Her Gün 1 Yeni Bilgi

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#66
DOMATES NEDİR, FAYDALARI VE ZARARLARI NELERDİR?


Domates patlıcangiller ailesindendir. Anavatanı ise Güney ve Orta Amerika’dır. Domatesin meyvesi yenilebilmektedir. Domates otsu bir bitki türüdür. İçerisinde fazla miktarda A ve C vitamini bulundurmaktadır. Vitamin yönünden çok zengin olan bu bitki türü hafif odunsu bir gövdeye sahiptir.
Domates Meyvesinin Faydaları
– Hazmı kolaylaştırmaktadır.
– Kabızlığı gidermektedir.
– İnsan cildine tazelik ve güzellik sağlamaktadır.
– Domates sürekli tüketilirse kansere karşı etkili olabilmektedir.
– Yanıklara sürüldüğü zaman iyileştirme özelliğine sahiptir.
– İnsan vücudunda toplanan zehirlerin dışarıya atılmasını sağlamaktadır.
– İdrar söktürmektedir.
Böbrek rahatsızlıkları olan ve kum döken kimseler domates tüketmekten kaçınmalıdırlar.
 
Konum
İzmir
Araç Markası
1992 - Mazda 626
Araç Renk ve Tip
Kuğu Beyazı - Sedan
#67
DOMATES NEDİR, FAYDALARI VE ZARARLARI NELERDİR?


Domates patlıcangiller ailesindendir. Anavatanı ise Güney ve Orta Amerika’dır. Domatesin meyvesi yenilebilmektedir. Domates otsu bir bitki türüdür. İçerisinde fazla miktarda A ve C vitamini bulundurmaktadır. Vitamin yönünden çok zengin olan bu bitki türü hafif odunsu bir gövdeye sahiptir.
Domates Meyvesinin Faydaları
– Hazmı kolaylaştırmaktadır.
– Kabızlığı gidermektedir.
– İnsan cildine tazelik ve güzellik sağlamaktadır.
– Domates sürekli tüketilirse kansere karşı etkili olabilmektedir.
– Yanıklara sürüldüğü zaman iyileştirme özelliğine sahiptir.
– İnsan vücudunda toplanan zehirlerin dışarıya atılmasını sağlamaktadır.
– İdrar söktürmektedir.
Böbrek rahatsızlıkları olan ve kum döken kimseler domates tüketmekten kaçınmalıdırlar.
Abi eskidendi sanırım bunlar. Şimdi domates yiyeyim desem midem yanıyor, asit kaynıyor resmen içi.
 
Beğeniler: Rcm

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#68
Abi eskidendi sanırım bunlar. Şimdi domates yiyeyim desem midem yanıyor, asit kaynıyor resmen içi.
Şimdi iyice tembelleştik yada vaktimiz kalmadı bu tarz şeylere ülkece. Pazar yerlerinden almak yada doğalını bulma gibi bi vakit harcamıyoruz hepimiz büyük marketlerden alıyoruz ve sıfır lezzetle yiyoruz domatesleri. Yakın bir zamanda Kaş'tan bir domates aldık ve uzun zamandır domates yemediğimi farkettim büyük bir keyifle yedim o domatesi.
 
Konum
İzmir
Araç Markası
1992 - Mazda 626
Araç Renk ve Tip
Kuğu Beyazı - Sedan
#69
Şimdi iyice tembelleştik yada vaktimiz kalmadı bu tarz şeylere ülkece. Pazar yerlerinden almak yada doğalını bulma gibi bi vakit harcamıyoruz hepimiz büyük marketlerden alıyoruz ve sıfır lezzetle yiyoruz domatesleri. Yakın bir zamanda Kaş'tan bir domates aldık ve uzun zamandır domates yemediğimi farkettim büyük bir keyifle yedim o domatesi.
Biz daha market manavına başlamadık hocam. Tamamen pazar malı, arada sırada köy malı falan. Ama çocukluğumda yediğim domatesle ilgisi yok. Eskiden düşünmeden en az 3-4 tane domates kesilirdi kahvaltıda. Şimdi İnan 1 tane kesilse yarısı çöpe gidiyor. Çoğunlukla sofraya domates koymuyoruz. Kahvaltıya çoğunlukla cherry alınıyor ama o da asit nedeniyle yenmiyor fazla. 3.yü yesem öğlene kadar midem yanıyor da soda içmezsem geçmiyor yanma. En son yediğim kaliteli domates Antalya Gömbedeydi. Mangaldaki Eti bırakıp domates ekmek yemiştik 2 aile. :)
 
