İlahi Dinler

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #101
@Domestos Veli abi demek istesigin şeyi cok iyi anladim. Sartsiz kaidesiz, sorgulanmadan inanilmasi gereken seyler hakkinda tartisiliyor, degisik fikirler, degerlendirmeler, benceler, senceler uretiliyorsa orda bir problem vardir diyorsun, bir bakima haklisin. Fakat bir baska bakis açısına gore de islam mantık dinidir, icinde mantiksiz bir kural, emir, şart yoktur. Belki biz gerek tercume, gerek zamanin sartlari, gerekse de fani zihinlerimizin algi kapasitesi sebebiyle bunlari tam olarak kavrayamayabiliyoruz. Bu kesinlikle suphe etmek, verilen emri sorgulamak degildir. Aksine, tam olarak ne emredildigini, hangi sartlarda kimlere emredildigini, istisnalarinin ne oldugunu ogrenmek ve tam olarak kavramak adina atilan bir adimdir diye dusunuyorum. Benim sahsi fikrim -daha once de belirttigim uzere- belki de hic bir zaman karsilasmayacagimiz çok uç ornekler, olaylar uzerinden gidilerek bir sey elde edilemeyecegi yonundedir. Yine de konu sahibi veya bu konuda bilgi eksigi olan ya da merakı olan herkesin, olayin mantigini sorgulayarak dogru sonuca varmasinda bir problem yoktur, ister genel sartlar hakkinda isterse de uç örnekler uzerinde tartisirlar, kendi bilecekleri bir durumdur bu. Neticede akliyla fikriyle mantigiyla arastiran ogrenmeye gayret eden kimse ateizme dogru suruklenmez, aksine Kuran'ı daha da ozumseyerek uygulamaya gayret eder diye dusunuyorum. Ha forum yonetimi olarak uygun bulmazsaniz ona bisey diyemem tabi :)

Saygilar yeniden :)
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Diger bir husus olarak da; "Gordun mu bak, ben dediydim kapanir bu konu diye, anlasamadilar iste yine, olacagi buydu..." dedirtmeyelim kendimize, en cok o gider zorum(uz)a :)
Konunun kapatılması önemli değil, hassas olduğumuz mevzular olabilir, ben anlayışla karşılıyorum.
Ben Veli abiye sen bu konuya yazma demiştim ama dayanamadı demek ki :) :) :)
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
@Domestos Veli abi demek istesigin şeyi cok iyi anladim. Sartsiz kaidesiz, sorgulanmadan inanilmasi gereken seyler hakkinda tartisiliyor, degisik fikirler, degerlendirmeler, benceler, senceler uretiliyorsa orda bir problem vardir diyorsun, bir bakima haklisin. Fakat bir baska bakis açısına gore de islam mantık dinidir, icinde mantiksiz bir kural, emir, şart yoktur. Belki biz gerek tercume, gerek zamanin sartlari, gerekse de fani zihinlerimizin algi kapasitesi sebebiyle bunlari tam olarak kavrayamayabiliyoruz. Bu kesinlikle suphe etmek, verilen emri sorgulamak degildir. Aksine, tam olarak ne emredildigini, hangi sartlarda kimlere emredildigini, istisnalarinin ne oldugunu ogrenmek ve tam olarak kavramak adina atilan bir adimdir diye dusunuyorum. Benim sahsi fikrim -daha once de belirttigim uzere- belki de hic bir zaman karsilasmayacagimiz çok uç ornekler, olaylar uzerinden gidilerek bir sey elde edilemeyecegi yonundedir. Yine de konu sahibi veya bu konuda bilgi eksigi olan ya da merakı olan herkesin, olayin mantigini sorgulayarak dogru sonuca varmasinda bir problem yoktur, ister genel sartlar hakkinda isterse de uç örnekler uzerinde tartisirlar, kendi bilecekleri bir durumdur bu. Neticede akliyla fikriyle mantigiyla arastiran ogrenmeye gayret eden kimse ateizme dogru suruklenmez, aksine Kuran'ı daha da ozumseyerek uygulamaya gayret eder diye dusunuyorum. Ha forum yonetimi olarak uygun bulmazsaniz ona bisey diyemem tabi :)

Saygilar yeniden :)
Konunun tartışılmasını en çok ben istiyorum... Ancak; konunun "inanan" kişilerin kafasına "gereksiz" yere şüphe düşürmesine ve buna vesile olunmasına şiddetle karşıyım...

Konunun başından beri örneklerle açıklıyorum olayın mantığını... Bu mantık yoksa, temel kaide yoksa, bizim burada yazıp çizmemiz bizi iyiye doğruya götürmez, tersine olmadık yollara götürür ki, Allah korusun...

Örnek;

Arabanın çalışması için depoda benzin olması gerekiyor mu? Evet bu ilk şart... Sen bana; benzin alacak param yok diyorsan, bu araba çalışmaz... Arabanın çalışması için ilk önce benzini depoya koyacaksın... İslam Dininde de şartlar ve temel kaideler vardır... İmanın ve İslamın şartları gibi... Bu şartlardan kaidelerden en az biri eksikse, şüphe duyuluyorsa orada olay cereyan etmez, yani Din İman, İnanç Allah Kitap vs. olmaz... ;)

Yani; imanı kalbine, benzini de depoya koyacaksın en başta... :)

Param yok, istasyonda benzin kalmamış yarın gelecek, kredi kartı yanımda değil vs. gibi şeylerle o araba çalışmaz...

* * *

Arabayı çalıştıralım; daha sonra hangi yoldan nasıl gidileceğini, nerede mola verileceğini, hangi hızda yol alınacağını sabahlara akşamlara kadar tartışalım... :)

Kitabın A yerinde X yazılmış, aynı konuda B yerinde Z yazılmış burada bir çelişki var düşüncesi ile bu işler tartışılmaz... A yerindeki olayı ve o ayetin inme sebebi ile B yerindeki olay ile inme sebebini biliyorsak zaten çelişki olmadığını anlarız ve tartışma temeline oturur...

Örnek; Sen köpüğü terbiye ederken, sinirlendirdiğinde "otur" emrinin tonu ile sevecen bir haldeki "otur" "bekle" emrinin tonu ve hissiyatı bir midir? Değildir... Ben sana diyebilir miyim? Sen orada neden sert şekilde otur dedin de, burada aynı otur emrini gayet sevecen şekilde verdin diye? Ayrıca; köpüğün istediğini yapman için senin verdiğin emirlere uyması temel şart değil midir? Sen oturup beklemesini istiyorsun ve bunun için "bekle" diyorsun, ama köpük kafasına göre daireler çiziyor, hoplayıp zıplıyor... Bu durumda senin verdiğin "otur" emrinin tartışılması mümkün müdür?

Sokakta gördüğün alelade bir köpeğe de "otur" komutu verdin ama doğal olarak köpek anlamıyor ve garip hareketler yapıyor, oturmuyor... Çünkü; köpek senden menfaati olduğunu bilmiyor, yani sana inanmıyor peki bu senin umurunda olur mu? Hayır...

