Birisi Guzunuzu Emanet İstedi?

HakanEMRE

Aktif
Konum
Bolu-Ş.Urfa
Araç Markası
2004 - HONDA ACCORD
Araç Renk ve Tip
FÜME
Yaşanmış bir alıntı

EMANET ARABA
"arabamda çekiş düşüklüğü yaşadığım için sanayide her zaman bakımını yaptırdığım ustama götürdüm. motoru inceledikten sonra subap ayarı yapılması gerektiğini, o gün elinde yetişmesi gerektiği işler nedeniyle aracımı sabah getirmemi söyledi.

ertesi sabah mesaiye gideceğimi (çalıştığım yer 20 km uzaklıktaki kapıkule gümrük kapısı) arabayı ancak iş çıkışı 8 de getirebileceğimi söyleyince, usta bana "bırak o zaman araç bu akşam dükkanda kalsın, yarın iş çıkışı gelene kadar hazır olur öyle alırsın" dedi. aracı o akşamüstü sanayiye bıraktım.

ertesi gün öğleden sonra ustayı arayıp arabanın durumunu sorduğumda ufak bir kaza olduğunu, mesai bitimine kalmadan gelmem gerektiğini söyledi. işten erken çıkıp sanayiye gittiğimde benim aracın ön kısmının ağır hasarlı olduğunu gördüm.

ustanın yanında çalışan 16 yaşındaki oğlu gece içip saat 3'te benim arabayı alıp trafiğe çıkıyor ve kırmızı ışıkta beklemekte olan bir araca arkadan sağlam vuruyor. vurduğu aracın sahibi de uzaktan tanıdığım biri.

ustaya sordum ne olacak şimdi diye. dedi ki "büyük oğlanı 1 ay sonra evlendiriyorum, masrafım çok, senin arabanı yavaş yavaş yaptırırım, maddi durumum iyi olsaydı hemen yaptırırdım ama bana bir kaç ay zaman ver." diğer araç ne olacak diye sorduğumda "onu da kazayı yapan benim piç düşünsün" dedi.

diğer aracın sahibine gittiğimde onun da aracının arka tarafının koltuklara kadar gömülü olduğunu gördüm. beni görünce sevindi "ben de seni arıyordum" dedi. kendisine vuran aracın bana ait olduğunu kazadan sonra anladığını, beni beklediğini, o yüzden avukatına dava açtırmadığını, tek derdinin bir an önce zararının karşılanarak arabasının tamir edilmesini istediğini söyledi. kaza tutanağını tutan polislere göre de benim araçla vuran çocuk 8 de 8 suçluymuş ve alkollüymüş.

bu konuşmayı ustaya telefon edip anlattığımda, oğlunu evlatlıktan reddettiğini, dükkandan kovduğunu, sadece benim arabanın tamiri konusunda yardımcı olabileceğini, hurdacılardan benim parçaları araştırıp çıkma olarak takabileceğini söyledi.

oradan avukat olan enişteme giderek olayları anlattım. bana ruhsat sahibi olduğum için birinci derece suçlunun ben olduğumu, karşı tarafın avukatının davayı kazandıktan sonra zararının tazmini için ister benden, ister kaza yapan çocuktan talep etme hakkı olduğunu, görünen duruma göre kaza yapan çocuğun mal varlığı ve düzenli bir geliri olmaması nedeniyle zararın benim tarafımdan ödenmesinin isteneceğini, ben bütün ödemeyi yaptıktan sonra kaza yapan çocuğa rücu davası açacağımı, eğer bir gün malı mülkü yada düzenli bir geliri olursa ödediğim parayı ondan talep edeceğimi söyledi.

sonuçta karşı taraf dava açtı ve mahkemeye ben de davalı olarak çıktım. durumu aynen anlattım. hakim bana aracı kazadan önce bıraktığıma dair belge olup olmadığını sordu. ben de yok dedim. sonraki duruşmaya dükkan sahibini çağırdı. ona aracı akşamüstü sen mi teslim aldın dedi. usta teslim almadığını, kaza günü aracı hiç görmediğini, benim barda oğluyla içtiğimi, bar çıkışı oğluna aracın anahtarlarını vererek "al arabayı sabah dükkana götür baban tamir etsin" diyerek kendim verdiğimi falan söyledi. o gün ilk defa duruşmaya gelen oğlu da aynı şeyleri söyledi. hakim bana aracı dediğim gibi akşamüstü dükkana bıraktığıma dair dükkanın yakınındaki işyerlerinden şahit bulursam dinletmek için sonraki duruşmaya getirebileceğimi söyleyip davayı ileri tarihe erteledi.

aracı teslim ettiğim gün bize çay getiren çaycıdan tut, yan dükkanlardaki tanıdık o kadar esnafın şahitlik yapmaları teklifime bir tanesinin bile olumlu yanıt vermemesi beni çok üzdü. sonuçta davayı kaybettim.

dava sürecinde arabamı dörtte bir fiyatına kaportacıya sattım. aldığım parayı da karşı tarafın masrafları için ödedim. yani kısacası arada benim araba kaynadı gitti.

avukatım olan eniştem "dua et bir insana vurup öldürmemiş, eğer ailesine çalışarak bakmakta olan birine çarparak öldürseydi o zaman çok daha ağır bedeller öderdin" dedi.

