İlahi Dinler

HakanEMRE

Aktif
Konum
Bolu-Ş.Urfa
Araç Markası
2004 - HONDA ACCORD
Araç Renk ve Tip
FÜME
Kur'an 23 sene gibi uzun bir sürede tamamlanmış. Farklı zamanlarda, o anki olaylara göre ayetler gönderildiğinden, çelişkili gibi duran ayetleri tefsirci ilmi bilgisi olmadan anlamak zor diye düşünüyorum.
5-6 yıl önce ateist olduğunu söyleyen bir arkadaş bana Kur'an da miras paylaşımının yanlış olduğu söyledi. O an ayeti internetten bulup okuyup kağıt üzerinde rasyonel sayılarla problem çözer gibi yazdı çizdi, her ne kadar iddia ettiği gibi matematiksel sonuç çıksada ben inanmadın bunun bir sırrı vardır deyip müsait zamanda araştırmıştım. Aradan uzun bir zaman geçtiği için nerede araştırdığımı hatırlamıyorum ama ateist arkadaşın tezini çürüten bir açıklama burda var
 

romulus

Aktif
Konum
Kayseri
Araç Markası
Sephia
Araç Renk ve Tip
Sedan
Kur'anda birbiriyle çelişen veya aynı konu ile ilgili farklı nicelik belirtilmiş midir?
Mesaj otomatik olarak birleştirildi: Bugün 18:17
alak suresi 2. ayet : allah insanı bir kan pıhtısından yarattı!

nur suresi 45 ayet : allah bütün canlıları sudan yarattı. işte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. allah dilediğini yaratır. çünkü allah her şeye hakkıyla gücü yetendir

hicr suresi 26. ayet : andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık
Çelişen ayet olamaz. Sadece bizim dar ilimimiz ile anlayamadığımız ya da yorumlayamadigimiz konular olabilir. Misal yukarda ki ayetlerde birinde geçen insan kelimesi ilk insanı kastederken diğerinde canlıların üremesi üzerine ifade edilmiştir. Diller farklı olunca tercumede bir o kadar değişik olabilir. Tabi bunun için güvenilir bir tefsir den başka çıkar yol yok. Meal ile bir yere varilamaz.
Birde bir arkadaş ayetleri insanlar sonradan kitaplastiriken yanlış olmuş olabilir demiş. Bu çok tehlikeli bir söz. Eğer ki Müslüman biri bunu benim anladığım gibi söylemiş ise dinden çıkmış olur. Ayetler değişmedi. Ayet ile Hadisi karıştırmayalım.
 

romulus

Aktif
Konum
Kayseri
Araç Markası
Sephia
Araç Renk ve Tip
Sedan
Din hakkında esasen benim yazmak istediklerini bunlar değil. Neler peki?
Din gönül işidir, vicdan işidir. İnanan bir müslümanın gerekliliklerini yerine getirmesidir. Nedir bu gereklililikler. Hemen namaz,oruç demeyin lütfen. Yapılan en büyük yanlış bu. Oruç tutmaya iş bitmiyor. İbadet etmeyle bir şey bitmiyor tam tersine başlıyor. İslam demek doğruluk demektir. Her konuda doğru dosdoğru olmaktır. Onun bunun karısına kızına yan gözle bakmamak demektir. Emanet edilene gözü gibi bakmak demektir. Karşıdaki insanın kalbinden bile olumsuz düşünce olusturmamak demektir. Hedef bu olmalı.
Camiye gitmek için adım sayısına göre sevap bekleyerek uzak camiyi seçmek değil. Faiz yiyene vay gavur vay diyerek ben faize bulasmıyorum efendim, faizsiz finanstan para aldım ya da yatırdım değil. Allah'ı mi kandırıyorsun bre deyus?Adımdan sevap umarak gidilen uzak cami süresinde giybetini etmedigin komşunun kalmamasi daha mı sevap bre deyus? Komşun aç kalırken rahat rahat uyurken vicdanın rahat mı bre deyus? Halı hazırda bir ttarikate ve ya gruba üye iken,onların sohbet vslerine haftada bir müdavim iken , suçluluğu ispat edilmemiş olmasına rağmen işinden gücünden olan belki de tıpkı senin gibi kandirilarak o gruba mensup olmuş insanlara daha da beter olsun i.neler derken ,peki senin grubun farkı var mı ,biliyormusun senin üst yönetim ne naneler yiyor deyince "bizimkiler öyle değil,vatanı milleti için canını verir" gibi çok sığ bir fikri savunurken ciddi misin bre deyus?
Oruçlu iken helal olan yeme içme bile haram kilinmisken giybet ederek,harama bakarak sevap mi bekliyorsun bre deyus?
Daha bu satıra tonlarca madde madde satırlar ilave edilir ama ne benim yazacak ne sizin okuyacak vaktiniz var. Dini bu eksenden bu pazardan cikartmadiktan sonra hem siyasi hem ticari alanda devam li suistimale uğrayacaktır.
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Din hakkında esasen benim yazmak istediklerini bunlar değil. Neler peki?
Din gönül işidir, vicdan işidir. İnanan bir müslümanın gerekliliklerini yerine getirmesidir. Nedir bu gereklililikler. Hemen namaz,oruç demeyin lütfen. Yapılan en büyük yanlış bu. Oruç tutmaya iş bitmiyor. İbadet etmeyle bir şey bitmiyor tam tersine başlıyor. İslam demek doğruluk demektir. Her konuda doğru dosdoğru olmaktır. Onun bunun karısına kızına yan gözle bakmamak demektir. Emanet edilene gözü gibi bakmak demektir. Karşıdaki insanın kalbinden bile olumsuz düşünce olusturmamak demektir. Hedef bu olmalı.
Camiye gitmek için adım sayısına göre sevap bekleyerek uzak camiyi seçmek değil. Faiz yiyene vay gavur vay diyerek ben faize bulasmıyorum efendim, faizsiz finanstan para aldım ya da yatırdım değil. Allah'ı mi kandırıyorsun bre deyus?Adımdan sevap umarak gidilen uzak cami süresinde giybetini etmedigin komşunun kalmamasi daha mı sevap bre deyus? Komşun aç kalırken rahat rahat uyurken vicdanın rahat mı bre deyus? Halı hazırda bir ttarikate ve ya gruba üye iken,onların sohbet vslerine haftada bir müdavim iken , suçluluğu ispat edilmemiş olmasına rağmen işinden gücünden olan belki de tıpkı senin gibi kandirilarak o gruba mensup olmuş insanlara daha da beter olsun i.neler derken ,peki senin grubun farkı var mı ,biliyormusun senin üst yönetim ne naneler yiyor deyince "bizimkiler öyle değil,vatanı milleti için canını verir" gibi çok sığ bir fikri savunurken ciddi misin bre deyus?
Oruçlu iken helal olan yeme içme bile haram kilinmisken giybet ederek,harama bakarak sevap mi bekliyorsun bre deyus?
Daha bu satıra tonlarca madde madde satırlar ilave edilir ama ne benim yazacak ne sizin okuyacak vaktiniz var. Dini bu eksenden bu pazardan cikartmadiktan sonra hem siyasi hem ticari alanda devam li suistimale uğrayacaktır.
Maalesef kere maalesef... :(
 