Konunun kapatılması önemli değil, hassas olduğumuz mevzular olabilir, ben anlayışla karşılıyorum.
Ben Veli abiye sen bu konuya yazma demiştim ama dayanamadı demek ki :) :) :)

Hocam mevzu benim görüşüm değil, konunun Din eksininde olayı zararlı mecraya sürüklüyor olması... Eşyanın tabiatın aykırı felsefenin ortaya atılması... Beni bu konuda rahatsız eden şey buna vesile olma durumu... İnanmıyorum diyen ile ben inanıyorum ama araştırdım Kur'an da şuralar çetrefilli, buralar karışık, gibi tespit ve söylemler çok farklı şeyler... Şeytana asist yapmak gibi bir şey... ;)

A ayetinde belirtilen durum belki de 300 yıl öncesine hitap ediyordu, B ayetindeki belirtilen aynı konu belki 300 yıl sonrasına hitap edecek... Bunu biliyor muyuz? Hayır... Bilmemiz mümkün mü? Hayır... O zaman o topa girmek beyhude bir çabadan ibaret değil mi?

Şehirler arası otobüste 1-2 numaralı koltuklara oturup da; on dakikada bir şoförün işine karışmak ne kadar yanlışsa, aklımız ve öğrendiğimiz kıt kanaat bilgiler ile var olan kesin şeyleri sorgulamak aynı şey... İslamı tartışıp araştıracaksak varım ancak, İslam'ı sorgulayacaksak, sakıt çelişkili mantıksız diye yaftalayacaksak bu noktada olmaz derim...

Açıklanamayan her şeyi, Allah'a, Kitaba, Sünnete bağlayıp kayıtsız şartsız iman etmek de neyin nesi olur mu canım? diye düşünceler olabilir saygı duyarım ama bu düşüncelerin burada eğrilip bükülmesine vesile olamam... İnanmayana neden inanmıyorsun sorusunu sormam, sorana ısrar edene de izin vermem...

Uzun oldu ama umarım anlatabilmişimdir...
 

Bayraktar

Doğayı Sev Xedos'u Öp!
Yönetici
Moderatör
Konum
İzmir
Araç Markası
Xedos 9
Gün içinde yüzeysel bakmıştım bu konuya yine olaylar hararetlenmiş gari... :p

Bu "sorgulama" olayı çok farklı anlamlandırılıyor. İslam bilginleri bile bu konuda farklı görüşler söylüyor. İslamiyet akla, mantığa uygundur; okuyup, zikredip, anlayıp bunu yaşam tarzı olarak görürseniz zaten bunu fark edeceksiniz diyenler de var; fazla sorgulamayın devreleri yakarsanız diyenler de... :rolleyes:
Kuran'da da "oku" diyor halbuki. Oku derken bunu "lisanını bilmediğimiz bir şarkıyı ezberleyip tekrar et" gibi bir şey denmiyor haliyle? Oku ve anla demek isteniyor Yoksa insanlar için gönderilen bir kutsalın "öylesine okunmaya" ihtiyacı yok, anlaşılmaya ihtiyacı vardır elbette.

Yine; Hamdi'nin yazdıklarına atıfta bulunuyorum... İman etmek, İslam'ı kabul etmek demek zaten bu inancı yaşamak demektir... Bu inancı, sorguluyorsa insanoğlu, zaten o vasfa erişememiş demektir... Yani; yüzlerce delili ispatı olan bir olguyu bizim burada iki satır ile ortaya koymamız mümkün değil...
Burada anlamadığım iki şey var abi. Bunu sadece bir dine endeksleyerek düşünmeden soruyorum: Bir kişi herhangi bir şeyi öğrenmek, bilmek istiyor diyelim. Soru sormadan, mantığını kavramadan, kuşku duymadan nasıl ikna olabilir? Ya da tüm bunları yapmadan o inandığı/öğrendiği/bildiği şeyi gerçekten özümsemiş olur mu? "Bir şeyi sorgulamak o vasfa erişilmemiş demektir" cümlesi burada hiç bir yeterlilik arz etmiyor benim fikrime göre...

İkinci bir benzetmeyle tekrarlarsam: Diyelim ki bir vatandaş geldi ve bilirkişiye dedi ki "Ben İslamiyet'i tam anlamıyla özümsemek, bilmek ve aklımın takıldığı/anlamlandıramadığı kısımlarda aydınlanmak istiyorum?". Bu durumda senin de dediğin gibi "o vasfa" erişmemiştir... Fakat erişmek istiyor? Şimdi bu durumda "hayır, sorgulayamazsın ve şüphe edemezsin"gibi bir cümleyle karşılık mı bulması ne kadar doğru kalır? Hadi bizi geçtim, şüphemiz yok diyelim de bu kadar gayrimüslim insanlar İslamiyet'e geçerken hiç soru sormadı mı yani? Bunlar önce inandı sonra mı özümsedi? Özümsemeden önce neye inandıklarını biliyorlar mıydı? Bu ne kadar geçerli bir durumdur ki? Pratikte bu tam tersi oluyor bir çok örneği vardır hayatta. Sonradan Müslüman olan kişiler, dini bir kültür olarak babadan alan kişilerden daha sağlam çizgisinde yürütüyor olayı. Çünkü önce özümsüyor, sonra inanıyor ve sonra da bunu tüm yaşamına endeksliyor. Allah'ın koyduğu kuralları "iyi bir insan ve O'na yakışır bir kul olabilmek" adına yapıyor; iğneyle korkutulan çocukların korkusu gibi Cehennem'de yanarım kaygısıyla değil. Kuran da bunu söylüyor keza "bu sizin kulluk görevleriniz ve yaşam kılavuzunuz" diye...

Daha da detaylandırırsak bir husus daha var biraz da psikolojik yönden bakarsak. Bir çok şeyde olduğu gibi beynimiz bize hükmeder ve bazen neyi nasıl düşüneceğimiz bizim kontrolümüzden çıkar. Böyle durumlarda da yeri gelir insanın yapacak hiç bir şeyi yoktur. Ama dinen bu şüpheciliği bir kenara koymalıdır ki koymak için de bu soruların olumlu/olumsuz cevaplarına ulaşmalıdır. Ha burada diyebilirsin ki "şüphesi olan zaten iman edemez". Kesinlikle, dinen öyle; Kuran'daki her herhangi bir cümleyi hatta kelimeyi inkâr etmek dinden çıkmaktır. Ama yeri gelir ki akıl/fikir/kalp/mantık vs. onu özümseyemez ve iş yardımlaşmaya/araştırmaya/soru sormaya/sorgulamaya kalır...

Şimdi gelelim bu özümseyememe/benimseyememe sorununun pratikteki psikolojik ve sosyal olumsuz örneklerine: Özümsenmeyen bir din, bir bütünlük, bir felsefe, bir yaşam tarzı sonradan hayatın her noktasından insanların tezatlıklarıyla karşımıza çıkıyor. Düz mantık olarak farzı, sünneti yap ama neden yaptığını bilme; olayı özümseme sonra hayatın benzer şartlarında fener görmüş tavşan gibi kalıver. İşte bunlar benim gözümde sadece "yapılacaklar/yapılmayacaklar listesini" uygulayıp nedenini anlamadan, sorgulamadan, merak etmeden, kafa yormadan robot misali yaşayan insanlardan menfaatleri uğruna inandıklar dışına çıkanlar vs. vs... Yukarıdaki mesajlarda örneklerini @HakanEMRE ve @romulus fazlasıyla vermiş fazla uzatmamak için örneklemiyorum.

