Her Gün 1 Yeni Bilgi

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#21
O dönemler bir başkaymış gerçekten, sadaka taşı varmış oraya para bırakılıyormuş ve ihtiyacı olan alıyormuş... Bu gün bu durumu düşünemiyorum bile... Ayrıca; günümüzde bu tür yaptırımlar uygulanmış olduğunu varsaydığımda gözümün önüne, geceleri damlardan hatalı ayakkabı toplayan dükkan çırakları geliyor... Maalesef.
Bırak sadaka taşına para bırakmayı cebimizden para alıyor insanlar eskisi gibi değil malesef hiçbirşey üzülüyorum bu halimize :( Şimdi de bazı yörelerde ekmek olayı var buna benzer karnı aç olan o ekmeği alıyor. Askıda ekmek diye geçiyor sistem.
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#22
Kocaeli'deyken askıda ekmeğe katılımda bulunuyordum, sonra suistimal edildiği yönünde duyumlarım oldu bırakmıştım. Ayrıca; muhtarları dolaşarak işe ihtiyacı olanları tespit edip işe yerleştiriyorduk arkadaşlarla, durumları iyi olmayan ailelere de gıda yardımı yapıyorduk, Aydın'a geldikten sonra bu konuda çok aktif olamadım maalesef... Bir iki öğrenci ile durumu iyi olmayan aile buldum onlara destek olmaya çalışıyorum.

Etme bulma dünyası, ne edersek onu bulacağız... ;)
 

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#23
Leb Demeden Leblebiyi Anlamak

Medrese öğrencilerinden ukala bir molla varmış. Farsça'dan imtihana girmiş. "Ne soracaklar?" diye öğretmenlerinin ağzına bakıyormuş. Hocalardan biri, Farsça, "dudak" anlamına gelen "leb" sözüyle işe başlamış. Ukala molla, "leblebi" diye lafa karışmış, "leb, leblebi kelimesinin bir hecesidir, efendim." demiş. İmtihandaki hocalar gülmüşler. Soruyu soran hoca:
- Maşallah 'leb' demeden 'leblebiyi' anladın. Yine de lafın sonunu beklesen iyi olurdu, çünkü akıllı olan, icabında susmasını bilmeli, demiş.
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#25
Leb Demeden Leblebiyi Anlamak

Medrese öğrencilerinden ukala bir molla varmış. Farsça'dan imtihana girmiş. "Ne soracaklar?" diye öğretmenlerinin ağzına bakıyormuş. Hocalardan biri, Farsça, "dudak" anlamına gelen "leb" sözüyle işe başlamış. Ukala molla, "leblebi" diye lafa karışmış, "leb, leblebi kelimesinin bir hecesidir, efendim." demiş. İmtihandaki hocalar gülmüşler. Soruyu soran hoca:
- Maşallah 'leb' demeden 'leblebiyi' anladın. Yine de lafın sonunu beklesen iyi olurdu, çünkü akıllı olan, icabında susmasını bilmeli, demiş.
Askerde usta birliğimin ilk günleri yani birliğin en acemileriyiz... Bölük yazıcılarından biri yaptı bölük astsubayı gece çalışıyorum, nöbetçi onbaşı Mahmut astsubay seni çağırıyor dedi... Buzdolabından meyve suyu istemiş olabilir dedim, gidip gelmek yerine elbisenin içine meyve suyunu gizledim ve gittim yanına... Sana zahmet olacak ama dolapta meyve suyu var getirir misin? Dedi...

Meyve suyunu çıkardım verdim, çok şaşırdı ve leb demeden leblebiyi anlıyorsun demek, severim kafası çalışan askeri dedi. Bende, komutanım, leb demeden leblebiyi herkes anlar, mesele leb demeden nohutu anlamaktır dedim... Öyle bir kahkaha attı ki asker komutan seviyesini geçtik. Askerliğim boyunca ve sonrasında Çok yardımı oldu rahat askerlik yaptım, hâlâ arada telefonlaşırız. :)
 

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#26
Askerde usta birliğimin ilk günleri yani birliğin en acemileriyiz... Bölük yazıcılarından biri yaptı bölük astsubayı gece çalışıyorum, nöbetçi onbaşı Mahmut astsubay seni çağırıyor dedi... Buzdolabından meyve suyu istemiş olabilir dedim, gidip gelmek yerine elbisenin içine meyve suyunu gizledim ve gittim yanına... Sana zahmet olacak ama dolapta meyve suyu var getirir misin? Dedi...