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #86
M
Kur'an 23 sene gibi uzun bir sürede tamamlanmış. Farklı zamanlarda, o anki olaylara göre ayetler gönderildiğinden, çelişkili gibi duran ayetleri tefsirci ilmi bilgisi olmadan anlamak zor diye düşünüyorum.
5-6 yıl önce ateist olduğunu söyleyen bir arkadaş bana Kur'an da miras paylaşımının yanlış olduğu söyledi. O an ayeti internetten bulup okuyup kağıt üzerinde rasyonel sayılarla problem çözer gibi yazdı çizdi, her ne kadar iddia ettiği gibi matematiksel sonuç çıksada ben inanmadın bunun bir sırrı vardır deyip müsait zamanda araştırmıştım. Aradan uzun bir zaman geçtiği için nerede araştırdığımı hatırlamıyorum ama ateist arkadaşın tezini çürüten bir açıklama burda var
https://kurandaceliskiolmaz.com/kuranda-miras-paylasiminda-matematiksel-bir-hata-var-midir/
Miras ile ilgili ayet çok karışık görünüyor, Araplar bunu kolayca çözüyorlarmıydı acaba.
Arapça o günden bugüne çok değişmiştir, şimdi Araplar Kuran'ı net anlayamıyorlardır.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Bir sayfa buldum, çok güzel açıklamalar var, mantıklı.
Araştırmaya devam ...
 
Son düzenleme:

HakanEMRE

Aktif
Konum
Bolu-Ş.Urfa
Araç Markası
2004 - HONDA ACCORD
Araç Renk ve Tip
FÜME
Din hakkında esasen benim yazmak istediklerini bunlar değil. Neler peki?
Din gönül işidir, vicdan işidir. İnanan bir müslümanın gerekliliklerini yerine getirmesidir. Nedir bu gereklililikler. Hemen namaz,oruç demeyin lütfen.
Ziyadesiyle katılıyorum. İslamın şartı olan 5 şeyi yapmakla dindar olunmuyor...Yakın bir zamanda son hac mevsiminde teyzemler hacca gitti. Uğurlama töreninden sonra teyze çocukları ile bahçede otururken teyzeoğlu arabadan kuş kafesine benzer bişey getirdi. İçinde kedi var. Sokak kedisi, araba çarpmış, kalça kemiği kırılmış zor yürüyor, bizimkide acımış veterinere götürmüş tedavi ettirmiş. Asgari ücretten biraz fazla maaş aldığı hâlde 500₺ veterinere ameliyat parası vermiş.
Şimdi teyzemler binlerce liraya büyük baş hayvanlarını satıp hacca gittiler Allah kabul etsin Allah katında elbet büyük sevabı vardır ama bizim teyzeoğlu 500 liraya hac sevabı kazandı diye düşünüyorum ben.
Anlattığım bu olay biraz konu dışı oldu ama günümüzde vicdan, merhamet çok azaldı, hakka hukuka dikkat eden insan çok azaldı, müstehcenlik arttı nefisle mücadele etmek çok zorlaştı vs. Namaz kılmamız, oruç tutmamız, hacca gitmemiz, zekât vermemiz, kelimeyi şehadet getirmemiz şart ama haram ve helal olan şeyleride iyi bilmek idrak etmek ve uygulamak gerek
 

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #89
1 erkeğe karşı 2 kadının şahitliğini , biri yedek , asıl şahit unutursa diye açıklamış ama bu bana mantıklı gelmedi( erkek de unutabilir). 1 kadın tek başına erkeklerin içinde bulunmasın diye 2 kadın demiştir düşünüyorum.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:

ramorotti

Sessiz
Konum
Kocaeli
Araç Markası
Mazda 3 Touring - 2011
Araç Renk ve Tip
Sedan - Beyaz
Hep şartlardan kabullerden başlayarak birşeyler doğrulanmaya çalışılıyor tefsir gibi çalışmalarda. Zamanın şartlarına göre indirilmiş söylenmiş yaşanmış şeyler için günümüzde bunları uygulamak ne kadar mümkün? Bunun geçmişte kaldığını şuan uygulanabilir şeyler olmadığını sayın cumhurbaşkanıda görmüş ki bununla ilgili bir konuşmasında güncellemeden bahsetti peki böyle birşey mümkün mü tabiki değil cezası ölümdür bu yüzden asılmış ve hakkında ölüm fermanı yayınlanmış birçok insan var. Güncelliğini yitirmiş günümüz dünyası ile ilgili bir yol göstermeyen İslam dünyasının insanlık mirasına son 500 yılda yaptığı katkı nedir? Hangi aşıyı bulmuş, hangi teknolojiyi geliştirmiş, hangi toplumsal sorunu çözmüş? Buna karşılık ateist ya da hristiyan ya da yahudi ya da zerdüşt(mazdadan dolayı ekledim) insanların yaptığı katkılar nedir? en basitinden kullandığımız ve bu forumda bir arada konuşmamıza sebep olan araçlarımızı kim yaptı, çocukları hastalıktan kurtaran aşıları kim icat etti, hacca gitmene yarayan uçağı kim buldu, arabistan çöllerinde rahatça uyumayı sağlayan klimayı kim buldu? Şimdi bu adamlar islamın kurallarına göre cehenneme gidecek, ama peygamber terliği satan cübbeli ahmet cennete gidecek bana böyle birşey çok saçma geliyor.
 