başka bir olayda da tanıdığım biri, en yakın arkadaşına gelin arabası olarak kullanılması için aracını vermişti. düğün alayı giderken aracın önüne bir çocuk atlıyor, amacı içine para konan zarf almak ve kaza oluyor. çocuğu hemen hastaneye yetiştiriyorlar ama ertesi gün çocuk ölüyor. bu aracın sahibi de yargılandı. ayrıca ölen çocuğun ailesi batmanlı olduğu için bazı aracılık yapan kişiler şikayetin geri alınması için kan parası talep ettiler ve biraz da tehdit ettiler. kazayı yapan sürücünün maddi imkanları yeterli olmadığı için kan parasını da araç sahibi olan tanıdığım ödemek durumunda kaldı.

birisi sizden aracınızı istediği zaman, ne yapacağınızı şimdi bir daha düşünün"
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #122
Adam, bahtsız bedevi misali gibi olmuş... :(

Hukuki olarak bir çok detaylı açıklamaları var konunun, cevval bir avukat olayı yırtıp alırdı davayı ama burası Türkiye hak hukuk, akıl vicdandan önce daha başka kriterler devreye girebiliyor... :(

*Ustanın oğlu ile nasıl bir samimiyet içinde olunabilir de, birlikte alkol alınabilir? Üstelik 16 yaşında bir çocuk bu !
*Alkollü olunduğu ve kusurun tamamının (doğal olarak) çocukta olduğunu kim nasıl ne şekilde kayıt altına alıyor?
*Araç sahibi neden durduk yere, böyle bir dava açmış olabilir?
*Kazaya karışan ikinci aracın şoförü (davacının arkadaşı) aracının kazaya karıştığında karşı taraf araç şoförünün kim olduğunu nasıl bilmez?

* * *

Neyse; Allah hepimizi iyi insanlarla karşılaştırsın, kötülere de fırsat vermesin...
 

HakanEMRE

Aktif
Konum
Bolu-Ş.Urfa
Araç Markası
2004 - HONDA ACCORD
Araç Renk ve Tip
FÜME
Bende benzer yerlere takıldım Veli abi.

* Arkadan yiyen aracın onarımı sigorta tarafından yapılması gerekmiyor mu? (Alkollü olduğu için yapılmadığı söyleniyor, alkollü olsada ben yapılır diye düşünüyordum)

* Arkadan çarpılan aracın sahibi aracına vuran kişinin kim olduğunu görmüştür. Dava görülürken çarpan kişi ustanın oğludur neden demiyor???

* Şimdi her iş yerinde kamera zorunluluğu var yada her sokakta mobese var. Aracı ustaya teslim ettiğine dair kamera kaydı araştırılsa bulunurdu sanırım.

* Hadi arabayı teslim ettiğine dair kamera kaydı bulmadı. Hakime o zaman ustanın çocuğu ile alkol aldığımı ıspatlasınlar, barın veya alkollü mekanın kamera kayıtlarına baksınlar diyebilirdi???

Bunu yazarken şu ibretlik olay aklıma geldi :)

Olaylar bu şekilde yaşandıysa adamın arabası iç olmuş. Allah sabır versin, sebep olanlarada Allah tez zamanda ilahi adeletini göstersin...
 

1998model 626

Katılımcı
Konum
İstanbul
Araç Markası
1998 Mazda 626
Araç Renk ve Tip
Beyaz Hb
Evet arkadaşlar aslında aracı bir yere birakiyorsak (özellikle sananiye ) teslim tesellüm yapmak ve hatta arabada yapılacak tamirat tadilat için eser sözleşmesi sayılan yapilacak işlerin kalem kalem yazıldığı iki tarafın imzası bulunan basit de olsa bir belge tanzim etmek lazım.. hic yaptim mi peki yapmadım :) Allah iyilerle karşılaştırsın lafı n kadar doğru..
 

Domestos

JaDeD
Yönetici
Global Moderatör
  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan
  • #130
Evet arkadaşlar aslında aracı bir yere birakiyorsak (özellikle sananiye ) teslim tesellüm yapmak ve hatta arabada yapılacak tamirat tadilat için eser sözleşmesi sayılan yapilacak işlerin kalem kalem yazıldığı iki tarafın imzası bulunan basit de olsa bir belge tanzim etmek lazım.. hic yaptim mi peki yapmadım :) Allah iyilerle karşılaştırsın lafı n kadar doğru..
Bunu, aklıselim işletmeciler yapıyor ama üzerine de fiyat olarak koyuyor maalesef, oysa maliyeti ne olur da üzerine koyar anlamak zor... Ben kurumsalım imajı vererek fiyatı şişiriyorlar... :(

Sanırım orta yolu yok bu ülkede çoğu şeylerin. Geçenlerde, arkadaş kendi arkadaşına boya kaporta vs. İşleri için bırakmış aracını, adam gidiş geliş 120 km yapmış, otoyoldan kaçak geçmiş ertesi günü arkadaşı uyarıyor, "acil işim vardı akşam Söke'ye gittim geldim, mazot ışığı yandı, kaçak geçtim, ceza yemeden hgs kartı al"

:hhhhhh:
 
Üst Alt