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#70
İlk bisikleti kim icat etti?
Tekerleğin icadı çok geçmişe dayansa da bisikletin icadı için o kadar geriye gidilmiyor… Bakın, ilk bisikleti ne zaman, kim icat etti…
Bisikletin Fransa’da doğduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. 1790′lı yılların başında iki tekerlekli bir oyuncak yapmayı düşünen Sivrac Kontu farkında mıydı bilinmez ama ilk olarak bisiklet fikrini de gerçekleştiriyordu. Pedalı olmayan bu acayip makinenin (Celerifere) üzerine oturan kimse taşıtı ayaklarıyla yeri teperek yürütmek zorundaydı.
Daha sonra Badois’li Baron Drais bu iki tekerlekli taşıtın üzerine bir gidon ve bir sele oturttu ve buna Draisienne adını verdi. Önceleri halkın büyük bir tedirginlikle karşıladığı bu acayip taşıt sonraları ise moda oldu.
Günümüzde kullanılanların atası sayılabilecek ilk bisiklet ise 1839 yılında İngiltere’nin Dumfries bölgesinde, Courthill kasabasında demircilik yapan İskoçya’lı Kirkpatrick Macmillan tarafından yapıldı. Yaklaşık 27 kilo ağırlığında olan bu bisikletin iskeleti tamamen tahtadan oluşuyordu. Ön tarafında bir at başı bulunan bisikletin tekerlekleri demirdendi. Ön tekerleğin çapı 80 cm, arka tekerleğin ise 105 cm idi. Bisikleti hareket ettirmek için, kranklar aracılığıyla arka tekere bağlanmış pedallar kullanılıyordu. Bisikletin ilerlemesini pedalların ayaklarla ileri ve geri hareket ettirilmesi sağlıyordu.
Kirkpatrick Macmillan, milyarlarca insan tarafından sevilecek, her ülkede ve her dönemde kullanılacak bir icat yaptığını bilmiyordu. Macmillan’ın bisikleti icat etmekteki tek amacı, yaşadığı kasaba ile şehir arasındaki 22 kilometrelik mesafeyi daha hızlı ve daha az yorularak gidip gelmesine yarayacak bir araç geliştirmekti. Geliştirdiği bisiklet o kadar çok işine yarıyordu ki neredeyse bütün seyahatlerini bisiklet ile yapıyordu.
1842 yılında, bir iş için 64 km’lik mesafedeki Glascow’a giden Macmillan’ın yaptığı icat o kadar ilginçti ki Glascow Herald gazetesinde haber olarak çıktı. Yaptığı aletin “şeytan icadı” olduğunu belirten gazete, halkın meraklı bakışlarını ve durabilmek için bir çocuğa çarptığını yazdı. İlk bisiklet kazası olarak tarihe geçen bu kaza yüzünden polis tarafından 5 şilin para cezasına çarptırıldı. Kasabaya döndüğünde Macmillan yeğeni Mary Marchbank’a bisikleti kullanmasını öğretti. Dayısının yaptığı bisikletle birkaç tur atan Mary Marchbank dünyada bisiklete binen ilk kadın unvanını kazandı.
18. yüzyılın ikinci yarısında popüler olan bu aletlerin tasarımında atlar örnek alınıyordu. Ama hep eksik parçaları vardı. Kimisinde pedal yoktu, kimisinde yön vermeye yarayacak bir direksiyon bulunmuyordu.
Modern bisikletin ilk versiyonu, 1860 yılında Ernest Michaux ve babası Pierre Michaux tarafından Fransa’da yapıldı. Ernest Michaux birçok tarihçi tarafından bisikleti icat eden kişi olarak kabul edilmektedir. İşte bu Fransız bisikletinde tahta tekerlekler, demirden gövde, direksiyon ve pedallar vardı. Pedallar ön tekerlek göbeğine bağlı, 360 derece dönebiliyordu ve arka tekerlekler daha küçüktü. İngiltere’de Arnavut kaldırımlı sokaklarda çok fazla sarsıntıya neden olması nedeniyle sarsan araba olarak biliniyordu.