İslamiyet'i gerçekten özümseyen kişiler de artık bir yerden sonra tüm bu "iyi insan ve gerektiği gibi bir kul" olma vasfını özümsemiş olur. Artık "ya ben şöyle yaparsam günah mı oluyordu, büyük müydü küçük müydü, mekruh muydu?" diye düşünmez. Ya da yapacağı bir iyiliği "dur şuradan da 10 point sevap alayım da yerimi garantileyim" gibi bir düşünceyle yapmaz, yaptığı iyiliği veya gerekliliği yaparken onun sevap olduğu aklına bile gelmez... Artık bunlar bir yerden sonra otomatik olarak benimsenmiştir ve beyin Allah'ın verdiği bu kurallar doğrultusunda doğru kararlar verebilecek kadar koşullanmıştır.

Diger bir husus olarak da; "Gordun mu bak, ben dediydim kapanir bu konu diye, anlasamadilar iste yine, olacagi buydu..." dedirtmeyelim kendimize, en cok o gider zorum(uz)a :)
Şu haliyle benim görüşüme göre konunun kapanması çok gereksiz olur. Kimse kutsal değerlerimize veya kendi aramızda birbirimize bir saygısızlık yapmıyor. Alıntılar konusundaki hassasiyet de elbette ki doğal karşılanmalı. Kutsal sayılan şeyler için bu tarz şeyleri okumak mutlaka rahatsızlık veriyor haliyle insana.
Lakin bir de diğer yandan bakmak lazım olaya... Biz bir Hinduya "ya inek nasıl yenmez, nasıl tapabilirsiniz bir hayvana, çok saçma değil mi?" diye sorsaydık ya da bir Hıristiyana "ya ben her şeyi anladım da sizin bu üçlemenizi hiç mantığıma uyduramıyorum, çok tezat?" deseydik; çok fazla rahatsızlık duymadan o sırada tüm bilgilerini bizi kazanmak için önümüze serecekti. Diyorum ya benim pek bilgim yok, keşke olsa da her soruya çat çat cevap verebilsem; her şüpheyi şeffaflandırsam... ;)

Konunun kapatılması önemli değil, hassas olduğumuz mevzular olabilir, ben anlayışla karşılıyorum. :) :) :)
Abi ben sana baştan anlatayım. Ahura Mazda var şimdi... :p
 

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #104
Veli abi benzini koyacak para yoksa olmaz diyorsun, para varsa da benzini koyarız olur biter zaten. Benzini neden koyacağımızı sorgulamayız , direkt alırız.
Şu görüşüne katılıyorum( bunu da araştırırken farkettim) bir ayet tek başına alıp değerlendirilmemeli. Bunu araştırma yaparken alim kişiler açıklıyor zaten. Sadece bağlantılı ayetleri değil, o dönem ilgili yaşanan olayı da anlatıyor.
Bugün Hz.Muhammedin Hz Zeyd'in karısı ile evlenmesi mevzunu araştırdım. Meal yanlış anlamaya çok açık -ki zaten yanlış anlaşılıyor- ama doğru meal ve ayetin inmesine sebep olan olayı inceleyince mantıklı geliyor. Ama ilk başta beyninden vurulmuşa dönüyorsun.
Araştırmayı tek bir yerden değil birçok kaynaktan araştırırsan doğruyu seçmek daha kolay oluyor.
Bu kısım burda dursun...
Veli abi senin argümanlarınla devam edelim;
- İnsanların aklı karışır diyorsun
1-Allah demiyor mu ki ben istediğime Hidayet veririm( araştıracağım bir başka mevzu da bu)
2-Kadercilik var ise kafası karışacak olan zaten bu inanca göre şimdi veya sonra kafası zaten karışmayacak mı
İkinci mevzu, diyorsun ki;
- İslamın , imanın şartlarını bilmeden bu konular araştırılmaz, doğru bilgilere ulaşamazsın( ulaşılır da hadi dediğin gibi olsun)
Bu temel bilgilere ben veya diğer arkadaşların sahip olup olmadığını bilmiyorsun ki.
Bence bu konuda duygusal davranıyorsun, tepkilerinin sebebi bu, bu kanıya varmamın sebebi de bundan 2-3 ay önce senin verdiğin tepkileri benim de vermiş olmam.
 

Bayraktar

Doğayı Sev Xedos'u Öp!
Yönetici
Moderatör
Konum
İzmir
Araç Markası
Xedos 9
Bence bu konuda duygusal davranıyorsun, tepkilerinin sebebi bu, bu kanıya varmamın sebebi de bundan 2-3 ay önce senin verdiğin tepkileri benim de vermiş olmam.
Bu duygusallık veya hassasiyet aslında inancın varlığından geliyor o yüzden, bu başlıkta yazdığım şuradaki ilk mesajımda aslında değinmek istediğim de tam olarak buydu. Veli Abi'yi çok iyi anlıyorum ve empati kurduğumda kesinlikle hak veriyorum. Şöyle yakın bir örnekle açıklayayım: Yeni evime çıkarken ev sahibi hacı amca iki kuralım var demişti. Birincisi bla bla bla, burayı geçiyorum; ikincisi de eve alkol sokmanı istemiyorum. Dışarıda iç, sarhoş gel ama lütfen evime alkol getirme dedi. Şimdi bu adam hacı ve onun görüşüne göre; benim evine sokacağım içkiden ben onun kiracısı olduğumdan dolayı mes'ul hissetmekte... Benim günah işlememe evi ile vesile olacağını ve buna ortam hazırladığını direkt olmasa da dolaylı olarak imkan sağlamış olduğunu düşündüğünden böyle bir kuralı var; inançlarına paralel olarak. Haklı da, saygı duydum ve kabul ettim zaten... ;)

Şimdi bizim durumumuza dönersek sanırım Veli Abi'nin de böyle bir ortamda inancımızın zedelenmesinden endişeleniyor ve okuyucuların inanç çizgisinden çıkabilme olasılığını göz önünde bulunduruyor ve bu yönden de din çerçevesinde bakarsak o da haklı. ;) Burada yazılan/yazılacak ve birinin dinden uzaklaştıracak herhangi bir kelimenin dahi sorumlusu bizler olacağız Allah katında. Öte yandan da belki de olumlu bir adıma vesile olunacak orası da bilinmez tabi...

Diğer yandan bakarsak da durum diğer kapıya çıkıyor lakin... Ee soru sormadan/akla takılanı söylemeden nasıl olacak bu işler? Bu yönden de sana hak veriyorum... :rolleyes:
Neyse... :cool:
 

Erçay

Aktif
Konum
Ankara
Araç Markası
Subaru Legacy
Araç Renk ve Tip
Siyah - Sedan
oooooo neler kaçırmışım yaw, en sevdiğim konu :D
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Kuran'da hata ve çelişkili ayetler var diyenlere (sözüm meclisten dışarı) İlmine çok güvendiğim ve çoğu videosunu izlediğim Zakir Naik'in verdiği cevabı şuraya iliştireyim, burada sorulan bir çok soruya da başka videolarında çok sade bir dil ve örneklerle cevap vermiştir, tavsiye ederim;

Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

 
Son düzenleme:

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #107
Bayağı bi izlemişliğim var kendisini, güzel cevapları var , anlatımı da çok güzel...
oooooo neler kaçırmışım yaw, en sevdiğim konu :D
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Kuran'da hata ve çelişkili ayetler var diyenlere (sözüm meclisten dışarı) İlmine çok güvendiğim ve çoğu videosunu izlediğim Zakir Naik'in verdiği cevabı şuraya iliştireyim, burada sorulan bir çok soruya da başka videolarında çok sade bir dil ve örneklerle cevap vermiştir, tavsiye ederim;

Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

liği
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Bu duygusallık veya hassasiyet aslında inancın varlığından geliyor o yüzden, bu başlıkta yazdığım şuradaki ilk mesajımda aslında değinmek istediğim de tam olarak buydu. Veli Abi'yi çok iyi anlıyorum ve empati kurduğumda kesinlikle hak veriyorum. Şöyle yakın bir örnekle açıklayayım: Yeni evime çıkarken ev sahibi hacı amca iki kuralım var demişti. Birincisi bla bla bla, burayı geçiyorum; ikincisi de eve alkol sokmanı istemiyorum. Dışarıda iç, sarhoş gel ama lütfen evime alkol getirme dedi. Haklı da, saygı duydum ve kabul ettim zaten... ;)

Şimdi bizim durumumuza dönersek sanırım Veli Abi'nin de böyle bir ortamda inancımızın zedelenmesinden endişeleniyor ve okuyucuların inanç çizgisinden çıkabilme olasılığını göz önünde bulunduruyor ve bu yönden de din çerçevesinde bakarsak o da haklı. ;) Burada yazılan/yazılacak ve birinin dinden uzaklaştıracak herhangi bir kelimenin dahi sorumlusu bizler olacağız Allah katında. Öte yandan da belki de olumlu bir adıma vesile olunacak orası da bilinmez tabi...

Diğer yandan bakarsak da durum diğer kapıya çıkıyor lakin... Ee soru sormadan/akla takılanı söylemeden nasıl olacak bu işler? Bu yönden de sana hak veriyorum... :rolleyes:
Neyse... :cool:
Senin evi tutman, hacı emminin şartlarına bağlıydı ve o şartları kabul ettin ev tutuldu, o şartlara uyarsan hacı emmi ile sorun sıkıntı yaşamazsın, uymazsan da başına tebelleş olur di mi?

* * *

İslamın ve İmanın şartlarını kabul etmek demek senin hacı emminin evi tutma şartlarını kabul etmek demek, hep bunu anlatıyorum... Öyle ya da böyle; Hacı emminin şartlarının yarısı bile işine gelmeseydi evi tutmazdın çünkü evimi tut diye başına silah dayayan olmadı... Evi tuttuysan da, hacı emminin şartlarına göre evinde oturacaksın...

İslamın Şartları:
1-Kelime-i Şehadet; "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" demektir. Anlamı ise;"Ben şehadet ederim ki, (Yani görmüş gibi bilirim ve bildiririm ki) Allah’tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam Onun kulu ve resulüdür."

2-Namaz, İslam'ın beş şartından biri olan, günün belli vaktilerinde ve abdest alınarak yerine getirilen ibadettir. Namaz kılmak, akllı olan ve büluğ çağına giren her erkek ve kadın müslümana farzdır.

3-Oruç, niyet ederek tan yerinin ağarmaya başlamasından itibaren güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsel ilişkiden uzak durmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir.

4-Zekat, nisap miktarı yani borçlarını düştükten sonra alacaklarıyla beraber elinde 96 gram değerinde, para veya ticaret malı olanın kırkta birini zekat vermesi farzdır.

5-Hac, Müslümanların özel bir zamanda bir ibadeti yapmak kasdıyla Mekke'de bulunmasıdır.

İmanın Şartları:

1-Allah'a inanmak

2-Meleklere inanmak

3-Kitaplara inanmak (sadece Kur'an'a değil)

4-Peygamberlere inanmak (hepsine iman)

5-Ahiret Hayatına inanmak

6-Kader ile Hayır Şerrin Allah'tan geldiğine inanmak

Bu şartlardan herhangi birini sorguluyorsan, inanmıyorsan da, ne o hacı emmi sana evi vermiş demek oluyor ne de arabaya benzin konulmuş oluyor... ;)

Veli abi benzini koyacak para yoksa olmaz diyorsun, para varsa da benzini koyarız olur biter zaten. Benzini neden koyacağımızı sorgulamayız , direkt alırız.
Şu görüşüne katılıyorum( bunu da araştırırken farkettim) bir ayet tek başına alıp değerlendirilmemeli. Bunu araştırma yaparken alim kişiler açıklıyor zaten. Sadece bağlantılı ayetleri değil, o dönem ilgili yaşanan olayı da anlatıyor.
Bugün Hz.Muhammedin Hz Zeyd'in karısı ile evlenmesi mevzunu araştırdım. Meal yanlış anlamaya çok açık -ki zaten yanlış anlaşılıyor- ama doğru meal ve ayetin inmesine sebep olan olayı inceleyince mantıklı geliyor. Ama ilk başta beyninden vurulmuşa dönüyorsun.
Araştırmayı tek bir yerden değil birçok kaynaktan araştırırsan doğruyu seçmek daha kolay oluyor.
Bu kısım burda dursun...
Veli abi senin argümanlarınla devam edelim;
- İnsanların aklı karışır diyorsun
1-Allah demiyor mu ki ben istediğime Hidayet veririm( araştıracağım bir başka mevzu da bu)
2-Kadercilik var ise kafası karışacak olan zaten bu inanca göre şimdi veya sonra kafası zaten karışmayacak mı
İkinci mevzu, diyorsun ki;
- İslamın , imanın şartlarını bilmeden bu konular araştırılmaz, doğru bilgilere ulaşamazsın( ulaşılır da hadi dediğin gibi olsun)
Bu temel bilgilere ben veya diğer arkadaşların sahip olup olmadığını bilmiyorsun ki.
Bence bu konuda duygusal davranıyorsun, tepkilerinin sebebi bu, bu kanıya varmamın sebebi de bundan 2-3 ay önce senin verdiğin tepkileri benim de vermiş olmam.
*Benzini koyduğunda araba çalışıyorsa olay da bitmiştir... Yani benzini koyup arabayı çalıştıran kişi imanın ve islamın şartlarını özümsemiştir diyorum verdiğim örnek akılda kalsın diye hep bu yönde... Benzini koydun, arabayı çalıştırdın ama kafanda hep sorular var; "benzinde su var mıdır" "kurşunsuz mu bu benzin" "pompacı 5 liralık verdi ama hakikaten 5 liralık mıydı" soruları kafanda olursa bu iş "sağlıklı" olmaz... Yani amaç arabayı çalıştırmaksa yani "iman etmek" ise sen benzini koyup arabayı çalıştırdığında iman etmişsin demektir... Ne Kur'andaki olmayan çelişki seni yorar, ne Peygamberin eşleri seni ilgilendirir, bilirsin ki bunların hep bir sebebi vardır ve boş yere değildir... Bkz. Ali İmran 7.Ayet...

*Allah; istediğine istediğini verme gücüne sahiptir ve bunu isteyenlere verir... ;) İnsanoğlu oturup 11 şartı özümseyip ona görev davranmak yerine olmadık yerlerden olmadık işler peşine düşerse o hidayeti zor bulur hocam... :) Kulun inanmadığı bir şey için Allah neden versin... Daha önce Skyactiv örneği vermiştim... ;)

*Kadercilik yok dersen ne olur, arabaya benzin konulmamış olur... Çünkü 11 şartın (İman ve İslam şartları) bir tanesi de; kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna iman etmek var... Buraya kadar tartıştığımız şeyleri iman islam esaslarına göre oturtmadıktan sonra kadercilik hakkında ne desek olmaz, Çünkü; arabaya benzini koyduk çalıştırdık ama yola çıkmadık henüz... Yola çıkarsan bununla birlikte diğer şartları da yolda öğrenme ihtimali olur... :)

(İslamın , imanın şartlarını bilmeden bu konular araştırılmaz, doğru bilgilere ulaşamazsın( ulaşılır da hadi dediğin gibi olsun) Bu temel bilgilere ben veya diğer arkadaşların sahip olup olmadığını bilmiyorsun ki.)