Konum
Ankara
Araç Markası
98-Mazda 626 AT
Araç Renk ve Tip
Füme-Sedan
282. Ey iman edenler! Belli bir vadeye kadar borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda doğruluğuyla tanınmış bir kâtip onu yazsın. Kâtip, (Kur’ân ve Rasûlüllah yoluyla) Allah kendisine nasıl öğretmişse, o şekilde yazmaktan kaçınmasın ve yazsın. Üzerinde borç bulunan kişi de yazdırsın, (kendisini yaratan, merhametle, lütuf ve şefkatle besleyip büyüten) Rabbi olan Allah’a gönülden saygı içinde davransın, O’na karşı gelmekten sakınsın ve borcundan gelmekten sakınsın ve borcundan hiçbir şeyi eksik bırakmasın. Eğer borçlu aklı ermez, küçük ve yazdırmaktan âciz ise, bu takdirde velîsi, adalet ve hakkaniyet ölçüleri içinde yazdırsın. İçinizden (Müslüman) iki erkeği de şahit tutun. İki erkek bulunmazsa, o zaman doğruluklarından emin olduğunuz bir erkek ile, biri unutur veya yanılırsa diğeri hatırlatabilir ümidiyle iki kadının şahitliğini alın.[163] Şahitler çağrıldıklarında, şahitlikten kaçınmasınlar. Siz kâtipler de, borç az olsun çok olsun, onu vadesiyle birlikte yazmaktan üşenmeyin. Böyle davranmak, Allah katında (kılı kırk yararcasına) doğruluğa daha uygun, şahitlik için daha sağlam ve şüpheye mahal vermemek için daha elverişli bir yoldur. Ancak, aranızda hemen o anda hazır mallar üzerinde yapacağınız peşin bir alışveriş olursa, bu takdirde yazmamanızda üzerinize bir vebal yoktur. Fakat her halükârda alışverişlerinizi şahit huzurunda yapmanız daha iyidir; ayrıca, kâtip de şahit de, yazmada ve şahitlikte iki tarafa zarar verecek şekilde davranmasınlar; (önemli işlerinden alıkonulmak, kendilerine yapmaları gerekenin üstünde teklifte bulunmak ve kâtibe ücretini vermemek gibi yollarla) zarara da uğratılmasınlar. Eğer bu türden zararlara yol açacak şekilde davranırsanız, şüphesiz Allah’a itaattan çıkmış olursunuz. Her durumda Allah’a isyandan sakının ve takva dairesine girmeye çalışın. Allah size, (muhtaç bulunduğunuz bütün hükümleri ve her işte takip etmeniz gereken yolu) öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Ayetin geniş meali bu şekilde. Bahse konu şahitlik konusuna getirilen yorum şu şekildedir:

Kur’ân’ın borç veya daha geniş manâsıyla ticarî münasebetlerde şahit olarak bir erkeğe karşı iki kadın şartı getirmesinin sebebi âyette gayet açıktır. Bu, hiçbir zaman Kur’ân’ın kadını erkeğin yarısı gördüğü gibi bir manâya gelmez. Burada önemli olan erkek veya kadının konumu değil, ticarî münasebetlerin güvenilir ve sağlıklı olmasıdır. Toplum içinde borç alıp-verme işini ve ticarî münasebetleri yürütenler ve bu sahanın uzmanları daha ziyade erkekler olup, konu üzerinde düşünülürken, İslâm’ın aileyi idare ve geçindirme yükünü erkeklere yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ayrıca kadınlar, erkeklere nazaran çok daha duygusal oldukları gibi, unutma ve yanılmaya da erkeklerden daha çok maruzdurlar. Bu demek değildir ki, hafızaları erkeklerinkinden daha güçlü kadınlar yoktur. Ama, toplumu ilgilendiren meselelerde istisnaî durumlara değil, genel doğrulara bakılır ve hüküm ona göre verilir. Kaldı ki, erkekler seviyesinde meşgul bulunmadığı bir sahada kadınların erkeklere nazaran daha çok yanılıp, daha çok unutkanlığa düşeceği tartışma gerektirmez bir gerçektir. Bu bakımdan, erkeklerden daha çok uzman oldukları sahalarda bir erkek yerine iki kadın aranmaz.
Bu âyette esas dikkat edilmesi gereken nokta, Kur’ân-ı Kerim’in çok erken bir dönemde noterlik kurumunun temeli denebilecek çok önemli bir hukukî ve ticarî düzenleme getirdiğidir. Okumayazma bilenlerin bile son derece az olduğu, yazı malzemesi olarak kâğıdın bile bulunmadığı bir ortamda böyle bir düzenlemeyi düzenlemeyi getirmek, Kur’ân’ın evrenselliğinin ve zaman ötesi olduğunun sayısız delillerinden biridir. Bu düzenlemede, (1) adalet, istikamet ve hakkaniyet, (2) şahitlik ve bunun ifasının en güzel, en kesin şekilde yapılması, (3) şüpheleri gidermenin en iyi şekilde temini, (4) ticarî münasebetlerdeki anlaşmazlıkların getirmesi muhtemel, hattâ cinayete kadar varabilen huzursuzlukların kaldırılması ön planda görülmektedir.
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Ziyadesiyle katılıyorum. İslamın şartı olan 5 şeyi yapmakla dindar olunmuyor...Yakın bir zamanda son hac mevsiminde teyzemler hacca gitti. Uğurlama töreninden sonra teyze çocukları ile bahçede otururken teyzeoğlu arabadan kuş kafesine benzer bişey getirdi. İçinde kedi var. Sokak kedisi, araba çarpmış, kalça kemiği kırılmış zor yürüyor, bizimkide acımış veterinere götürmüş tedavi ettirmiş. Asgari ücretten biraz fazla maaş aldığı hâlde 500₺ veterinere ameliyat parası vermiş.
Şimdi teyzemler binlerce liraya büyük baş hayvanlarını satıp hacca gittiler Allah kabul etsin Allah katında elbet büyük sevabı vardır ama bizim teyzeoğlu 500 liraya hac sevabı kazandı diye düşünüyorum ben.
Anlattığım bu olay biraz konu dışı oldu ama günümüzde vicdan, merhamet çok azaldı, hakka hukuka dikkat eden insan çok azaldı, müstehcenlik arttı nefisle mücadele etmek çok zorlaştı vs. Namaz kılmamız, oruç tutmamız, hacca gitmemiz, zekât vermemiz, kelimeyi şehadet getirmemiz şart ama haram ve helal olan şeyleride iyi bilmek idrak etmek ve uygulamak gerek
Bir birinin yerine geçmesi mümkün olmayan davranışlar bunlar Hakan... Farz olan şeylerin yerini, iyilikler veya güzellikler tutmaz... Son zamanlarda şöyle yazılar çok gördüm "biz bu yıl kurban kesmedik, 5 kişi birleşip ihtiyacı olan bir ailenin ihtiyacını giderdik" Bu 5 kişinin durumu kurban kesmeye müsait ise ve kesmeden bu iyiliği yaptıysa asıl önemli işi bırakıp, yapmasa da olacağı işe girişmiş oluyor, ki olay tam olarak bu değil... Benim imkanım var ama hacca gitmiyorum, onun yerine 100 tane aileyi doyuruyorum... Yanlış !! Gerekirse, 10 aileyi doyur ama imkanın varsa hacca git... (Gibi)

