsem de girerken telefon numarası almadıkları için nereden bilecekler falan derken otogar içindeki varsa görevlilerden yardım isteyeyim diye önce küçük tek cümlelik küfürler eşliğinde sonrasında sıralı bağlı cümlelerle ve hem de epey yüksek sesle söve söve giderken ve tüm vatandaşların gözü benim üzerimdeyken daha önce köyde çok başımıza gelen hanzoluk örneğini hatırladım. Kayınpeder, garaj kapısı önüne (2 tane tabela yaptırmama rağmen) park eden hayvanoğlu hayvancıkların arabalarını çektirmeleri için 155'i arıyordu.

Ben de arayayım dedim, neyse görevli bir memure çıktı. Tabi ben de acemiyim, "araç çektirmek için sizi mi arıyorduk yoksa trafiği mi" dedim. :p "Siz durumu söyleyin ben yardımcı olayım" dedi sağ olsun. "Otopark içinde kural dışı araç park edilmiş, çıkamıyorum" falan dedikten sonra başladım plakayı kodlamaya. Son kısma geldiğimde baktım koştura koştura bir hatun kişi geliyor. Evet, araç sahibi ablamız; yanında da iki tane çocuk ile "otobüse birini yetiştirdim" gibilerinden açıklama ve bir yandan özür cümleleri sarf ederek geldi. Ben de telefonumu uzattım ablaya: "Buyurun, telefondaki polis ablamız plakanı istiyor" dedim. :koptum: O sırada "tamam geldim, çıkıyorum, teşekkürler, kusura bakmayın" gibi ortaya karışık bir şeyler dedi memureye ve telefonu kapattı haliyle. :komik: O sırada karşımdakinin cinsiyeti ve yanındaki çocukların hatırına her ne kadar kendimi tutmak istesem de yine bir kaç (hakaret veya kötü söz içermeyen, normal uyarı cümlesi ve onun keyfi için şimdi para ödeyeceğimi anlatan bir kaç serzeniş) cümle kurdum ve ön lastiklerin dişlerini yiye yiye otoparktan çıktım. Turnikelerde ödeme yaparken baktım arkamdan o da aracıyla geliyor. Araçtan inip ödeme makbuzunu ablaya verecektim ki "boş ver" dedim. Hep boş vermedik mi zaten bu hayatta, bir kere daha boş verelim... :cool:

Sonuç olarak; olan benim ağzı yamulmuş arka tamponuma ve zamanında çıkmadığım için ödediğim otopark parasına oldu. Bir yandan da yapısı bozulan nöronlarım ve saçlarıma eklenen beyazlarım da var tabi. ;) İnsanlarla yaşamanın zorluğunu bugün de gördük çok şükür. :) Allah hepisilerinden razı olsun. :p Yolda gelirken de düşündüm iyi ki de kadın sürücü çıkmış karşıma diye. O sırada kesin bir kavga ortamı olurdu ki; ya hastahaneden ya da karakoldan bu satırları yazıyor olurdum. :p Belki de şu an profil fotoğrafımda siyah bir kurdele bile olabilirdi? :oops:

Not: "Klasik kadın sürücü işte" gibisinden bir mesaj verilmemiştir.
Geçmiş olsun Hamdi. Bu ülkede denetim ve ceza olmazsa daha çok yaşarız böyle örnekleri. Her ne kadar ülkemizi park özgürlüğü olarak görsem de ve yabancılardaki en ufak kısa süreli de olsa yanlış parkın cezalandırılmasına küfretsem de, düzenin oluşmasını sağlıyor.
 

Bayraktar

ve Cemşid...
Yönetici
Moderatör
Konum
İzmir
Araç Markası
626 GE / 1997
Araç Renk ve Tip
Beyaz / Sedan
Bunlar bitmiyor Hamdi, sonu yok yani, o bakımdan mümkün mertebe sinir yapmamaya çalışmak lazım
Gel de bunu Karadenizli birine anlat. :p Sinir bizim yapı taşımız. :p

Kocaeli'deyken bu gibi durumlarla iki kez karşılaştım... Yerden küçük taş taneleri aldım ve uygunsuz park ederek trafiğin ırzına geçen aracın her iki lastiğinin sibop kapaklarını açarak bu taşlardan koydum ve sıkıştırdım kapattım, araç sürücüsü hanzo (afedersiniz) aracının yanına gelene kadar her iki lastik de yerle bir olmuş oluyor... :( Çok acımasız gibi görünse de, yanlış parklanma yaparak nelere sebep olduğunu düşünmek bile istemiyorum bu yüzden acımıyorum, bende aynı şekilde parklanma yaparsam, bırakın lastiğimi indirmeyi, lastikleri doğrasınlar...

Biraz insaflı davranmak istiyorsanız, tek lastiğini yapabilirsiniz, en azından stepne ile değiştirebilir, ama kökten hücum etmek istiyorsanız her iki lastiği yerle bir yapın ki; park yapılmaması gereken yere aracını bırakıp gitmenin zahmetini biraz fazla çeksinler.

Hamdi'nin durumunu düşününce, bundan sonra 4 lastiğin havasını indirmeyi bile düşündüm... ;)
Süpermiş bu olay da detayları iyice öğrenmem lazım. Sibop kapağını sıkıştırınca bir anda havası boşalmaması için ne kadar sıkıştıracağız? Var mı bir newtonmetre/tork hesabı? :koptum: Bir anda sönüp dayak yemeyelim orada? :D
İşin şakası bu işi sevdim. Böyle durumlarda kaportayı çizerken anahtarların ucu yamuluyor bir yerden sonra çilingire girmem gerekiyordu, bu daha zararsızmış. :cool:

Geçmiş olsun Hamdi. Bu ülkede denetim ve ceza olmazsa daha çok yaşarız böyle örnekleri. Her ne kadar ülkemizi park özgürlüğü olarak görsem de ve yabancılardaki en ufak kısa süreli de olsa yanlış parkın cezalandırılmasına küfretsem de, düzenin oluşmasını sağlıyor.
Ceza, denetim, eğitim artık her neyse her şeye kabul düzen için. Ucu bana dokunacağını bilsem de varım. Yeter ki adil olunsun. Ama o da bizdeki (özellikle sistem işleyişindeki) en eser miktarda bulunan şey.

@Bayraktar yazının sonuna gelince kavga gürültü çıkmadığına sevindim. Her zaman derim bunu: "Sonradan insana akıl eklemek mümkün olsa, birçoğunda arıza lambası yakardı"
Valla ben de sevindim. Hemcinsim olsaydı ve suçunu kabul etmeseydi büyük ihtimal festival havası yaşanacaktı ki Allah korumuş yine beni. :D Arada özellikle açlığın verdiği durumlar da eklenince üzerine maalesef bir anda kimyam değişiyor. Beni yakından tanıyanlar bilir ki çok optimist biriyimdir; ama böyle durumlarda toplum için zararlı bir yaratığa dönüşebiliyorum. :p
 
Üst Alt