Demişsin;

İslamın ve imanın şartlarını herkes bilebilir, yanıldığın nokta şurası hocam... Herkes iman ederse şartlar yerine gelir... ;) Daha önce de yazmıştım, İslam da her şeyi bilmek yetmiyor, uygulamak, inanmak, tatbik etmek şart... Ayrıca; ben kimin neye sahip olup olmadığını bilmiyorum, yazdığım şeyler kişisel değil dikkat edersen, Allah da dinini kişisel yani özel şartlar ile tebliğ etmedi... Hamdi'nin hacı emmisi gibi şartları ortaya koydu, bu şartlarda kim evimi tutarsa ev onun dedi, özellikle Hamdi'ye sen bu şartlara uy ben sana evi vereyim demedi... Aradaki fark önemsiz gibi dursa da, devasa farklar var hocam... Aynen; @Erçay ın paylaşmış olduğun materyallerde anlatıldığı gibi... ;)
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Vay haci amca vaaay... :p Ya abi bu ev olayını aslında ben "dini sorumluluklarla ilgili" olarak örneklemiştim.
Neyse... Birinci kuralı da söyleyeyim mi? :koptum::koptum::koptum:
Biliyorum birinci kuralın ne olduğunu... :koptum: Verdiğimiz örneğin ne olduğunun çok anlamı yok, neyi anlattığının, idrak yollarını temizleyip temizlemediğinin önemi var bence... :)
 

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #111
Senin evi tutman, hacı emminin şartlarına bağlıydı ve o şartları kabul ettin ev tutuldu, o şartlara uyarsan hacı emmi ile sorun sıkıntı yaşamazsın, uymazsan da başına tebelleş olur di mi?

* * *

İslamın ve İmanın şartlarını kabul etmek demek senin hacı emminin evi tutma şartlarını kabul etmek demek, hep bunu anlatıyorum... Öyle ya da böyle; Hacı emminin şartlarının yarısı bile işine gelmeseydi evi tutmazdın çünkü evimi tut diye başına silah dayayan olmadı... Evi tuttuysan da, hacı emminin şartlarına göre evinde oturacaksın...

İslamın Şartları:
1-Kelime-i Şehadet; "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü" demektir. Anlamı ise;"Ben şehadet ederim ki, (Yani görmüş gibi bilirim ve bildiririm ki) Allah’tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam Onun kulu ve resulüdür."

2-Namaz, İslam'ın beş şartından biri olan, günün belli vaktilerinde ve abdest alınarak yerine getirilen ibadettir. Namaz kılmak, akllı olan ve büluğ çağına giren her erkek ve kadın müslümana farzdır.

3-Oruç, niyet ederek tan yerinin ağarmaya başlamasından itibaren güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsel ilişkiden uzak durmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir.

4-Zekat, nisap miktarı yani borçlarını düştükten sonra alacaklarıyla beraber elinde 96 gram değerinde, para veya ticaret malı olanın kırkta birini zekat vermesi farzdır.

5-Hac, Müslümanların özel bir zamanda bir ibadeti yapmak kasdıyla Mekke'de bulunmasıdır.

İmanın Şartları:

1-Allah'a inanmak

2-Meleklere inanmak

3-Kitaplara inanmak (sadece Kur'an'a değil)

4-Peygamberlere inanmak (hepsine iman)

5-Ahiret Hayatına inanmak

6-Kader ile Hayır Şerrin Allah'tan geldiğine inanmak

Bu şartlardan herhangi birini sorguluyorsan, inanmıyorsan da, ne o hacı emmi sana evi vermiş demek oluyor ne de arabaya benzin konulmuş oluyor... ;)


*Benzini koyduğunda araba çalışıyorsa olay da bitmiştir... Yani benzini koyup arabayı çalıştıran kişi imanın ve islamın şartlarını özümsemiştir diyorum verdiğim örnek akılda kalsın diye hep bu yönde... Benzini koydun, arabayı çalıştırdın ama kafanda hep sorular var; "benzinde su var mıdır" "kurşunsuz mu bu benzin" "pompacı 5 liralık verdi ama hakikaten 5 liralık mıydı" soruları kafanda olursa bu iş "sağlıklı" olmaz... Yani amaç arabayı çalıştırmaksa yani "iman etmek" ise sen benzini koyup arabayı çalıştırdığında iman etmişsin demektir... Ne Kur'andaki olmayan çelişki seni yorar, ne Peygamberin eşleri seni ilgilendirir, bilirsin ki bunların hep bir sebebi vardır ve boş yere değildir... Bkz. Ali İmran 7.Ayet...

*Allah; istediğine istediğini verme gücüne sahiptir ve bunu isteyenlere verir... ;) İnsanoğlu oturup 11 şartı özümseyip ona görev davranmak yerine olmadık yerlerden olmadık işler peşine düşerse o hidayeti zor bulur hocam... :) Kulun inanmadığı bir şey için Allah neden versin... Daha önce Skyactiv örneği vermiştim... ;)

*Kadercilik yok dersen ne olur, arabaya benzin konulmamış olur... Çünkü 11 şartın (İman ve İslam şartları) bir tanesi de; kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna iman etmek var... Buraya kadar tartıştığımız şeyleri iman islam esaslarına göre oturtmadıktan sonra kadercilik hakkında ne desek olmaz, Çünkü; arabaya benzini koyduk çalıştırdık ama yola çıkmadık henüz... Yola çıkarsan bununla birlikte diğer şartları da yolda öğrenme ihtimali olur... :)

(İslamın , imanın şartlarını bilmeden bu konular araştırılmaz, doğru bilgilere ulaşamazsın( ulaşılır da hadi dediğin gibi olsun) Bu temel bilgilere ben veya diğer arkadaşların sahip olup olmadığını bilmiyorsun ki.)

Demişsin;

İslamın ve imanın şartlarını herkes bilebilir, yanıldığın nokta şurası hocam... Herkes iman ederse şartlar yerine gelir... ;) Daha önce de yazmıştım, İslam da her şeyi bilmek yetmiyor, uygulamak, inanmak, tatbik etmek şart... Ayrıca; ben kimin neye sahip olup olmadığını bilmiyorum, yazdığım şeyler kişisel değil dikkat edersen, Allah da dinini kişisel yani özel şartlar ile tebliğ etmedi... Hamdi'nin hacı emmisi gibi şartları ortaya koydu, bu şartlarda kim evimi tutarsa ev onun dedi, özellikle Hamdi'ye sen bu şartlara uy ben sana evi vereyim demedi... Aradaki fark önemsiz gibi dursa da, devasa farklar var hocam... Aynen; @Erçay ın paylaşmış olduğun materyallerde anlatıldığı gibi... ;)
Abi ömrümü yedin valla :) :)
Diyelim ki ben ateistim ve İslam beni inandırırsa müslüman olacam. Kuran gerçekten Allah kelamı mı , yoksa peygamberin uydurması mı, ben onca burdan başlarım. Önce gidip namazı orucu öğrenmem. Ama sen diyorsun ki yok önce kuralları öğren. Önce kuralları mı öğrenirsin, yoksa kuralları koyanın kim olduğunu mu?
Kural koyucuyu öğrenirim, çünkü kural koyucu gerçek otorite değilse kuralları da uygulamam.
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Abi ömrümü yedin valla :) :)
Diyelim ki ben ateistim ve İslam beni inandırırsa müslüman olacam. Kuran gerçekten Allah kelamı mı , yoksa peygamberin uydurması mı, ben onca burdan başlarım. Önce gidip namazı orucu öğrenmem. Ama sen diyorsun ki yok önce kuralları öğren. Önce kuralları mı öğrenirsin, yoksa kuralları koyanın kim olduğunu mu?
Kural koyucuyu öğrenirim, çünkü kural koyucu gerçek otorite değilse kuralları da uygulamam.
Takdir senin hocam, 6 sayfa içinde hep aynı şeyi yazdım... İnananın sorgulayacağı şeyler ile inanmayanın sorgulayacağı şeyler farklıdır... İnanan bilir ki 11 şartın gereği koşulsuz iman etmiştir...