Meyve suyunu çıkardım verdim, çok şaşırdı ve leb demeden leblebiyi anlıyorsun demek, severim kafası çalışan askeri dedi. Bende, komutanım, leb demeden leblebiyi herkes anlar, mesele leb demeden nohutu anlamaktır dedim... Öyle bir kahkaha attı ki asker komutan seviyesini geçtik. Askerliğim boyunca ve sonrasında Çok yardımı oldu rahat askerlik yaptım, hâlâ arada telefonlaşırız. :)
Süper bi muhabbet olmuş bayıldım :D Şimdi emekli felan mı halen çalışıyo mu bari :)
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#28
Süper bi muhabbet olmuş bayıldım :D Şimdi emekli felan mı halen çalışıyo mu bari :)
Daha buna benzer ne anılarımız var çoğu buraya yazılmaz. :p
Askerden sonra irtibat bir ara koptu ama tanıdık astsubay arkadaşa nerede çalıştığını sordurarak öğrendim o dönem işyeri sabit numarasından görüştük o tayin oldu ben tayin oldum derken yine irtibat koptu 7-8 yıl önce Facebook sayesinde başka bir astsubay arkadaş vasıtasıyla cep telefonunu aldım... Görüşmeye devam yani. :) Emekli olmuş ve Düzce de ikamet ediyor.
 

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#30
Zıvanadan çıkmak

Gayet doğru kullandığımız ancak anlamını pek de bilmediğimiz kelimelerden biri daha karşımızda: Zıvana. Marangozların dediğine göre ahşap mobilyaların (masa, sandalye gibi) bağlantı yerlerindeki kritik noktaların adıymış zıvana, eğer bu mobilyalar kötü kullanılır ve bu kısımlara zarar gelirse, o eşya bir daha iflah olmazmış. Yani zıvanadan çıkmak gerçekten de hiç iyi bir şey değilmiş.
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#32
Eşek Sudan Gelinceye Kadar Dövmek (Deyim)

Osmanlı İmparatorluğunun askeri gücü sefere çıktığında; birliğin su ihtiyacını her bölüğün saka neferleri temin ederdi.

O zamanlar, mekkare katırlarından başka adına karanfil kolu denilen, eşekli nakliye kolları da vardı. Her bölüğe de bir eşek tahsis edilmiş. Saka neferleri bu eşeklere yükledikleri fıçılarla, en yakın pınar veya dereden birliklerine su taşırmış. Bölüklerden birisinin saka neferi çok saf ve tembel imiş. Bir gün pınar başında yatmış, uyumuş. Eşek de çimenler üzerinde otlarken uzaklara gitmiş. Uyandığı zaman akşam olmak üzere imiş. Merkebi aramış, bulamamış. Koşarak bölüğe gelmiş. Susuzluktan kıvranan bölüğün çavuş ve onbaşıları sakayı yakaladıkları gibi, bölük kumandanı alaylı yüzbaşının karşısına çıkarmışlar.

Yüzbaşı saka neferini sorguya çekmiş. Neticede uyuduğunu ve eşeğini kaçırdığını öğrenince, hemen etrafa atlılar çıkarıp eşeği aratmaya göndermiş. Sakayı da çadırın direğine bağlayıp başlamış dayak atmaya. Can acısı ile avaz avaz bağıran saka:

-Aman yüzbaşım, ölüyorum, bir daha uyumayacağım. Artık dövme! diye yalvardıkça, yüzbaşı:

-Dur bakalım saka; eşek sudan gelinceye kadar dayak yiyeceksin ki bir daha eşeğine sahip olup, muharebe yerinde, vazife başında uyumayacaksın... demiş.
 

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#33
Kozunu Paylaşmak

Koz, ceviz manasına gelir.Eskiden Kastamonu’nun iki köyü arasında ortak olarak kullanılan bir cevizlik vardı. Ceviz toplama mevsimi gelince bir gün belirlenir ve iki köy halkı cevizlikte buluşur cevizleri paylaşırlardı. Ancak her seferinde haksızlık olduğu ileri sürülerek kavga çıkardı.Hatta olay öyle bir seviyeye geldi ki,köylerde kavgaya müsait eli sopa tutan delikanlılar koz paylaşma gününden önce günlerce hazırlık yaparlardı. Bir ana oğlunun büyüdüğünü anlatmak için ”Benim oğlan kozunu paylaşacak çağa geldi” derdi
 

Erçay

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2006 Mazda 3
Araç Renk ve Tip
Siyah - Sedan
#34
ahh ahh elimde yeni bir bilgi vardı ama kotaya takıldık paylaşamıyorum. hergün yeni "bir" bilgi denilmiş :D
Kozunu Paylaşmak