Sorularımın birçoğunun cevabı bu sayfanın yorum kısmında var. Yanıtlayan kişi meallarin hatalı olduğunu nedenleri ile belirtmiş...

1 erkeğe karşı 2 kadının şahitliğini , biri yedek , asıl şahit unutursa diye açıklamış ama bu bana mantıklı gelmedi( erkek de unutabilir). 1 kadın tek başına erkeklerin içinde bulunmasın diye 2 kadın demiştir düşünüyorum.
Hocam, naçizane seni uyarıyorum bu bana düşen görevdir, geriye kalan senin tercihindir... Bu ve benzeri yerlerden, cımbızlama alınan ayetleri yalan yanlış bilgisi olmadan yorumlamalardan kazanacağın bir şey olmaz... "Kurandaki Çelişkili ve Gerikafalı" diye açılan bir Blog Sayfası, "bardağın boş tarafına" bakan bir anlayıştır ve bunu gerçek anlamıyla iman edenlerin kabul etmesi mümkün değildir... Kur'an bir mucizedir ve içeriğinde bu konu hakkında bir çok açıklama vardır... Buna inanmayabilirsin ama, üstü kapalı olarak bir yerlere giydirmeye çalışan, açık varmış da bulmuş gibi sevinen, yorum yaptığını zanneden oluşumlardan ne Allah'ın Kullarından istediği şeyin ana gayesini, ne İslam dininin son din, Hz.Muhammed'in son peygamber, ne da Kur'an'ın değişmez, değiştirilemez olduğunu anlayabilirsin...

1 Erkeğe 4 kadın
1 Erkeğin Şahitliğine 2 Kadın
Dinde Zorlama yoktu da neden bulduğunuz yerde öldürün ibareleri var

Bu durumları; dilimin döndüğünce, bilgim dahilinde cevaplardım ama konu açıldığından itibaren yazdıklarım anlaşılmamış ki, bunları ve başka şeyleri de açıklamam bir işe yaramayacak... Keşke, yarasaydı da ben sayfalarca buradan bir şeyleri yazsaydım...

Yine; Hamdi'nin yazdıklarına atıfta bulunuyorum... İman etmek, İslam'ı kabul etmek demek zaten bu inancı yaşamak demektir... Bu inancı, sorguluyorsa insanoğlu, zaten o vasfa erişememiş demektir... Yani; yüzlerce delili ispatı olan bir olguyu bizim burada iki satır ile ortaya koymamız mümkün değil...

Bir felsefeye inanmayana delillerini sunuyorsun ve kabul etmiyorsa buna yapacak bir şey yok...

Ayrıca; bu başlığın İslam dinini tartışma, sorgulama, yaftalama, konusuna dönüşmemesi adına vermiş olduğun ve benzeri verilecek olan İslam Din'i ile bağdaşması mümkün olmayan ve bu konuda çok bilgisi olmayan insanları yanıltmamak adına link kaldırılmıştır... ;) Yönetici olarak bu benim şahsi uygulamamdır... Teşekkürler.

Edith; buradan şu çıkmasın üzülürüm... Senin ve benim en baştan yazdığımız gibi; "Allah'ın dinini korumak, savunmak kullarına kalmadı" söylemine yukarıda yazılanlar çelişmiyor mu?

Hayır, ben yukarıda yazdıklarım ile bilgisi olmayan veya yalan yanlış linklerle yanlış bir yola gitme ihtimali olanlar için uyarımı yapıyorum... Yanlışa, vesile olmamak adına yukarıdaki uyarılarımı yaptım... Hz.Peygamber "bir yanlış varsa, elinizle olmuyorsa dilinizle, dilinizle olmuyorsa, kalbinizle düzeltin" demiştir... ;) Elimizle düzeltme imkanımız varken, düzeltelim istedim o kadar. :)


Hep şartlardan kabullerden başlayarak birşeyler doğrulanmaya çalışılıyor tefsir gibi çalışmalarda. Zamanın şartlarına göre indirilmiş söylenmiş yaşanmış şeyler için günümüzde bunları uygulamak ne kadar mümkün? Bunun geçmişte kaldığını şuan uygulanabilir şeyler olmadığını sayın cumhurbaşkanıda görmüş ki bununla ilgili bir konuşmasında güncellemeden bahsetti peki böyle birşey mümkün mü tabiki değil cezası ölümdür bu yüzden asılmış ve hakkında ölüm fermanı yayınlanmış birçok insan var. Güncelliğini yitirmiş günümüz dünyası ile ilgili bir yol göstermeyen İslam dünyasının insanlık mirasına son 500 yılda yaptığı katkı nedir? Hangi aşıyı bulmuş, hangi teknolojiyi geliştirmiş, hangi toplumsal sorunu çözmüş? Buna karşılık ateist ya da hristiyan ya da yahudi ya da zerdüşt(mazdadan dolayı ekledim) insanların yaptığı katkılar nedir? en basitinden kullandığımız ve bu forumda bir arada konuşmamıza sebep olan araçlarımızı kim yaptı, çocukları hastalıktan kurtaran aşıları kim icat etti, hacca gitmene yarayan uçağı kim buldu, arabistan çöllerinde rahatça uyumayı sağlayan klimayı kim buldu? Şimdi bu adamlar islamın kurallarına göre cehenneme gidecek, ama peygamber terliği satan cübbeli ahmet cennete gidecek bana böyle birşey çok saçma geliyor.
"Herkes kendi meşrebince iş tutar ama en iyisini sadece Allah bilir" (İsra 84)
 