Gelinliğin rengi nedir sorusuna bütün dünya insanları beyaz diye cevap verir... Fakat, birilerinin beyaz olmamalıdır veya beyaz değildir cevabı gelinliğin beyaz olduğu gerçeğini değiştirmez... ;)

Edith; İslam seni inandırmıyor hocam, insanoğlu kendisi iman ediyor, içinde bu yönde niyet istek heves yoksa, seni kimse bir şeye inandıramaz... Sen istersin ki; Kur'an Allah kelamıdır, öyle inanırsın, Sen istersin ki; Peygamber uydurmasıdır öyle bakarsın olaya... Akıl ile vahiy sorgulandığı sürece sen hep bir şeylerin yanlış, mantıksız olduğunu düşünürsün... Çünkü; Yadan ile yaratılan arasındaki fark tahayyül edilemeyecek kadar büyüktür ve bunu akıl almaz... ;) İman devreye girer...

Hep bu yüzden, temel kaide diyorum, şartlar diyorum, ilim, bilim diyorum...
 
Son düzenleme:

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #113
Takdir senin hocam, 6 sayfa içinde hep aynı şeyi yazdım... İnananın sorgulayacağı şeyler ile inanmayanın sorgulayacağı şeyler farklıdır... İnanan bilir ki 11 şartın gereği koşulsuz iman etmiştir...

Gelinliğin rengi nedir sorusuna bütün dünya insanları beyaz diye cevap verir... Fakat, birilerinin beyaz olmamalıdır veya beyaz değildir cevabı gelinliğin beyaz olduğu gerçeğini değiştirmez... ;)

Edith; İslam seni inandırmıyor hocam, insanoğlu kendisi iman ediyor, içinde bu yönde niyet istek heves yoksa, seni kimse bir şeye inandıramaz... Sen istersin ki; Kur'an Allah kelamıdır, öyle inanırsın, Sen istersin ki; Peygamber uydurmasıdır öyle bakarsın olaya... Akıl ile vahiy sorgulandığı sürece sen hep bir şeylerin yanlış, mantıksız olduğunu düşünürsün... Çünkü; Yadan ile yaratılan arasındaki fark tahayyül edilemeyecek kadar büyüktür ve bunu akıl almaz... ;) İman devreye girer...

Hep bu yüzden, temel kaide diyorum, şartlar diyorum, ilim, bilim diyorum...
Abi sen dua et müslüman bir ailede doğmuşsun , islamı bulamazdın. :) :)
Çünkü senin düşüncene göre hiç kimse sonradan islamı ve Allah'ı bulamaz.
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Abi sen dua et müslüman bir ailede doğmuşsun , islamı bulamazdın. :) :)
Çünkü senin düşüncene göre hiç kimse sonradan islamı ve Allah'ı bulamaz.
Dini, ben aileden öğrenmedim... Ortaokuldaki din dersi hocamdan Allah razı olsun... Nasıl öğretilecekse o şekilde anlatıp uygulattı, öğretti... İstemeyene İslam dahil hiç bir şey nasip olmaz.

Ayrıca, ben öğrenmek/inanmak istemesem veya peygamberin eşleri ile hurilere nurilere takılsam yine olmazdı. :)
 

romulus

Aktif
Konum
Kayseri
Araç Markası
Sephia
Araç Renk ve Tip
Sedan
Ben kendi çizgimde devam edeyim :)
İslam öyle ahım şahım zor bir din değil.Doğrusu zor bile değil.Zorlaştıran insanlar.Bunda sorumlular din düşmanları hemde dinin içindekiler.Bu konuya derinlemesine girmek gerek lakin iş siyasete kadar dayanacağı için hiç girmeyeceğim.
Şuan gördüğüm kadarıyla ikiye bölünmüş bir anlayış var.Bir taraf hadis,sünnet ve benzeri kitaplar ile Kuranın desteklenmesini ön görürken diğer taraf sadece Kuran yeter diyor.Bu sadece Kuran diyen gruplardan ciddi tehlike arzeden bir çok grup biliyorum.Tvlerden nerden olacak :) Yan kitap meraklısı ülkemiz müslümanlarının bir çoğunun da hoşuna giden ya da desteklediği gruplardan ise işi ciddi ciddi ticarete dökmüş bir çoğunun olduğuda muhakkak.Herif 4 farzı olan abdest için kitap yazabiliyor misal.Niye, elbette ki Allah rızası.
Peki biz nasıl zorlaştırıyoruz bu dini?
Eğitim yok çünkü.İnsanlar bilinçli değil.Çoğu kaç rekat namaz var bihaber.Bilenlerin çoğuda camiye giderken ne yaptığını dün yazdım :) Din alanında devletin nerdeyse katkısı yok.Hal böyle olunca da meydan özel gruplara kalıyor.Sonucuda hep birlikte gördük.
Din, çoğu zaman suistimal edilmiştir.Siyasiler oy için,gruplar rant için hep dini kullanmıştır.Zorlaştırdığımız için dinin temelinin Allah rızası ve karşılıksız olduğunu hep gözden öteledik.Sözde din için hizmet eden grupların topladığı paralar,kurduğu vakıflar vs. Allah rızasından olmayan bir çok karşılık vardır hemen hepsinde.Misalen kurban kesimi de yapan bu grupların kesimhanede millete çay ya da getir götür işi için bünyesinde ki öğrencileri kullanmasından ne kadar Allah rızası gözettiği ortadayken bunu hep görmezden geldik.Bir bakıma Yüce Dinimizin kullanılmasını göz yumduk.
Dini siyasetin merkezine koyduk.Sanki siyasiler olmazsa bu din yaşanamayacak,unutulacak hissi verildi.Bunun için Cumhuriyet tarihine bakıldığında bir çok olay görülebilir.Sadece sağ kesim değil sol kesiminde bunda büyük rolü vardı.Şimdiler teseddüre insan özgürlüğü diye haykıran sol kesim malum dönemde deve kuşu gibi kuma sokmuştu kafasını.
Yukarıda da değindiğim gibi dini ticaretin de merkezine koyduk.Hem din adına kitaplar vs diyerek yeni bir pazar oluşumu ve rantçılar türettik hem de dindar kesim diye yeni pazarın söz sahipleri oluşturduk.Bunlar hep birbiri ile iş tutmaya başlamasıyla adamcılığın ekmeğine yağ sürülmüş oldu.Yoksa berber dükkanında dini bir gruba ait kitap,dergi ya da gazetenin ne işi vardı.
Dini hep kendimize göre belirledik.Osmanlı Sultanlarının zamanında yaptığı fetva almayı (hadi onlar en azından devletin ileri gelen aliminden alıyorlardı) kendi kendimize vermeye başladık.Eğer ki çıkarımız varsa dine bu yandan yoksa diğer yandan baktık.Kısacası çocuklu aile sen isen "ne yapayım, çocukları bağlayım mı, idare ediverin,Allahtan korkunuz yok mu,siz hiçmi çocuk büyütmediniz" deyip yıllar sonra çoluk çocuk kalmadığında bu sefer aşağı ya da yukarı kata gürültü rahatsızlığından gidip" Allahtan kork birader,bu kadar gürültü yapılır mı" dedik.
Devlet eliyle dini bir türlü beceremedik çünkü hep din adamları siyasal oldu. Gönül işinde bu tür kafadan ayrımcılık malumunuz.Fenerbahçeli olarak GS li bana kendi başarısını ne kadar anlatsa boş olduğu gibi yani.Gerçi Gsnin başarısıda tarafsız olarak düşününce bile boş :)
Din ile yobazlığı malesef birleştirdik.Alkol alana gavur diyecek kadar ileri gittik.Gizliden alkol aldık.Ramazanda lokantamı açık olur diyerek tepki gösterdik.İbadet etmeyenlere hep kötü gözle baktık.Sanki edenin kurtuluşu garantiymiş gibi.Kısacası dini ibadetlere indirgedik,sonra oda zor gelmeye başladı.
Son olarak esas bu dinin kullanım klavuzu niteliğinde ki kitabı bile çeviremedik.Bu bence en büyük ayıbımız.Herkes konuşurken Kuranı okudun mu diye soruyorda kimin yazdığını okuyalım diyen yok.Diyen var tabi,herkes kendine yakın gördüğü grubun,kişinin kitabını tavsiye ediyor ama böyle olmamalı.Sabit bir tane tefsir olmalı ve onu okuyanın gerçekten Kuran okuduğu belli olmalı.Din alimlerin bir kısmı nesh var diğeri yok derken neyi yazalımda konuşalım.
Hal böyle olunca da inanmayan kaynakların türettiği bu tip kalıplaşmış sorular karşısında , zaten kaynağı sınırlı olan ülkemiz müslümanlarının aklının karışması normal olabilir.
Ne diyelim Allah sonumuzu hayr etsin.
(Ya şimdi yazdıklarımı tekrar okudumda Cuma Hutbesi gibi olmuş, geride siliyorum çıkıp giriyorum bu konuya girince geri geliyor yazı.Neyse sizde okuyuverin.:) )
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin, diye; Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın İslam Dini, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona (Dine) dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona (Dine) ulaştırır." (Şurâ - 13)