Koz, ceviz manasına gelir.Eskiden Kastamonu’nun iki köyü arasında ortak olarak kullanılan bir cevizlik vardı. Ceviz toplama mevsimi gelince bir gün belirlenir ve iki köy halkı cevizlikte buluşur cevizleri paylaşırlardı. Ancak her seferinde haksızlık olduğu ileri sürülerek kavga çıkardı.Hatta olay öyle bir seviyeye geldi ki,köylerde kavgaya müsait eli sopa tutan delikanlılar koz paylaşma gününden önce günlerce hazırlık yaparlardı. Bir ana oğlunun büyüdüğünü anlatmak için ”Benim oğlan kozunu paylaşacak çağa geldi” derdi
 

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#36
Foyası Meydana Çıkmak

Kuyumcular yaptıkları yüzük, küpe, gerdanlık gibi ziynet eşyalarının üzerine mücevherin ışığı daha iyi yansıtması ve parlaklığının artması için FOYA adı verilen bir madde sürerler. Zamanla sürülen bu foya dökülür. Bu duruma foyası çıkmış denilir
 

Domestos

(Veli Azak)
Yönetici
Global Moderatör
Konum
Aydın-Merkez
Araç Markası
Mitsubishi Space Star
Araç Renk ve Tip
Bakır Kırmızı-MPV
#37
Zıvanadan çıkmak

Gayet doğru kullandığımız ancak anlamını pek de bilmediğimiz kelimelerden biri daha karşımızda: Zıvana. Marangozların dediğine göre ahşap mobilyaların (masa, sandalye gibi) bağlantı yerlerindeki kritik noktaların adıymış zıvana, eğer bu mobilyalar kötü kullanılır ve bu kısımlara zarar gelirse, o eşya bir daha iflah olmazmış. Yani zıvanadan çıkmak gerçekten de hiç iyi bir şey değilmiş.
Şair burada sağlam sallamış. :D

29432472_2157187407848955_3628277346756198400_o.jpg
 

Rcm

Katılımcı
Konum
Ankara
Araç Markası
2010-Mazda 3 Impres AT
Araç Renk ve Tip
Kırmızı-HB
#39
Altı Kaval Üstü Şeşhane


Şeşhâne, namlusunda altı adet yiv bulunan tüfek ve toplara denir. Yivler mermiye bir ivme kazandırdığı için ateşli silahların gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Evvelce kaval gibi içi düz bir boru biçiminde imal edilen namlular, yiv ve set tertibatının icadıyla birlikte fazla kullanılmaz olmuş ve gerek topçuluk gerekse tüfek, tabanca vs. ateşli silahlarda yivli namlular kullanılmıştır. Merminin kendi ekseni etrafında dönmesini ve dolayısıyla daha uzağa gitmesini sağlayan yivler bir namluda genellikle altı adet olup münhani (spiral) şeklinde namlu içini dolanırlar. Altı adet yiv demek, namlunun da altı bölüme (şeş hâne = altı dilim) ayrılması demektir ki halk dilinde şeşâne şeklinde kullanılır.

Bu izahtan sonra üstü kaval, altı şeşhâne biçiminde bir silah olmayacağını söylemeyi zaid addediyoruz. Ancak yine de vaktiyle bir avcının, yivlerin icadından sonra çifte (çift namlulu) tüfeğinin kaval tipi namlularının üst kısımlarını teknolojiye uydurmak için şeşhâne yivli namlu ile takviye ettiğine dair bir hikâye anlatılır. Hattâ bu uydurma tüfek öyle acayip ve gülünç bir görünüm almış ki diğer avcılar uzunca müddet kendisiyle alay etmişler ve “Altı kaval üstü şeşhâne / Bu ne biçim tüfek böyle” diyerek kafiyelendirmişler. O günden sonra halk arasında bu hadiseye telmihen birbirine zıt durumlar için altı kaval üstü şeşhâne demek yaygınlaşmış ve giderek deyimleşerek dilimize yerleşmiştir.
 

Bayraktar

ve cemşid...
Yönetici
Moderatör
Konum
İzmir
Araç Markası
626 GE / 1997
Araç Renk ve Tip
Beyaz / Sedan
#40
Demek o Şişhane değil şeşhaneymiş he? Ben de yıllardır anlam kuramamıştım. :D
"azimli sıçan ..." deyimindeki sıçan kelimesinin farenin bir türünü ifade ettiğini ve bu yüzden de "azimle" değil "azimli" olduğunu çok sonraları öğrenmiştim. :p Hayat çok garip... :cool: