Cem Uzan'ın Gözüyle 2002 Yılı

Konum
Bolu-Ş.Urfa
Araç Markası
Renault - Twingo
Araç Renk ve Tip
Su Yeşili-HB Coupe
#2
Başkan ne demişti: Bakanlar iş dünyasından olabilir...
Bununda zamanında bakanlıkta gözü varmış...
Partner olarak susmayı da kabul etmiş gözüküyor...
Vay be, kendileri de diyorlardı: "Kimlerr, kimlerle beraber" diye
Allah vatanımıza milletimize zeval vermesin
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#4
Aynı durumda olsaydım, bende hemen hemen aynı söylemlerle ropörtaj verirdim... :)

Aynı durum nedir?

Yemeyle bitmeyecek servet, ülke dışında ve istediği şekilde yorum yapmak, kimsenin yakamdan tutup bunu bunu yaptın veya yapmadın gel hesap ver dememesi vs. vs.

Bu ülkede aklımızın yettiğince çoğu şeyi gördük yaşadık, biliyoruz... Bilmediklerimizi de okuduk öğrendik... Ülke tarihinde kim gücü elinde tutuyorsa, kim çeşmenin başını tutuyorsa herşey o kişinin bakış açısına göre şekillendiğini anladık. Din pazarlıyorsa o argümanları kullanıyor, dünyalık pazarlıyorsa o şekilde konuşuyorlar ve halk menfaati neredeyse oraya doğru yöneliyor... Hırsızlıklar, yolsuzluklar, adaletsizlikler, haksızlıklar, hukuksuzluklar ve yanında yöresinde kim varsa çuvalla para istiflemeler hep aynı yöntemle yapılıyor... Bu ülkenin kaderi ortadoğu kültürüne yakın, okuyup öğrenmeme, araştırmama üzerine kurulmuşsa önce bunu değiştireceksin ki, ülkenin iktidarları bir halt ederken çok şeyi düşünmeli.

Ama öyle bir ülke yok maalesef. Yapan yaptığı ile kalıyor, kalmaya da devam edecektir.

Ne oldu da; Allahsız bilmem kimden, sayın cumhurbaşkanına geldi Cem Uzan... Onu da söyleyeyim, çıkar ilişkileri, düşmanımın düşmanı benim dostumdur muhabbeti. Bu ülke insanının en büyük yanılgısı da bu oluyor maalesef... Hakkın hukukun yanında değil de, kendisinin yenemediği düşmanı başkasının alt etmesine sevinmesidir... Hukuk çerçevesinde olsa yine amenna... :)

Hülasa, hepsi aynı rengin tonları... Allah iyilerle karşılaştırsın, kötülere fırsat vermesin.
 
Konum
İzmir
Araç Markası
2011-Mazda 3 İmpresive
Araç Renk ve Tip
Gri-Hb
#5
Aynı durumda olsaydım, bende hemen hemen aynı söylemlerle ropörtaj verirdim... :)

Aynı durum nedir?

Yemeyle bitmeyecek servet, ülke dışında ve istediği şekilde yorum yapmak, kimsenin yakamdan tutup bunu bunu yaptın veya yapmadın gel hesap ver dememesi vs. vs.

Bu ülkede aklımızın yettiğince çoğu şeyi gördük yaşadık, biliyoruz... Bilmediklerimizi de okuduk öğrendik... Ülke tarihinde kim gücü elinde tutuyorsa, kim çeşmenin başını tutuyorsa herşey o kişinin bakış açısına göre şekillendiğini anladık. Din pazarlıyorsa o argümanları kullanıyor, dünyalık pazarlıyorsa o şekilde konuşuyorlar ve halk menfaati neredeyse oraya doğru yöneliyor... Hırsızlıklar, yolsuzluklar, adaletsizlikler, haksızlıklar, hukuksuzluklar ve yanında yöresinde kim varsa çuvalla para istiflemeler hep aynı yöntemle yapılıyor... Bu ülkenin kaderi ortadoğu kültürüne yakın, okuyup öğrenmeme, araştırmama üzerine kurulmuşsa önce bunu değiştireceksin ki, ülkenin iktidarları bir halt ederken çok şeyi düşünmeli.

Ama öyle bir ülke yok maalesef. Yapan yaptığı ile kalıyor, kalmaya da devam edecektir.

Ne oldu da; Allahsız bilmem kimden, sayın cumhurbaşkanına geldi Cem Uzan... Onu da söyleyeyim, çıkar ilişkileri, düşmanımın düşmanı benim dostumdur muhabbeti. Bu ülke insanının en büyük yanılgısı da bu oluyor maalesef... Hakkın hukukun yanında değil de, kendisinin yenemediği düşmanı başkasının alt etmesine sevinmesidir... Hukuk çerçevesinde olsa yine amenna... :)

Hülasa, hepsi aynı rengin tonları... Allah iyilerle karşılaştırsın, kötülere fırsat vermesin.
Abi bu Muharrem ince hakkinda ne düsünuyorsun?
Sabah diyo ki ülkede 10 bin insaat muh var ben 100 bin yapcam yetisticem ülkenin insaat muh ihtiyaci var diyo muh acigi var diyo :D ne sacmaliyir bu adam anlamadim :D
Ben ve bnim arkadaslarim hepimiz issiz ve aciz bu adamin haberi yok mu ya da uzayda mi yasiyor acaba
Babasi mutait olmayan tüm sinif arkadaslarim evde yatio
 

Murat

Kıdemli Üye
Konum
Beyoğlu - İstanbul
Araç Markası
Mazda 3
Araç Renk ve Tip
Gri - Sedan
#6
Abi bu Muharrem ince hakkinda ne düsünuyorsun?
Sabah diyo ki ülkede 10 bin insaat muh var ben 100 bin yapcam yetisticem ülkenin insaat muh ihtiyaci var diyo muh acigi var diyo :D ne sacmaliyir bu adam anlamadim :D
Ben ve bnim arkadaslarim hepimiz issiz ve aciz bu adamin haberi yok mu ya da uzayda mi yasiyor acaba
Babasi mutait olmayan tüm sinif arkadaslarim evde yatio
Belki bazılarını mühendisten saymıyordur :D
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#7
Abi bu Muharrem ince hakkinda ne düsünuyorsun?
Sabah diyo ki ülkede 10 bin insaat muh var ben 100 bin yapcam yetisticem ülkenin insaat muh ihtiyaci var diyo muh acigi var diyo :D ne sacmaliyir bu adam anlamadim :D
Ben ve bnim arkadaslarim hepimiz issiz ve aciz bu adamin haberi yok mu ya da uzayda mi yasiyor acaba
Yukarıda bir yerde hepsi aynı rengin tonu diye yazmıştım... Bizim kişileri konuşmadan önce, sistemi konuşup bu halkın işine ve menfaatine yarayacak bir sistemi getirip, milleti yaşat ki, devlet yaşasın anlayışını oturtmamız gerekiyor... Kişiler, şahsi menfaatlerini değil de, ülkenin geleceğini düşünürse ancak bir yere varabiliriz. Sen dahil, bir çok insan kendi menfaatini düşünüyor... Mühendisim, bana ne verilecek, verilecek mi? Bedelli çıkacak mı? :D Bedelli çıkarsa oy veririm, çıkmazsa vermem... Seviyesi bu olan bir ülkede neyi tartışalım ki? Bu gün A partisi gelir sömürür, yarın B partisi o şu kadar sömürdü bende sömürcem der sömürür falan filan... :D Çalışır çabalar sınava girersin, bi bakarsın onlardan değilsin diye emeklerin çöpe atılmış, sorular çalınmış alnı secde görenler hak etmedikleri mevkilere gelmiş... Ne istedilerse almışlar, al takke ver külah oynamışlar sonra da küsüşüp kavga etmişler zararı yine ülkeye...

"Eğitimi kaliteli yapalım, milli geliri kağıt üzerinde değil vatandaşın cebinde arttıralım, kişilerin diline, rengine, dinine göre hareket etmeyen devlet organları olsun, çalışalım çabalayalım, ülkemizi kalkındıralım" şeklinde konuşan bir politikacı duyduk mu? Hayır... Bu sistemi kim getirirse ve uygularsa benim oyum ölene kadar o partinin olur belki. ;)

Herkesin amacı, hedefi ve kullandığı kumaş belli... Değişir mi? Sadece kumaşın rengi, cinsi, özelliği değişir. Gerisi aynı hamam aynı tas. Önümüzdeki seçimlerde milletvekili seçilecek, yani senin benim vekilim seçilecek... Kim seçecek bunu? Parti yönetimi, bizde gidip oy vereceğiz... Tanımadığım, bilmediğim, gelmişi geçmişi soyu sopu nedir bilmediğim insanları vekil tayin edeceğiz... ;)

Böyle bir sistemde kimse benim oyuma layık değildir... Vermem.
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#9
Koskoca diplomamiz var Kusara bakmasin o zaman her ay oda aidati almayi bilmiolar
Diploma olayı önemli mi Özgür, diploması olmayanlar neler yapıyor neler? :p Diploma mevzu sakıncalı, Ulu Hakan'ımızın hoşuna gitmeyebilir, peşinen söyleyeyim... :D
 

ALPEREN58

•°•°• Mehmet •°•°•
Konum
Bursa
Araç Markası
1999 Mazda 323F Astina
Araç Renk ve Tip
Kahverengi-Şampanya
#13
Ben siyasetten önce toplum ahlakının daha belirleyici olduğunu düşünüyorum. Kendi çalıştığım alandan örnek vermek gerekirse; akıllı tahtalar öğlen arasında kapatılmıyor cayır cayır elektrik çekiyor, idareciler işlerinin dışında bilgisayarla kantır oynamaktan çekinmiyor, sıcak günlerde doğalgaz kalorifer yine cayır cayır, devletin elektriğiyle çay-çorba içiliyor, saçma sapan etkinliklere okulun kısıtlı bütçesi heba ediliyor, derste bile okulun tüm lambaları yanıyor, devletin elektriğiyle pasta cila yapan mı dersin, suyuyla araba yıkayan mı... O kadar çok örnek var ki... Bizim kendi çapımızca yemediği nane yok, ama yukardakine küfredip duruyoruz. Sen temiz olacaksın ki yapılanlardan rahatsızlık duyacaksın. Sıkıntı tiplere söz söyleme hakkı bulacaksın. @Domestos Veli Abimin dediği gibi... Gelen aynı giden aynı... Çünkü toplum da siyasilerin küçük bir örneği...
 

Bayraktar

ve cemşid...
Yönetici
Moderatör
Konum
İzmir
Araç Markası
626 GE / 1997
Araç Renk ve Tip
Beyaz / Sedan
#14
Siyaset nedir? Tek kelimeyle "işte bu". Yadırgıyor muyum? Hayır. Olması gereken de budur zaten. Her konuda her koşulda hem siyasetçiler hem de üst düzey seçmenler pragmatist bakmalıdırlar olaya; ahlakı, karakteri, çizgisini, varsa dinsel görüşlerini bir kenara bırakacaksın ve o gününü en faydalı nasıl geçirebilirsin bunu düşüneceksin. Siyasetin içinde isen konunun özeti budur. Dürüst insanlar için siyaset yapamazlar diye boşuna dememişler.

Cem amcamız da şimdi bunu yapıyor. Yıllarca haklı veya haksız bir şekilde kabuğuna çekilip şimdi ufuktaki güzel günleri için hayaller kurmakta. Anlaşılan üstündeki kara bulutlara birileri tarafından hafif hafif "puf" denmiş ki "sülalem raaaat pampa" modunda bir diyalog gerçekleştirmekte. Sorulan sorulara kıvırarak cevap vermek ya da vermeden daldan dala konmak; araya üç-beş duygusallık katarak mazlumu oynamak; sonra yeniden mod değiştirip ben kudretliyim, güçlüyüm, yıkılmadım yan yattıma olayı getirmek; dolandırıcılıkla itham edilip kaybettiğinde "benim gücüm bu kadarına yetti" diyerek olayı örtbas etmek; dün küfür ettiğin adamı bugün öperim demek falan filan... Hepsi bir kaç vakte kadar hayalini kurduğu çıkarları doğrultusunda bir ön sevişme gibi geldi bana. İzlerken de bir yandan Pablo Escobar aklıma geldi. Siyasete girmek istediğinde herkese para yedirmişti ve bir şekilde parlamentoya adımını atmıştı. Onun hayatı da siyasete bin bir türlü hile ile girmesi ve sonrasında bu kısa siyaset hayatının verdiği hırs ile sınırlarını aşan olaylara imza atmasıyla son bulmuştu. Cem amcamız da bu pişmanlığı yaşıyor. Ha girseydi ne olacaktı, ne değişecekti? "AKP ana muhalefet olacakmış, kendisi başbakan olacakmıştırmıştı" falan, hepsi boş gövde gösterisi. Tarih eğitimi alırken hocalarımız ilk şunu söylemişlerdi bize "tarihte olasılık yoktur". En azından olaylar için, kişiler konusu tartışılabilir tabi. Ama Türkiye de o da olmaz çünkü senaryo yıllar öndecen yazılıyor zaten hepsi belli, gidilecek yol çizilmiş; Ahmet olmaz Mehmet olur, Can olmaz Cem olur; ama hepsi aynı hamurdan olur...

Cem Uzan'ın seçimlerde aday olduğu zamanları hatırladım (yaşımı da belli etmiş oldum) :p. Toplumumuzda şöyle cümlelerin sarf edildiğini anımsıyorum: "Olum adam Amerikan şirketlerini (o zaman Motorola çok meşhurdu, menşeini bile biliyormuşuz) :D dolandırdı lan, düşünsene Türkiye'yi nasıl güçlü bir ülke yapar, herkese diz çöktürür; bu adama vermeyip kime oy vereceksin?" falan filan... Yani biz katakullici toplum olarak başımızdakilerin de öyle olması beklentisindeyiz. Neden? Çünkü bizi de babalarımız böyle yetiştirdi. Kurnazlığımızı görünce zeka küpü olduğumuzu düşünüp taktir etti; komşunun çocuğunu dövünce nedenini bile sormadan "aferin, benim güçlü oğluma" diyerekten sırtımızı okşadı. Kendileri de hakkı/hukuku bilmeyip hep bir basamak üstündekilere el pençe divan durdu; ne kadar cahil olduğunu gösterdi. Hakkını yiyenlere göz yumdu ve bunların hepsi sosyal yaşantı içinde, sıradan günlerde oldu. Ona buna rüşvet yedirdi, kendisi de yedi. Biri geldi alkışladı, gidince arkasından yuhaladı; çünkü o sırada yeni geleni alkışlamakla meşguldü. Böyle ebeveynlerden de bizler çıktık işte; sonra bu mantıkla gidip bu tarz adamlara oy verdik. Nedeni de siyasetin gerektirdiği niteliklere sahip olmasıydı, çünkü bizim gözümüzde liderlik vasfı demek eşittir korku ile gücünü ispat etmiş, kurnaz, arkası sağlam, vs. vs. demekti. Bu tarz insanlara sempati duyduk, çünkü biz toplum olarak alttakilerden yemeye / üsttekilere yedirmeye alışıktık. Üsttekilerin acısını alttakilerden çıkardık ve bu silsile hep devam etti. Hiyerarşi her yerde vardı. Kendi hakkımıza kendi korkularımızdan dolayı tecavüz ederek kendi ipimizi geçirdik boynumuza. Bu son 15-20 yıl değil son 50-60 yıldaki çoğu zamanı böyle oldu. Hala da olmakta...

Böyle bir toplum sizce daha iyisine layık mı? Mantık yürütülmeyen bir yerde nasıl bir seçim yapabilirsin? Ya da mantığın işlediği veriler yukarıdaki sıfatlar ise nasıl dürüst bir kişiyi seçebilirsin? "Kör bir adama hangi rengi seviyorsun" diye sormak gibi bir şey derler ya hani? Sen daha hak ettiğin şeyi bilmezken kimden bunu nasıl talep edebilirsin? Şu anki mevcut siyasetçiler bence bizim için bile birer lüks. Bence başında bir tane dikatatörü hak eden bir toplumuz biz... Hem en kolay adapte olacağımız sistem hem de bize en çok yakışanı.

Özetle Cem amcayı kınamayın. Politika kelimesinin etimolojisine bakın. :)
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#15
Siyaset nedir? Tek kelimeyle "işte bu". Yadırgıyor muyum? Hayır. Olması gereken de budur zaten. Her konuda her koşulda hem siyasetçiler hem de üst düzey seçmenler pragmatist bakmalıdırlar olaya; ahlakı, karakteri, çizgisini, varsa dinsel görüşlerini bir kenara bırakacaksın ve o gününü en faydalı nasıl geçirebilirsin bunu düşüneceksin. Siyasetin içinde isen konunun özeti budur. Dürüst insanlar için siyaset yapamazlar diye boşuna dememişler.