1869 yılında Fransızlar bisiklete uluslararası adını yani Velocipedes ‘i verdi. Hatta dilimize velespit olarak girmiş ve uzun yıllar bu ad kullanılmıştır.
Bisiklet tüm geliştirmelere rağmen hala çok ağır ve tekerleklerinin tahtadan yada demirden yapılması nedeniyle sürüş olarak çok sertti. Bütünüyle metalden ve hafif bir bisikletin patenti ilk kez 1870 yılında İngiliz Coventry Makinists Co. şirketinde çalışan James Starley ve William Hillman tarafından alındı. Bu bisikletin en önemli özelliği, tekerleklerinde ilk kez tel kullanılmasıydı. Bisikletlerinin tanıtımı için Starley ve Hillman, hiç durmadan 154 km. yol katederek bir günde Londra’dan Coventry’ye gittiler.
Starley ve Hillman bisiklet üzerinde yaptıkları geliştirmeler ile ilk vitesli bisikleti yaptılar. 1871 yılında bu bisiklet vitessiz olarak 8 şiline, vitesli olarak da 12 şiline piyasaya sunuldu. O yıllarda bisiklet daha çok erkekler tarafından kullanılan bisiklete kadınların ilgisini çekmek ve onlara özel bir bisiklet yapma fikri Samuel Webb Thomas tarafından düşünüldü. Yaptığı bisikletin patentini 1870 yılında aldı. Yaklaşık 4 yıl sonra Starley ve Hillman’ın bisikleti üzerinde yapılan birkaç değişiklikle seri üretime başlandı. Fakat bisikletin karmaşık pedal sistemi ile üzerinde denge sağlamanın zor olması ve yüksekliği nedeniyle düşme anında da ciddi yaralanmalara sebep olmasından dolayı rağbet görmedi.
İlk zincirli bisiklet ilk kez 1873 yılında H.J.Lawson tarafından yapıldı. Sussex Cücesi adlı bisikletin ahşap jantlı tekerleklerinin çapı 58 cm idi. Lawson, 1879 yılında buluşunu daha da geliştirdi fakat, bu kez de ön tekerin çapı, arka tekere oranla yaklaşık iki kat daha büyüktü. Bu bisiklet ilk kez 1880 yılı Şubat ayında bir sergide kamuoyuna sunulduktan sonra hemen satışına başlandı. Arka tekerleğe zincirle bağlı pedallarla çalışan alçak gövdeli ilk kadın bisikleti de 1884 yılında yine H.J.Lawson tarafından yapıldı.
Amerika’da 1899 yılında yaklaşık 1 milyon bisiklet üretimi yapıldı ve satıldı, 31 milyon dolardan fazla ciro elde edildi. Ancak 1909 yılında motosiklet ve otomobilin hızlı yükselişi, ABD bisiklet sektöründeki gerilemeye neden oldu.
1960′larda ve 1970′lerde, egzos gazlarının yol açtığı hava kirliliği büyük bir endişe yarattı, ayrıca enerji krizinin de patlak vermesiyle bisikletin popülerliği çok arttı. Bazı şehirlerde bisiklet şeritleri ve özel bisiklet yolları yapıldı. Bisiklet kullanımını teşvik eden bu yenilikler ve bisiklet endüstrisindeki gelişmeler ile 1980′lerin ortalarında Amerika’da yaklaşık olarak 82 milyon bisiklet kullanılmaktaydı.
Yaklaşık 200 yıl önce icat edilen bisikletin günümüzde ise bir araba fiyatına satılanları bile bulunmaktadır. Günümüzde hem ürün yelpazesi hem de fiyat aralığı oldukça genişledi…
 