"(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır. Allah’ın çağrısına uyulduktan sonra O’nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır." (Şurâ 15-16)

* * *

İnananlar için kitapta delil çok... ;)
 

Erçay

Aktif
Konum
Ankara
Araç Markası
Subaru Legacy
Araç Renk ve Tip
Siyah - Sedan
Ben kendi çizgimde devam edeyim :)
İslam öyle ahım şahım zor bir din değil.Doğrusu zor bile değil.Zorlaştıran insanlar.Bunda sorumlular din düşmanları hemde dinin içindekiler.Bu konuya derinlemesine girmek gerek lakin iş siyasete kadar dayanacağı için hiç girmeyeceğim.
Şuan gördüğüm kadarıyla ikiye bölünmüş bir anlayış var.Bir taraf hadis,sünnet ve benzeri kitaplar ile Kuranın desteklenmesini ön görürken diğer taraf sadece Kuran yeter diyor.Bu sadece Kuran diyen gruplardan ciddi tehlike arzeden bir çok grup biliyorum.Tvlerden nerden olacak :) Yan kitap meraklısı ülkemiz müslümanlarının bir çoğunun da hoşuna giden ya da desteklediği gruplardan ise işi ciddi ciddi ticarete dökmüş bir çoğunun olduğuda muhakkak.Herif 4 farzı olan abdest için kitap yazabiliyor misal.Niye, elbette ki Allah rızası.
Peki biz nasıl zorlaştırıyoruz bu dini?
Eğitim yok çünkü.İnsanlar bilinçli değil.Çoğu kaç rekat namaz var bihaber.Bilenlerin çoğuda camiye giderken ne yaptığını dün yazdım :) Din alanında devletin nerdeyse katkısı yok.Hal böyle olunca da meydan özel gruplara kalıyor.Sonucuda hep birlikte gördük.
Din, çoğu zaman suistimal edilmiştir.Siyasiler oy için,gruplar rant için hep dini kullanmıştır.Zorlaştırdığımız için dinin temelinin Allah rızası ve karşılıksız olduğunu hep gözden öteledik.Sözde din için hizmet eden grupların topladığı paralar,kurduğu vakıflar vs. Allah rızasından olmayan bir çok karşılık vardır hemen hepsinde.Misalen kurban kesimi de yapan bu grupların kesimhanede millete çay ya da getir götür işi için bünyesinde ki öğrencileri kullanmasından ne kadar Allah rızası gözettiği ortadayken bunu hep görmezden geldik.Bir bakıma Yüce Dinimizin kullanılmasını göz yumduk.
Dini siyasetin merkezine koyduk.Sanki siyasiler olmazsa bu din yaşanamayacak,unutulacak hissi verildi.Bunun için Cumhuriyet tarihine bakıldığında bir çok olay görülebilir.Sadece sağ kesim değil sol kesiminde bunda büyük rolü vardı.Şimdiler teseddüre insan özgürlüğü diye haykıran sol kesim malum dönemde deve kuşu gibi kuma sokmuştu kafasını.
Yukarıda da değindiğim gibi dini ticaretin de merkezine koyduk.Hem din adına kitaplar vs diyerek yeni bir pazar oluşumu ve rantçılar türettik hem de dindar kesim diye yeni pazarın söz sahipleri oluşturduk.Bunlar hep birbiri ile iş tutmaya başlamasıyla adamcılığın ekmeğine yağ sürülmüş oldu.Yoksa berber dükkanında dini bir gruba ait kitap,dergi ya da gazetenin ne işi vardı.
Dini hep kendimize göre belirledik.Osmanlı Sultanlarının zamanında yaptığı fetva almayı (hadi onlar en azından devletin ileri gelen aliminden alıyorlardı) kendi kendimize vermeye başladık.Eğer ki çıkarımız varsa dine bu yandan yoksa diğer yandan baktık.Kısacası çocuklu aile sen isen "ne yapayım, çocukları bağlayım mı, idare ediverin,Allahtan korkunuz yok mu,siz hiçmi çocuk büyütmediniz" deyip yıllar sonra çoluk çocuk kalmadığında bu sefer aşağı ya da yukarı kata gürültü rahatsızlığından gidip" Allahtan kork birader,bu kadar gürültü yapılır mı" dedik.
Devlet eliyle dini bir türlü beceremedik çünkü hep din adamları siyasal oldu. Gönül işinde bu tür kafadan ayrımcılık malumunuz.Fenerbahçeli olarak GS li bana kendi başarısını ne kadar anlatsa boş olduğu gibi yani.Gerçi Gsnin başarısıda tarafsız olarak düşününce bile boş :)
Din ile yobazlığı malesef birleştirdik.Alkol alana gavur diyecek kadar ileri gittik.Gizliden alkol aldık.Ramazanda lokantamı açık olur diyerek tepki gösterdik.İbadet etmeyenlere hep kötü gözle baktık.Sanki edenin kurtuluşu garantiymiş gibi.Kısacası dini ibadetlere indirgedik,sonra oda zor gelmeye başladı.
Son olarak esas bu dinin kullanım klavuzu niteliğinde ki kitabı bile çeviremedik.Bu bence en büyük ayıbımız.Herkes konuşurken Kuranı okudun mu diye soruyorda kimin yazdığını okuyalım diyen yok.Diyen var tabi,herkes kendine yakın gördüğü grubun,kişinin kitabını tavsiye ediyor ama böyle olmamalı.Sabit bir tane tefsir olmalı ve onu okuyanın gerçekten Kuran okuduğu belli olmalı.Din alimlerin bir kısmı nesh var diğeri yok derken neyi yazalımda konuşalım.
Hal böyle olunca da inanmayan kaynakların türettiği bu tip kalıplaşmış sorular karşısında , zaten kaynağı sınırlı olan ülkemiz müslümanlarının aklının karışması normal olabilir.
Ne diyelim Allah sonumuzu hayr etsin.
(Ya şimdi yazdıklarımı tekrar okudumda Cuma Hutbesi gibi olmuş, geride siliyorum çıkıp giriyorum bu konuya girince geri geliyor yazı.Neyse sizde okuyuverin.:) )
bugün de cuma zaten, kamet getireyim de bari garaj olarak cuma'yı da eda edelim :D
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