Son düzenleme:

HakanEMRE

Aktif
Konum
Bolu-Ş.Urfa
Araç Markası
2004 - HONDA ACCORD
Araç Renk ve Tip
FÜME
Bir birinin yerine geçmesi mümkün olmayan davranışlar bunlar Hakan... Farz olan şeylerin yerini, iyilikler veya güzellikler tutmaz... Son zamanlarda şöyle yazılar çok gördüm "biz bu yıl kurban kesmedik, 5 kişi birleşip ihtiyacı olan bir ailenin ihtiyacını giderdik" Bu 5 kişinin durumu kurban kesmeye müsait ise ve kesmeden bu iyiliği yaptıysa asıl önemli işi bırakıp, yapmasa da olacağı işe girişmiş oluyor, ki olay tam olarak bu değil... Benim imkanım var ama hacca gitmiyorum, onun yerine 100 tane aileyi doyuruyorum... Yanlış !! Gerekirse, 10 aileyi doyur ama imkanın varsa hacca git... (Gibi)
Haklısın abi hiç bir sünnet farzın yerini tutmaz, tutmuş olsa Kadir gecesinde sabaha kadar ibadet yapar 83 yıllık ibadet sevabı kazandırdık buda kurtuluşa yeterdi ama öyle basit değil elbet :)
Ama ben bir kutu ilaç almaya gücü zor yetenleri, bebeğine pahalı diye mama alamayanları, karı koca yaşlı, biri yatalak birbirine bakamıyorlar çocukları da yeteri kadar ilgilenmiyor hastaneye pazara gidecek dermanları yok vs buna benzer aciz insanları gördükçe bu kişilerin ihtiyaçlarının karşılanmasının az maddiyatla daha çok sevap olduğunu düşünüyorum. Yanlış düşünüyorsamda Allah affetsin.
Yani varını yoğunu hac için harcamaktansa sosyal duyarlılıkla daha az maddiyatla hac sevabıda kazanılabilir
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Haklısın abi hiç bir sünnet farzın yerini tutmaz, tutmuş olsa Kadir gecesinde sabaha kadar ibadet yapar 83 yıllık ibadet sevabı kazandırdık buda kurtuluşa yeterdi ama öyle basit değil elbet :)
Ama ben bir kutu ilaç almaya gücü zor yetenleri, bebeğine pahalı diye mama alamayanları, karı koca yaşlı, biri yatalak birbirine bakamıyorlar çocukları da yeteri kadar ilgilenmiyor hastaneye pazara gidecek dermanları yok vs buna benzer aciz insanları gördükçe bu kişilerin ihtiyaçlarının karşılanmasının az maddiyatla daha çok sevap olduğunu düşünüyorum. Yanlış düşünüyorsamda Allah affetsin.
Yani varını yoğunu hac için harcamaktansa sosyal duyarlılıkla daha az maddiyatla hac sevabıda kazanılabilir
İslam Dinine tabi insanların davranışlarının sırasıyla sınıflandırılması; Farz, vacip, sünnet, müstehap, mübah, mekruh, haram ve müfsit şeklindedir...

Farz Nedir?

Dinimiz, mükelleflerin davranışlarını sekiz ayrı hükümle değerlendirmiştir. Bunlar sırayla: Farz, vacip, sünnet, müstehap, mübah, mekruh, haram ve müfsittir.

Farz: Allah’ın kesin emirleri olan ve mükellefin yapmakla yükümlü olduğunda hiç şüphe olmayan davranışlardır. Beş vakit namaz kılmak, Ramazan ayında oruç tutmak, gücü yetenlerin hacca gitmesi ve nisap miktarı malı olanların zekât vermesi gibi…

Farzın işlenmesinde yüksek sevap, özürsüz olarak terkinde ise uhrevî ceza ve azap söz konusudur.

İş ve ibadetlerin farz olanı vacip olanından, vacip olanı ise sünnet olanından, sevap değeri bakımından daha üstündür.

Farz İki Kısımdır:

1) Farz-ı ayn: Her mükellef için bizzat farz olan emirlerdir.

Beş vakit namaz kılmak gibi.

2) Farz-ı kifaye: Bazı Müslümanların yapmasıyla diğer Müslümanlardan düşen emirlerdir. Cenaze namazı kılmak, itikâfa girmek gibi…

Cenazenin namazını kılan Müslüman bulundukça diğer Müslümanlardan bu yükümlülük düşer. Kılan farz derecesinde sevap kazanır.

Fakat cenazenin namazını kimse kılmaz ise, cenaze ortada kalırsa o mahaldeki bütün Müslümanlar sorumlu ve günahkâr olurlar.

Vacip Nedir?

Kelime anlamı gereklilik olan vacip, Allah’ın yapmamızı istediği ve mükellefin farzdan sonra ikinci derecede yapması gereken davranışlardır. Vacipler farz kadar kesinliği olmasa da, derece bakımdan sünnetten üstündürler.

Kurban kesmek, vitir namazı kılmak, bayram namazı kılmak gibi ibadetler vaciptir.

Vacip bir ibadetin yapılmasında yüksek sevap, özürsüz terkinde ise Allah affetmezse yine uhrevî azap vardır.

Sünnet Nedir?

Peygamber Efendimizin (asm) yaşadığı ve bizi de yaptığımız takdirde güzel ahlâka ulaştıran, Allah’ın hoşlandığı davranışların tamamına sünnet denir.

Sünneti yaşamak büyük sevap, özürsüz terk etmekse sevaptan mahrumiyettir.

Sünnete uyan, mahşer gününde inşallah Peygamber Efendimizin (asm) şefaatine nail olur.

Sünneti yaşamamızı isteyen bizzat Kur’ân’dır.