Cem amcamız da şimdi bunu yapıyor. Yıllarca haklı veya haksız bir şekilde kabuğuna çekilip şimdi ufuktaki güzel günleri için hayaller kurmakta. Anlaşılan üstündeki kara bulutlara birileri tarafından hafif hafif "puf" denmiş ki "sülalem raaaat pampa" modunda bir diyalog gerçekleştirmekte. Sorulan sorulara kıvırarak cevap vermek ya da vermeden daldan dala konmak; araya üç-beş duygusallık katarak mazlumu oynamak; sonra yeniden mod değiştirip ben kudretliyim, güçlüyüm, yıkılmadım yan yattıma olayı getirmek; dolandırıcılıkla itham edilip kaybettiğinde "benim gücüm bu kadarına yetti" diyerek olayı örtbas etmek; dün küfür ettiğin adamı bugün öperim demek falan filan... Hepsi bir kaç vakte kadar hayalini kurduğu çıkarları doğrultusunda bir ön sevişme gibi geldi bana. İzlerken de bir yandan Pablo Escobar aklıma geldi. Siyasete girmek istediğinde herkese para yedirmişti ve bir şekilde parlamentoya adımını atmıştı. Onun hayatı da siyasete bin bir türlü hile ile girmesi ve sonrasında bu kısa siyaset hayatının verdiği hırs ile sınırlarını aşan olaylara imza atmasıyla son bulmuştu. Cem amcamız da bu pişmanlığı yaşıyor. Ha girseydi ne olacaktı, ne değişecekti? "AKP ana muhalefet olacakmış, kendisi başbakan olacakmıştırmıştı" falan, hepsi boş gövde gösterisi. Tarih eğitimi alırken hocalarımız ilk şunu söylemişlerdi bize "tarihte olasılık yoktur". En azından olaylar için, kişiler konusu tartışılabilir tabi. Ama Türkiye de o da olmaz çünkü senaryo yıllar öndecen yazılıyor zaten hepsi belli, gidilecek yol çizilmiş; Ahmet olmaz Mehmet olur, Can olmaz Cem olur; ama hepsi aynı hamurdan olur...

Cem Uzan'ın seçimlerde aday olduğu zamanları hatırladım (yaşımı da belli etmiş oldum) :p. Toplumumuzda şöyle cümlelerin sarf edildiğini anımsıyorum: "Olum adam Amerikan şirketlerini (o zaman Motorola çok meşhurdu, menşeini bile biliyormuşuz) :D dolandırdı lan, düşünsene Türkiye'yi nasıl güçlü bir ülke yapar, herkese diz çöktürür; bu adama vermeyip kime oy vereceksin?" falan filan... Yani biz katakullici toplum olarak başımızdakilerin de öyle olması beklentisindeyiz. Neden? Çünkü bizi de babalarımız böyle yetiştirdi. Kurnazlığımızı görünce zeka küpü olduğumuzu düşünüp taktir etti; komşunun çocuğunu dövünce nedenini bile sormadan "aferin, benim güçlü oğluma" diyerekten sırtımızı okşadı. Kendileri de hakkı/hukuku bilmeyip hep bir basamak üstündekilere el pençe divan durdu; ne kadar cahil olduğunu gösterdi. Hakkını yiyenlere göz yumdu ve bunların hepsi sosyal yaşantı içinde, sıradan günlerde oldu. Ona buna rüşvet yedirdi, kendisi de yedi. Biri geldi alkışladı, gidince arkasından yuhaladı; çünkü o sırada yeni geleni alkışlamakla meşguldü. Böyle ebeveynlerden de bizler çıktık işte; sonra bu mantıkla gidip bu tarz adamlara oy verdik. Nedeni de siyasetin gerektirdiği niteliklere sahip olmasıydı, çünkü bizim gözümüzde liderlik vasfı demek eşittir korku ile gücünü ispat etmiş, kurnaz, arkası sağlam, vs. vs. demekti. Bu tarz insanlara sempati duyduk, çünkü biz toplum olarak alttakilerden yemeye / üsttekilere yedirmeye alışıktık. Üsttekilerin acısını alttakilerden çıkardık ve bu silsile hep devam etti. Hiyerarşi her yerde vardı. Kendi hakkımıza kendi korkularımızdan dolayı tecavüz ederek kendi ipimizi geçirdik boynumuza. Bu son 15-20 yıl değil son 50-60 yıldaki çoğu zamanı böyle oldu. Hala da olmakta...

Böyle bir toplum sizce daha iyisine layık mı? Mantık yürütülmeyen bir yerde nasıl bir seçim yapabilirsin? Ya da mantığın işlediği veriler yukarıdaki sıfatlar ise nasıl dürüst bir kişiyi seçebilirsin? "Kör bir adama hangi rengi seviyorsun" diye sormak gibi bir şey derler ya hani? Sen daha hak ettiğin şeyi bilmezken kimden bunu nasıl talep edebilirsin? Şu anki mevcut siyasetçiler bence bizim için bile birer lüks. Bence başında bir tane dikatatörü hak eden bir toplumuz biz... Hem en kolay adapte olacağımız sistem hem de bize en çok yakışanı.

Özetle Cem amcayı kınamayın. Politika kelimesinin etimolojisine bakın. :)
Hayınlık yapma düzgün gonuş, etimoloji ne la etimoloji ne? Haa buldum, telefon klavyelerindeki şekil şukulları diyon anladım ben, beyin bedava. Az düşününce buldum ama. :p

Şaka bir yana bu kadar güzel yazılamazdı, ellerine sağlık Hamdi. :)
 
Üst Alt