"(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır. Allah’ın çağrısına uyulduktan sonra O’nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır." (Şurâ 15-16)
"Ey Muhammed" yazdığını görünce şaşırdım biran, sonra baktım ki parantez içindeymiş. Neden şaşırdığıma gelecek olursak (belki bilmeyenler vardır) Allah (c.c), peygamberimiz Hz Muhammed (sav)'e Kuran'da hiç ismiyle hitap etmemiştir.
 
Son düzenleme:

Montimpex

Katılımcı
Konum
İzmir
Araç Markası
2006 Mazda 6 A/T
Araç Renk ve Tip
Siyah / Sedan
Sn. İnciraltı; Sorularınız ve sorgulamalarınız çok yerinde ve doğrudur.. Bence devam edin ve kimsenin bu yoldaki arayışlarınıza olumsuz eleştiri getirmesine izin vermeyin. İnanan kimseler için hesap gününde sorguya bireysel çekileceğiz. Dur ben şu alime sorayım ya da ama şu kitapta böyle yazıyordu demek bizi kurtarmayacaktır.
Japonya'da doğmuş adama İslamın nesini öğreteceksin? Hatta nasıl öğreteceksin? Adamlar zaten bu dünyada cenneti yaratmışlar. İslamiyet onların hayat kalitesine ekstra ne katacak? Sen de Türkiye'de değilde İsviçre'de doğabilirdin o zaman doğrudan cehennememi gidecektin? Olaya bu açıdan baktığımızda konuya daha derin inilmesi gerektiğini düşünebiliriz.
İslamiyet "nakilcilerin" yani biz atalarımızdan ne gördüysek onu uygularız diyenler yüzünden yozlaştırılmıştır. Hatta şu anda hatırlayamadığım birçok ayette bununla ilgili ciddi uyarılar vardır. Yani "atalarınızdan bulduğunuz ve öğrendiğiniz din ya yanlışsa" gibi çok kritik uyarılar yapılmakta ve insanı düşünmeye sevk eden ayetlerdir.
Din olayına sadece dar bir çerçeveden bakmak çok yanlış olacaktır. Yani "ama Kuranda şöyle canice (haşa) bir ayet var, insanları öldürün deniyor" kolaycılığına kaçıp topyekun İslama ve Kurana kuşkuyla yaklaşmak çok yanlış olacaktır. Peygamber efendimiz hiçbir zaman saldırı savaşı yapmamış ve hep savunma savaşı vermiştir. Kurandaki "öldürme" olgusu size saldıranlar ile mücadele edin demektedir. Hatta Peygamberimizin şöyle vasiyeti olduğu söylenir" beni haksız yere kan dökülerek elde edilen topraklara sakın gömmeyin" bu anlayışı tüm Peygamber soyu da devam ettirmiştir. Öncelikle yapılması gereken Dinler ve Peygamberler tarihini objektif şekilde kaleme almış yazarların kitaplarından bu süreci anlamamız gerekecektir. İnsanlara neden bir elçi yollanıyor? Bu elçiler nasıl bir hayat yaşamışlar? Gönderildikleri toplumlar ne yapmışlar ve sonları ne olmuş? gibi tarihsel olayları iyi analiz etmemiz lazım. İnsanlar neden ders almıyorlar? Onları bu acze düşüren (ego, nefis, para hırsı, güç hırsı, kadın hırsı, cana kıyma) psikolojik durumları anlamak lazım. Sonra bu zamana gelelim ve iki bin yıl önce yaşanan durumların hala devam ettiğini göreceksiniz. Hatta bunun örneklerini kendimizden bile bulabiliriz. Şükretmeme, tatmin olmama, kıskançlık, haset, savaşlar ve bir yaradanın varlığına hala kuşkuyla yaklaşma gibi..

İnanç, inanmak, iman aslında zihinsel bir durumdur ve dini işin içine katmazsak aslında doğal ve evrensel bir olaydır. Yani çok arzuladığımız bir şeyi zihin yoluyla olmasını istemek, hayal kurmak, ve hep olması için olumlama yapmak (Dua etmek) sonunda o şeyin olmasına sebep olacaktır.
Bu zihinsel duruma (maneviyata) Budistler ve Hindular "meditasyon ve yoga" Müslümanlar; "zikir ve namaz" yoluyla ulaşmışlardır. Çok ilginçtir kuantum fiziğinde de benzer durumlar anlatılmaktadır. Onlarda buna "çekim yasası" demektedir.

Bu yola çıkacak insanın öncelikle bize okullarda öğretilen şekilci ve nakilci din bilgisini kenara koyması lazım.. Uydurma hadis ve Sünnet ile Kurandan uzaklaşılmış (akıl ve bilim terke edilmiş) ve iktidar sahibi güçlerin oyuncağı haline getirilmişiz. Peygamber efendimizin hayatını iyi anlamalıyız. Kuran mealini farklı kişilerden Türkçe okuyup ne kadar bütünsel ve muhteşem bir kitap olduğunun farkına varmalıyız. Bize yıllarca kuranı ölülere okuttular ve evde kimsenin ulaşamayacağı yere astırdılar. Kuran ölüye değil dirilere indirilmiştir.
Son olarak en çok karşı olduğum konu ise insanlar masumca bu sorgulamaları yaparken bazılarının" vay efendim bu sorular iman etmiş adamı yoldan çıkarır" demeleridir. benzer süreç hristiyan misyonerlere de uygulanıyor ve onlar suçlanıyor. Buna en güzel cevabı Prof. Dr. Sinan Canan veriyor. "İman bu şekilde gidecekse bırakın gitsin zaten, dönerse sizindir". Zayıf imana sahip olmaktansa Ateist olması daha iyidir.. En azından ateistler yaşları ilerledikçe yaşadıklarıyla ve sorgulamalarıyla bir gün iman ediyorlar.. (çevremde çok örnek var)
 

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #120
"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin, diye; Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın İslam Dini, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona (Dine) dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona (Dine) ulaştırır." (Şurâ - 13)

"(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır. Allah’ın çağrısına uyulduktan sonra O’nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır." (Şurâ 15-16)

* * *

İnananlar için kitapta delil çok... ;)
İnanana delile gerek yok :) :)
 
Üst Alt