Kur’ân buyuruyor ki: “Kim Peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur.”1

Bir diğer âyette, “Kim Allah’a ve Resulüne itaat eder ve güzel işler yaparsa, ona mükâfatını iki kat veririz. Onun için Biz Cennette pek güzel ve arkası kesilmeyecek bir rızık hazırlamışızdır.”2 buyuruluyor.

Sünnet-i Seniyyenin tamamı ile amel etmek ancak çok has velilere mahsus olduğunu beyan eden Bediüzzaman, fiilen olmasa da uyabildiği kadar uyma niyeti taşımak ve sünnetin yaşanmasına taraftar olmak suretiyle sünnetin önemini teslim etmenin herkesin elinden geldiğini, hiç olmazsa bunun ihmal edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

Sözlükte, “sevimli olan, tercih edilen ve güzel bulunan iş” demektir. Hz. Peygamber’in bazan işleyip bazan terkettiği, âlimlerin ve sâlih kulların öteden beri yapageldikleri ve tavsiye ettikleri fiil ve davranışlara dinî terminolojide müstehap denilir. Müstehaplar ibadetlerin ve beşerî ilişkilerin daha güzel ve verimli olmasını sağlayan âdâb ve ahlâk kuralları niteliğindedir. Meselâ sıcak mevsimlerde öğle namazının serin vakte kadar geciktirilmesi, akşam namazında acele edilmesi böyledir. Müstehabın terki dinen kınamayı gerektirmeyip sadece evlâ ve güzel olanı terk mânası taşır.

Yapılmasında veya terkinde dinî yönden hiçbir mahzûru bulunmayan, yani, mükellefin yapıp yapmamakta tamamen serbest olduğu işlerdir. Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi... Mübah olan bu gibi işlerin ne yapılmasında sevab vardır, ne de terkinde günah... Ancak bu fiilleri işlerken, mü`min sünnet-i seniyyeyi düşünür, o niyetle hareket ederse o vakit sünnet sevabını kazanır. Eşyada aslî vasıf, mübah ve helâl olmaktır. Mübahlığın ortadan kalkması için, o şey`in mübah olmadığına dair bir şer`î delil gerekir. Mübahlığı ortadan kaldırıcı bir delil olmadığı müddetçe, eşya mübahlığını korur. Helâl ise, yapılması câiz görülen, işlenmesinde dinî yönden hiçbir mahzur bulunmayan şeydir.

Mekruh; yapılması dinen doğru bulunmayan, terk edilmesi istenen, yapılmaması yapılmasından daha uygun olan davranışlardır.

Haram islam'da yapmayınız diyerek açıkça yasak edilen şeylerdir. Haramların yapılması ile kullanımları Müslümanlara kesin bir emir ile yasaklanmıştır. Harama helal diyenler de helale, haram diyenlerin de imanını Allah muhafaza eylesin çıkabilmektedir. Haramları kullanmadan terk edip, bulunduğu ortamdan uzaklaşmak veya ters çevirmek de müslümanlara sevap kazandırmaktadır.

Müfsid, dinimizde meşru olan bir işi veya başlanmış olan bir ibadeti bozan şeylerdir. Başlanılan ibadeti bozan şeylere müfsid denmektedir.

İmanı ve namazı, nikahı ve haccı, zekatı, alış ve satışı bozmak gibi. Allaha ve kitaba sövmek küfür olup, imanı bozar. Örneğin, namazda gülmek, abdesti ve namazı bozar. Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.

Farzları, vacibleri ve sünnetleri yapana ve haramdan, mekruhdan sakınana ecr, yani sevab verilir. Haramları, mekruhları yapan ve farzları, vacibleri yapmayana günah yazılır. Bir haramdan sakınmanın sevabı, bir farzı yapmanın sevabından kat kat çoktur. Bir farzın sevabı, bir mekruhdan sakınmanın sevabından çoktur.

Mekruhdan sakınmanın sevabı da, sünnetin sevabından çoktur. Mubahlar içinde, Allahü teâlânın sevdiklerine "Hayrât ve Hasenât" denir. Bunları yapana da sevab verilir ise de, bu sevab, sünnet sevabından azdır.
 

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #95
Bir birinin yerine geçmesi mümkün olmayan davranışlar bunlar Hakan... Farz olan şeylerin yerini, iyilikler veya güzellikler tutmaz... Son zamanlarda şöyle yazılar çok gördüm "biz bu yıl kurban kesmedik, 5 kişi birleşip ihtiyacı olan bir ailenin ihtiyacını giderdik" Bu 5 kişinin durumu kurban kesmeye müsait ise ve kesmeden bu iyiliği yaptıysa asıl önemli işi bırakıp, yapmasa da olacağı işe girişmiş oluyor, ki olay tam olarak bu değil... Benim imkanım var ama hacca gitmiyorum, onun yerine 100 tane aileyi doyuruyorum... Yanlış !! Gerekirse, 10 aileyi doyur ama imkanın varsa hacca git... (Gibi)



Hocam, naçizane seni uyarıyorum bu bana düşen görevdir, geriye kalan senin tercihindir... Bu ve benzeri yerlerden, cımbızlama alınan ayetleri yalan yanlış bilgisi olmadan yorumlamalardan kazanacağın bir şey olmaz... "Kurandaki Çelişkili ve Gerikafalı" diye açılan bir Blog Sayfası, "bardağın boş tarafına" bakan bir anlayıştır ve bunu gerçek anlamıyla iman edenlerin kabul etmesi mümkün değildir... Kur'an bir mucizedir ve içeriğinde bu konu hakkında bir çok açıklama vardır... Buna inanmayabilirsin ama, üstü kapalı olarak bir yerlere giydirmeye çalışan, açık varmış da bulmuş gibi sevinen, yorum yaptığını zanneden oluşumlardan ne Allah'ın Kullarından istediği şeyin ana gayesini, ne İslam dininin son din, Hz.Muhammed'in son peygamber, ne da Kur'an'ın değişmez, değiştirilemez olduğunu anlayabilirsin...

1 Erkeğe 4 kadın
1 Erkeğin Şahitliğine 2 Kadın
Dinde Zorlama yoktu da neden bulduğunuz yerde öldürün ibareleri var

Bu durumları; dilimin döndüğünce, bilgim dahilinde cevaplardım ama konu açıldığından itibaren yazdıklarım anlaşılmamış ki, bunları ve başka şeyleri de açıklamam bir işe yaramayacak... Keşke, yarasaydı da ben sayfalarca buradan bir şeyleri yazsaydım...