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#72


İlk gözlük 1280'de Armati adında bir italyan fizikçi tarafından icat edildi. Bu gözlük, cisimleri büyüterek kolayca görülmelerini sağlayan bir çift dışbükey mercekten oluşmaktaydı.
1730'da Edward Scarlett sabit gözlük sapını yaptı. Böylece Gözlük icat edildikten 350 yıl sonra yüzün ortasına düşmeden tutturulabildi. Gözlük sapları kafalara göre ayarlanabildiği için burnun üstünde daha az ağırlık oluyordu ve düşmesi de önlenebiliyordu. Güneş gözlüğünün icadı da oldukça ilginçtir.
İlk güneş gözlüğü ise 1430'da Çinliler tarafından kullanıldı. Ateşte dumanın isi ile karartılan bu gözlükler, görme kusurlarını düzeltmek için değildi. Ayrıca Güneşten de korumuyordu. Çinliler bazı yerlerde bunlara mahkemeler de dâhil gözleri görünmesin diye bu yola başvurmuştu. Göz ifadelerinden düşünceleri belli etmeyen bu koyu renkli gözlükleri kullanıyorlardı. Daha sonraki yıllarda İtalya'dan Çin'e numaralı gözlükler getirildi ancak Çinliler bunların çoğunu yine iste kararttılar. İlk gözlükçü dükkânı ise Francis Mc Allister tarafından Philadelphia'da 1783 yılında açıldı. Gözlükçü dükkânındaki gözlükleri bir sepetin içine dolduruyor ve müşteriler de buradan tek tek deneyerek gözlerine uygun geleni seçip alıyordu.
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#73


İlk gözlük 1280'de Armati adında bir italyan fizikçi tarafından icat edildi. Bu gözlük, cisimleri büyüterek kolayca görülmelerini sağlayan bir çift dışbükey mercekten oluşmaktaydı.
1730'da Edward Scarlett sabit gözlük sapını yaptı. Böylece Gözlük icat edildikten 350 yıl sonra yüzün ortasına düşmeden tutturulabildi. Gözlük sapları kafalara göre ayarlanabildiği için burnun üstünde daha az ağırlık oluyordu ve düşmesi de önlenebiliyordu. Güneş gözlüğünün icadı da oldukça ilginçtir.
İlk güneş gözlüğü ise 1430'da Çinliler tarafından kullanıldı. Ateşte dumanın isi ile karartılan bu gözlükler, görme kusurlarını düzeltmek için değildi. Ayrıca Güneşten de korumuyordu. Çinliler bazı yerlerde bunlara mahkemeler de dâhil gözleri görünmesin diye bu yola başvurmuştu. Göz ifadelerinden düşünceleri belli etmeyen bu koyu renkli gözlükleri kullanıyorlardı. Daha sonraki yıllarda İtalya'dan Çin'e numaralı gözlükler getirildi ancak Çinliler bunların çoğunu yine iste kararttılar. İlk gözlükçü dükkânı ise Francis Mc Allister tarafından Philadelphia'da 1783 yılında açıldı. Gözlükçü dükkânındaki gözlükleri bir sepetin içine dolduruyor ve müşteriler de buradan tek tek deneyerek gözlerine uygun geleni seçip alıyordu.
1783 yılında yapılan işlem, 1990'lı yıllarda bizim köyde yapılıyordu, bond çantası ile gözlük getiren şahıs köy kahvesine girer, yaşlı ve görme sorunu olan amcalar da çantadaki gözlükleri tek tek deneyerek en iyi gördüklerini satın alırlardı. :p :D
 

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#74
İlk İnternet ve İlk E-mail

1958 yılında Amerikan ordusunun kendi arasında haberleşmek için kurduğu ağ ilk internet ağıdır. Daha sonra yaygınlaşan sistem, 70'li yıllarda halka açıldı. Fakat en büyük ilerleyişini 90'larda yaptı. MIT'den Leonard Kleinrock internet bağlantısının temelini biçimlendirmek için paket anahtarlar teorisini geliştirdi. MIT'den Lavvrence Roberts 1965 yılında çevirmeli Roberts 1966 yılında DARPA'ya katıldı ve ARPANET için kendi planını hazırladı. Burada ismi geçen ve geçmeyen vizyonerler ilk internetin kurucuları oldular. 1969 yılında ARPA kuruldu ve internet kavramı olarak kullanılmaya başlandı. ARPA başlangıçta 4 ayrı üniversitedeki ana bilgisayarlarla bağlantı halindeydi.

İlk e-mail 1972 yılında atılmış olup, Ray Tomlinson tarafından alındı.