Yine; Hamdi'nin yazdıklarına atıfta bulunuyorum... İman etmek, İslam'ı kabul etmek demek zaten bu inancı yaşamak demektir... Bu inancı, sorguluyorsa insanoğlu, zaten o vasfa erişememiş demektir... Yani; yüzlerce delili ispatı olan bir olguyu bizim burada iki satır ile ortaya koymamız mümkün değil...

Bir felsefeye inanmayana delillerini sunuyorsun ve kabul etmiyorsa buna yapacak bir şey yok...

Ayrıca; bu başlığın İslam dinini tartışma, sorgulama, yaftalama, konusuna dönüşmemesi adına vermiş olduğun ve benzeri verilecek olan İslam Din'i ile bağdaşması mümkün olmayan ve bu konuda çok bilgisi olmayan insanları yanıltmamak adına link kaldırılmıştır... ;) Yönetici olarak bu benim şahsi uygulamamdır... Teşekkürler.

Edith; buradan şu çıkmasın üzülürüm... Senin ve benim en baştan yazdığımız gibi; "Allah'ın dinini korumak, savunmak kullarına kalmadı" söylemine yukarıda yazılanlar çelişmiyor mu?

Hayır, ben yukarıda yazdıklarım ile bilgisi olmayan veya yalan yanlış linklerle yanlış bir yola gitme ihtimali olanlar için uyarımı yapıyorum... Yanlışa, vesile olmamak adına yukarıdaki uyarılarımı yaptım... Hz.Peygamber "bir yanlış varsa, elinizle olmuyorsa dilinizle, dilinizle olmuyorsa, kalbinizle düzeltin" demiştir... ;) Elimizle düzeltme imkanımız varken, düzeltelim istedim o kadar. :)




"Herkes kendi meşrebince iş tutar ama en iyisini sadece Allah bilir" (İsra 84)
Verdiğim linkte sayfa yöneticisinin çelişkili ya da saçma dediği ayetlerin aslında öyle olmadığının cevabı vardı alttaki yorumlarda, ben onun için verdim o linki.
Kaldı ki ben dediğin gibi bir sayfanın linkini versem bile insanlar onu okuyunca dinden çıkmazlar, baştan bu yana konuyu , temel bilgilere, hadislere hakim olmadan bu konuların anlaşılamayacağını söylüyorsun( günümüzdeki din adamlarının büyük çoğunluğunun söylemi de bu şekilde, araştırmayın sorgulamayın diyorlar), verdiğim sayfayı sonuna kadar okusaydın böyle olmadığını anlardın.Hadis, sünnet olmadan da ateistlerin savunduğu ayetleri bi güzel açıklamış adam.
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Verdiğim linkte sayfa yöneticisinin çelişkili ya da saçma dediği ayetlerin aslında öyle olmadığının cevabı vardı alttaki yorumlarda, ben onun için verdim o linki.
Kaldı ki ben dediğin gibi bir sayfanın linkini versem bile insanlar onu okuyunca dinden çıkmazlar, baştan bu yana konuyu , temel bilgilere, hadislere hakim olmadan bu konuların anlaşılamayacağını söylüyorsun( günümüzdeki din adamlarının büyük çoğunluğunun söylemi de bu şekilde, araştırmayın sorgulamayın diyorlar), verdiğim sayfayı sonuna kadar okusaydın böyle olmadığını anlardın.Hadis, sünnet olmadan da ateistlerin savunduğu ayetleri bi güzel açıklamış adam.
Blog Başlığı nedir hocam? "Kurandaki Çelişkili ve Gerikafalı Ayetler"

Bu başlık altındaki yazılanların vebalini inanan biri olarak ben çekemem... Ateist'ler neye inanıyorsa ona inanabilir veya neye inanmıyorsa öyle hayatına devam edebilir ama birileri farklı şeyler düşünüyor, tartışıyor, ortaya koyuyor (doğruluğu muamma) diye bir kişinin dahi imanına negatif etkiye vesile olmak istemem... Ali İmran 7. Ayet bu konuyu net olarak açıklıyor, kim o ayetin neresinde ise okusun, tefsirini okusun ve düşünsün... Fakat; hiç kimse olmayan bir şeyi varmış gibi göstermesin, en azından benim sorumlu olduğum bir yerde bu olmasın... ;)

İnanan birisi için; Kur'an bir mucizedir, değişmez, değiştirelemez, çelişki yoktur... İnanmayan birisi için zaten sorun yok... Bu benim görüşüm değil, Allah'ın kullarına Elçisi vasıtasıyla tebliği ettiği değişmez gerçeklerdir...

Birileri sorguluyor diye, yanlış dedi diye, orada şu denilmiş burada şu çelişki var dedi diye bu mucizenin vasfı değişmez... Yine söylüyorum; inanılan din İslam dini ise; bu tarz görüşlere ve tartışmalara yer yoktur... İşine gelmeyen bir durum varsa; yine onu din içerisinde araştırırsın, sorgularsın, bilgili alimlere danışırsın ama böyle bir şey yoktur diyebilme vasfına buradaki herkes sahip değil...

En baştan beri, şartları ve temel kaideleri anlatmaya çalıştım, bunlara haiz değilken cımbızlama ile bir yere varamazsın... Öncelikle neye inandığını ortaya koyman gerekir ki, yol haritasını bu şekilde oluşturalım... Ben inanıyorum ama şurada çelişki yok mu? İnanıyorum ama burası da mantıklı değil mi? Gibi söylemler bu konudaki temel kaidelere ve İslam dinine tamamen aykırıdır...

Ben diyorum ki; şu şöyle olursa bu böyle olur, sen diyorsun ki; şu şöyle olmamış ama... O zaman bu da böyle olmaz hocam... :D Yani; ben diyorum ki, arabada benzin yoksa araba çalışmaz, sen diyorsun ki benzin alacak param yok... O zaman araba çalışmaz hocam... Bu kadar basit ve net... ;)

Kur'an'da çelişki vs. var diyen birisi için imanın şartları oluşmamıştır... Hal böyle olunca da; İslam dinini konu edinmek nafile çabadır.
 

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #97
Blog Başlığı nedir hocam? "Kurandaki Çelişkili ve Gerikafalı Ayetler"

Bu başlık altındaki yazılanların vebalini inanan biri olarak ben çekemem... Ateist'ler neye inanıyorsa ona inanabilir veya neye inanmıyorsa öyle hayatına devam edebilir ama birileri farklı şeyler düşünüyor, tartışıyor, ortaya koyuyor (doğruluğu muamma) diye bir kişinin dahi imanına negatif etkiye vesile olmak istemem... Ali İmran 7. Ayet bu konuyu net olarak açıklıyor, kim o ayetin neresinde ise okusun, tefsirini okusun ve düşünsün... Fakat; hiç kimse olmayan bir şeyi varmış gibi göstermesin, en azından benim sorumlu olduğum bir yerde bu olmasın... ;)

İnanan birisi için; Kur'an bir mucizedir, değişmez, değiştirelemez, çelişki yoktur... İnanmayan birisi için zaten sorun yok... Bu benim görüşüm değil, Allah'ın kullarına Elçisi vasıtasıyla tebliği ettiği değişmez gerçeklerdir...

Birileri sorguluyor diye, yanlış dedi diye, orada şu denilmiş burada şu çelişki var dedi diye bu mucizenin vasfı değişmez... Yine söylüyorum; inanılan din İslam dini ise; bu tarz görüşlere ve tartışmalara yer yoktur... İşine gelmeyen bir durum varsa; yine onu din içerisinde araştırırsın, sorgularsın, bilgili alimlere danışırsın ama böyle bir şey yoktur diyebilme vasfına buradaki herkes sahip değil...

En baştan beri, şartları ve temel kaideleri anlatmaya çalıştım, bunlara haiz değilken cımbızlama ile bir yere varamazsın... Öncelikle neye inandığını ortaya koyman gerekir ki, yol haritasını bu şekilde oluşturalım... Ben inanıyorum ama şurada çelişki yok mu? İnanıyorum ama burası da mantıklı değil mi? Gibi söylemler bu konudaki temel kaidelere ve İslam dinine tamamen aykırıdır...

Ben diyorum ki; şu şöyle olursa bu böyle olur, sen diyorsun ki; şu şöyle olmamış ama... O zaman bu da böyle olmaz hocam... :D Yani; ben diyorum ki, arabada benzin yoksa araba çalışmaz, sen diyorsun ki benzin alacak param yok... O zaman araba çalışmaz hocam... Bu kadar basit ve net... ;)

Kur'an'da çelişki vs. var diyen birisi için imanın şartları oluşmamıştır... Hal böyle olunca da; İslam dinini konu edinmek nafile çabadır.
Abi dediklerinden bişey anlamıyorum maalesef. Ben de sana anlatamıyorum maalesef.
Bence arkadaşlar çok güzel şeyler paylaşıyorlardı ama sen bu konudan çok rahatsız oldun, bence konuyu kökten sil abi. Ben araştırmaya devam ederim kendimce.
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
Abi dediklerinden bişey anlamıyorum maalesef. Ben de sana anlatamıyorum maalesef.
Bence arkadaşlar çok güzel şeyler paylaşıyorlardı ama sen bu konudan çok rahatsız oldun, bence konuyu kökten sil abi. Ben araştırmaya devam ederim kendimce.
Rahatsız olduğum konu paylaşılan linkler ve dinen tartışılması sıkıntılı olan şeyler... Sebebini de iki kez açıkladım... ;)
 

incirinaltı

Aktif
Konum
Hatay-Arsuz
Araç Markası
2014 Mazda3 Powersense
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-Sedan
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #99
Rahatsız olduğum konu paylaşılan linkler ve dinen tartışılması sıkıntılı olan şeyler... Sebebini de iki kez açıkladım... ;)
Abi ben de o yüzden konuyu kilitle veya sil demiştim, çünkü benim soracağım sorular bu tarzda, ha sen konuyu kilitlemesen de ben artık bu konuda bişey paylaşmayacağım.
 

Holydao

Benlik bi durum yoksa çıkıyorum!
Konum
Muğla - Marmaris
Araç Markası
2015 Ford Grand C-Max
Araç Renk ve Tip
Gri MPV
@Domestos Veli abi demek istesigin şeyi cok iyi anladim. Sartsiz kaidesiz, sorgulanmadan inanilmasi gereken seyler hakkinda tartisiliyor, degisik fikirler, degerlendirmeler, benceler, senceler uretiliyorsa orda bir problem vardir diyorsun, bir bakima haklisin. Fakat bir baska bakis açısına gore de islam mantık dinidir, icinde mantiksiz bir kural, emir, şart yoktur. Belki biz gerek tercume, gerek zamanin sartlari, gerekse de fani zihinlerimizin algi kapasitesi sebebiyle bunlari tam olarak kavrayamayabiliyoruz. Bu kesinlikle suphe etmek, verilen emri sorgulamak degildir. Aksine, tam olarak ne emredildigini, hangi sartlarda kimlere emredildigini, istisnalarinin ne oldugunu ogrenmek ve tam olarak kavramak adina atilan bir adimdir diye dusunuyorum. Benim sahsi fikrim -daha once de belirttigim uzere- belki de hic bir zaman karsilasmayacagimiz çok uç ornekler, olaylar uzerinden gidilerek bir sey elde edilemeyecegi yonundedir. Yine de konu sahibi veya bu konuda bilgi eksigi olan ya da merakı olan herkesin, olayin mantigini sorgulayarak dogru sonuca varmasinda bir problem yoktur, ister genel sartlar hakkinda isterse de uç örnekler uzerinde tartisirlar, kendi bilecekleri bir durumdur bu. Neticede akliyla fikriyle mantigiyla arastiran ogrenmeye gayret eden kimse ateizme dogru suruklenmez, aksine Kuran'ı daha da ozumseyerek uygulamaya gayret eder diye dusunuyorum. Ha forum yonetimi olarak uygun bulmazsaniz ona bisey diyemem tabi :)

Saygilar yeniden :)
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Diger bir husus olarak da; "Gordun mu bak, ben dediydim kapanir bu konu diye, anlasamadilar iste yine, olacagi buydu..." dedirtmeyelim kendimize, en cok o gider zorum(uz)a :)
 
Son düzenleme:
Üst Alt